7 Mart 2022 Pazartesi

Toplumun kanayan ama kimsenin görmediği yara; eşcinsellerin heteroseksüel evliliği!

Eşcinsel bir koca, heteroseksüel bir kadına ne zaman biteceği bilinmeyen psikolojik bir savaştır ve şiddettir

Eşcinsel koca ile heteroseksüel kadının hayatı gene evli bir şekilde devam ediyor. Çünkü kadın ekonomik bağımsızlığının olmamasından dolayı bu evliliği devam ettirmek zorunda kalıyor; erkek tarafına bu mutluluk veren bu durum, kadına ceza gibi olsa da. Kadının ailesi de adamın eşcinselliğini artık normal karşılamış normal olmadığını bilseler de. Oysa heteroseksüel bir kadının eşcinsel bir erkekle birlikte olması tiksinti verici bir şey. Kadın da öyle hissediyor. Hatta kendimi fa*şe gibi, kendimi kullanılmış gibi hissediyorum diyor; çünkü mecburen devam ettiriyor bu evliliği. Nereye kadar devam edecek bu durum? diyor. Erkek konuyu konuşmuyor; çünkü işine geliyor. Çünkü konuşulsa olay neticelenecek. Oysa adam ayrılmak istemiyor, bu şekilde devam etmek istiyor hayatına. Çünkü heteroseksist ve homofobik bir toplumda böyle bir yaşam onların kurtarıcısı, koruyucusu. Kadın ben bir erkek değilim, ben bir kadınım diye bağırmak istiyor ama sesini çıkaramıyor. Sonra da ben nerede yanlış yaptım diye kendini suçluyor. Oysa kendisinin yanlış yaptığı bir şey yok; sadece bir kurban! Kırıyor, döküyor ama insanlara sesini çıkartamıyor, yutuyor başına gelenleri. Erkek tarafında, artık kadın onun eşcinselliğini kabul ettiği için bir rahatlama var; hiçbir şey yokmuş, her şey güllük gülistanlıkmış gibi davranıyor. Oysa kadın psikolojik bir savaş veriyor, ne zaman biteceğini bilmediği. Sosyalleşemiyor; içinden gelmiyor, çünkü mutsuz, çünkü kendini gerçekleştiremiyor ve bir şeylere mecbur bırakılıyor. Uzaklaşmak istiyor, kimsnin olmadığı huzur bulacağı küçük ortamlara kaçmak istiyor ama bu şimdilik mümkün gözükmüyor ne yazık ki. Psikolojik bir savaşın içinde şu an; Psikolojik savaşlar, fiziksel savaşlardan daha çok zarar verir oysa insana.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder