Wikipedia diyor ki; Eşcinseller, transseksüeller, biseksüeller, kısaca LGBTİ'lerin ikon olarak benimsediği bir halk şahsiyetidir.
Gay ikonlarının alımlı ve ihtişamlı,
zorluklara karşı güçlü durabilme özelliklerinin
ve androjen görünümlerinin olması gerekir.
Gay ikonlar erkek, kadın, eşcinsel veya heteroseksüel,
cinsel yönelimlerini açıklamış veya açıklamamış olabilirler.
Eşcinsel hareketlerine destek verebilir veya vermeyebilirler.
Çağdaş gay ikonlar popüler kültürün bir parçası olarak kariyerleri boyunca büyük bir hayran kitlesi edinebilirler.
Türkiye'de bir çok ünlü şahsiyet eşcinseller tarafından takip ediliyor ve beğeniliyor. Özellikle kadın sanatçılar-dı. Çünkü günümüzde Hande Yener dışında pek öyle eşcinsellerin ayılıp-bayıldığı ve ikon haline getirilebilecek sanatçılar yok artık. Geçmişten günümüze Nükhet Duru, Seyyal Taner ve Ajda Pekkan'ı üzerine çıkabilecek bir gay ikon çıkmadı daha. Kadın gay ikonların yerini günümüzde erkek sanatçılar aldı. Bunun sebebi, belki eşcinsellerin daha bilinçli olmalarından dolayı daha görünür olup, artık kendilerine benzeyen sanatçılarla özdeşleşmek istemesi olabilir. Eskiden eşcinsel denilince Zeki Müren akla gelirdi, Bülent Ersoy gelirdi ve eşcinsellik demek feminenlik demek gibi bir şeydi. Eşcinsel sanatçılar da artık toplumsal cinsiyetle varolmak yerine kimliksizleşmeyi tercih ediyorlar. Cinsel yönelimlerini illa ki de toplumsal cinsiyet kalıplarına göre oluşturulan cinsiyet kimliklerine hapsetmiyorlar. Yani eşcinselse illa ki de kadın gibi olması gerekmiyor. Biyolojik cinsiyeti erkek olabilir, hatta cinsiyet kimliği de erkek olabilir ama kendi cinsine ilgi duyan bir erkek olabilir. Tam tersi kadın eşcinseller için de geçerli. Yani illa ki toplumsal cinsiyet algısına göre bir eşcinsellik olması şart değil. Ayrıca bu tür eşcinsellik şartlanmışlığı, eşcinselliğin yanlış anlaşılmasına da sebep oluyor.
Türkiye'de eşcinselliği bilindiği halde eşcinselliğini itiraf etmeyen çok eşcinsel sanatçı var ama eşcinseller onların, eşcinselliğin yanlış algılanmasına sebep olduklarına inandıkları için örnek almadıkları gibi reddediyorlar da. Çünkü eşcinselliğin varolup kabul edilişi, ancak kendini kabul edip görünür olmakla mümkündür. Eşcinsel sanatçıların kimliklerini itiraf etmemeleriyse, gizli kalmaları gerektiğine dair toplumsal algıyı pekiştirmektedir. Bu da eşcinsel hakları mücadelesiyle çelişmektedir. Hal böyle olunca da, her yerinden eşcinsellik fışkıran inkarcı sanatçıların eşcinseller tarafından ikon görülmesi söz konusu bile olamaz. Eşcinsel haklarını desteklemelerini bir taraf bırakın, nasıl heteroseksüel olarak kendimizi kabul ettirebiliriz derdindeler çünkü.
Kendileri ne der bilmiyorum ama eşcinsellerin en çok beğendiği üç çağdaş gay ikonu sanatçı var günümüzde. Bunlar Tarkan, Cem Adrian ve son temsilci olarak Mabel Martiz. Bu sadece benim fikrim değil, eşcinsellerin de ortak fikri. İsimlerini saydığım sanatçılar da zaten eşcinsellik karşıtı bir söylemde asla bulunmadılar, eşcinsellik karşıtlığı yapmadılar. Duruşları da, hem tavır hem de görünüm olarak çok samimi, çok kendilerini yansıtan türden.

