Bazı eşcinsel arkadaşlarımız homofobiden muzdarip oldukları için dert yanıyorlar, mutsuz olduklarını ifade ediyorlar. Evet ayrımcılık kötü bir şey ama eğitimsiz bir toplumda ayrımcılık sadece eşcinsellere karşı mı? Eğer eşcinsel olmasaydık çok mu mutlu olacaktık? Çünkü hayatımız sadece cinsel yönelimimizden mi ibaret? Evet, heteroseksüellik kutsanırken direkt sırf cinsel yönelime-eşcinselliğe yapılan ayrımcılık çok daha haksızca bir şey ama bununla mücadele etmek yerine bunun bizi üzmesine kafayı takmamız ne bizi kurtaracak, ne de hayatı daha mutlu yaşamamızı sağlayacak. Ayrıca hayat sadece bireysel anlamda hayatı iyi yaşamaktan ibaret değil ki. Kendimiz dışında da olumsuzluklar var ve bütün olumsuzlukları çözmeye çalışma şeklinde bir yaşam geliştirirsek, hem çözüm çok etkili olur, hem de kendi başımıza gelenleri takıntı haline getirmeyip, bataklığa saplanmaktan kurtarmış oluruz kendimizi. Ben mesela sokak hayvanlarının eşcinsellerden daha aciz ve de yardıma muhtaç olduğuna inanıyorum ve homofobiden daha öncelikli hale getirdim bu mücadelemi. Eğer kendimiz dışında olup bitenlere de kulak verirsek, belki biz de sorunların bütününde bir yer bulup, daha geniş kesimler tarafından homofobiye karşı bir duyarlılık oluşabilir.
Ayrıca şunu da unutmayın ki, tek sorunu cinsel yönelimi olmayan eşcinseller de var bu hayatta. Hem eşcinsel, hem belli yaşın üzerinde olmak, hem engelli olmak, hem de mülteci olmak ve de ekonomik imkansızlıklarla boğuşan bir eşcinsel olmak da var hayata. Bir de şu var... Hayatta çok mutlu olmak, çok başarılı olmak, her şeyin mükemmel olduğu bir dünya yok. Ben de mesela özellikle sokak hayvanları konusunda sorunlara yetişemediğim için, kendimi kötü ve başarısız olarak tanımlıyorum. Oysa bu konuda, yani bütün hayvanların kurtarıldığı bir dünya yok ki. Elimizden geldiğince çabalamak ve de hayata iyimser bir şekilde bakmak gerekiyor. Çünkü hayat böyle bir şey; Ya direneceğiz, ya da pes edeceğiz. Yaşamak istiyorsak da direnmekten başka seçeneğimiz yok.
Herkese mutlu yıllar...