29 - 30 - 31 Ocak 2022 facebook notlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 - 30 - 31 Ocak 2022 facebook notlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2022 Cumartesi

29 - 30 -31 Ocak 2022 facebook notlarım

 Işın Karaca, “Ben de bir kız annesiyim, Gülşen de belirli bir normun içerisinde bu ülkeye göre hareket etmeli” demiş de...

Bu ülkeye göre hareket edeceksek, sen de bu ülkeye göre hareket etmiyorsun I. Karaca. Bu ülkeye göre hareket edersek, bugün hareket ettiğimiz kadar yarın hareket edemeyiz. Bu ülkeye göre hareket edersek, kendimiz gibi yaşamış olmayız. Bu ülkeye göre hareket edersek, eşcinseller eşcinselliğini feda etmek zorunda kalır. Bu ülkeye göre hareket edersek, o zaman erkek egemen sistem kadına her türlü hareketi reva görür. Bu ülkeye göre hareket edersek, bu gün sanatçının külotuna karışan yarın senin meme çatalına ve saçlarına da müdahale eder. Bu ülkeye göre hareket edersek, hani benim kızım var diyorsun ve Gülşen'in sahne kıyafetine karışıyorsun ya, kızının özgür bir eğitim koşulları bile olmayabilir. Bu ülkeye göre hareket edersek, bugün özgür olduğumuz kadar yarın özgür olamayabiliriz. Vesaire vesaire... Ok? Do you understand? 20 yılda nereye geldiğimizi gerçekten göremiyor musunız? Gülşen'e dokunmak, özgürlüğe dokunmkaktır. Özgürlüğe dokunmak ise, yanmaktır! Gülşen'e dokunan herkes, yarın İzzet Yıldızhan ve Niran Ünsal gibi çark etmek zorunda kalır! Ne demek istediğimi, bir gün İran'daki kadınların şarkı söyleyemediği gibi, şarkı söyleyemediğiniz aman anlarsınız ama iş işten geçmiş olur. Böyle söylediğiniz için tutucular sizi alkışlamayacak. Çünkü sizi Gülşen'den ayrı kefeye koymuyorlar ki. Ki Gülşen'in ayrıca bir duruşu var.

Hiç kimse bu ülkeye göre hareket etmek zorunda değil; bu ülke özgürlüğe ve demokrasiye, bireysel haklara göre hareket etmek zorundadır. Özgürlük ve demokrasi de evrenseldir; Işın Karaca veya İzzet Yıldızhan'ın kafasına göre değil!


TÜRK POPUNUN BİRBİRİNE BENZEYEN EN İSTİKRARLI ÜÇ SANATÇISI!

Üç sevdiğim sanatçı. Üçünün de çok ortak özellikleri var. Üçü de işlerine saygı duyuyorlar, emek veriyorlar ve sanat yaşamları boyunca başarı grafikleri hep tepeye tırmandığı için Türk Popunun en istikrarlı sanatçılarıdır. En önemlisi üçünün de bir duruşu var ve asla duruşlarından taviz vermiyorlar. Çünkü inandıkları şeyi yapıyorlar, inandıkları da kendi doğruları. Dolayısıyla çok özgüvenli ve cesur sanatçılar. Bazıları diyebilir ki, ne alaka, üçü da farklı sanatçılar. Hayır, tıpatıp aynı sanatçılar. Çünkü bana göre Gülşen'in külotla, Sıla'nın takım elbiseyle, Nilüfer'in ev kadını haliyle sahneye çıkması arasında hiçbir fark yok. Üçü de içlerinden geldiği gibi davranıyor, elalem ne der tavrı takınmıyorlar. Hatta bunların içinde en inatçısı Nilüfer'dir. Bakmayın öyle mazbut göründüğüne.

Cahil insanların toplumsal varoluşlarını; sevgi ve barış ile değil de, nefret ve şiddetle gerçekleştirdiklerini tecrübe ettim.

30

VİDEOYU ÖZETLERSEK...

Adalet Bakanı niye değişti; Üstten emirleri daha acımasızca yerine getirebilecek biri için. RTÜK'e neden sınırsız bir yasal yasak yetkisi veriliyor; daha keyfi baskılar için. TÜİK Başkanı neden değiştiriliyor; verileri iktidarın çıkarlarına uygun şekilde oynamak için. Mesela enflasyon % 10'lardaymış ya, biz de inandık! Sokaktaki halk ne diyor, ona bakın. Bütün bunlar neden yapılıyorMUŞ; Cumhurbaşkanlığı sistemine göre iktidarın yeniden iktidar olamayacağından. Çünkü mevcut iktidar şu koşullarda, iktidar olabilmek için gerekli olan % 51'lik oranı bir daha asla yakalayamayacakmış. % 35'lerdeymiş şu anki oy oranı. İnsanın kendi yaptığının, bir gün ayağına takılması ne acı. Oysa parlamenter sistemde kalınsaydı, % 51'lik orana ihtiyaç duymadan, iktidarda kalabilirlerdi. Onlar Cumhurbaşkanlığı sistemiyle sonsuza kadar iktidarda kalacaklarını sanıyorlardı. Millet bir yere kadar sabrediyor işte.

Göksel'in son şarkısı güzel. Listelerime 1 numaradan girmiş bulunmakta... Artık o da bir kraliçe..

Ben bir eşcinselim Cüneyt bey. Eşcinseli oynamam demişsiniz. Ve bunu Anadolu insanı olmanıza bağlamışsınız. Ben de Anadolu eşcinseliyim ve bununla gurur duyuyorum. Çünkü ben de bir insanım. Benim de ailem var. Askerliğimi yaptım, vergimi ödüyorum. Hayata, her şeye karşı hiç kimsenin olamyacağı kadar duyarlıyım. Aldığım 3 kuruş emekli maaşıının 3/2'sini sokak hayvanlarına harcıyorum mesela, mültecilere, engellilere yardım ediyorum. Gezegenimizin geleceğini düşündüğüm için minimalist yaşayanlardanım. Yani temel ihtiyaçlar dışında hiç müsrifliğim yok. Hiç arabam olmayacak mesela, bisiklet çok bile. Evim de yok. Uzatmayayım... Sanatçılık, duyarlılık da gerektiriyor. Artık sizi sevmiyorum. Zaten bir eşcinselin sevgisini ne yapacaksınız değil mi? Heteroseksüel-heteroseksist sinema yaşamınızda başarılar. Umarım homofobi size Oscar getirir!

Göksel'in son şarkısı güzel. Listelerime 1 numaradan girmiş bulunmakta... Artık o da bir kraliçe..

Safir Saban Eurovision İsrail  elemleri babındaki X Factor'daki şansını devam ettiriyor. O da Türkiye'den İsrail'e giden Yahudi bir ailenin kızı olduğu için kendini tutamayıp arada Türkçe şarkılar patlatıyor ama umarım Linet gibi onun da başını yakmaz bu Türkçe sevdası. Çünkü İsrail jürisi ve seyircisi Türk şarkıları duyunca çığlık çığlığa kendinden geçiyor ama iş oy vermeye gelince durum değişiyor. Linet'te öyle oldu mesela.

Safir Saban Türkiye'ye gelirse, ikici bir Linet vakası yaşanabilir mi acaba?

Elenen başka bir Yahudi asıllı Türk şarkıcımız. Jüriye bakın, nasıl büyüleniyor ama üst tura taşımak yok!

Linet'in elenmesi, Whitney Houston'ın elenmesi gibi bir şey!

Notanın gözüne gözüne 12'den isabet basan şarkıcı!

Herkes sevmek zorunda değil; ben çok seviyorum Tuğba Özerk'i!

Gülşen yeni paylaştığı fotoğraflarıyla özgürlük adına ahlakçılara ayar vermeye devam ediyor! Gözlerine gözlerine sok Gülşen! Bu dünyada giymeyeceksin de hangi dünyada giyeceksin!

Yaşasın çıplaklık, yaşasın cinsellik! Savaşma, seviş; Kapanma, açıl!

Herkes soyunsun, herkes özgürce sevişsin; bakın dünyaya nasıl barış ve huzur geliyor! Ayıpla, günahla korkutuyorlar insanları!

Sahnelerin 3 cesur kadını; et falan sergilemek değil amaçları; işleri gereği... Sahne sanatçısı onlar!

Gülşen, Tuğba Özerk ve Ekinci!

31

Bir siyasi liderin mitinginde küçük bir çocuk başka bir partinin başkanına hain diyor. Siyasi lider mutlu, parti taraftarla da çığlık çığlığa. Gerçekten nedir bu? Mlletin kutuplaştırılıp birbirine düşmanlaştırıldığı bir yönetim nasıl bir şeydir. Gerçekten böyle bir yöneticilik olabilr mi? O çocuğa bu sözler ezberletttimese, aklına böyle şeyler gelebilir mi? Gerçekten bu tür davranışlar, ancak milattan önce olabilir.

52 yaşındayım ve üzerimde cahil, yobaz, aptal, hurafik insanların öyle bir ağırlığı var ki..!

İran'da eşcinsellerin idam edilmesi sizlere masal gibi gelebilir. Oysa İran'dan öldürülmemek için Denizli'ye kaçan o kadar çok İranlı eşcinsel var ki... Türkiye'de de eşcinsel hakları yok, eşcinsellik anayasal olarak tanınmıyor. Hani siz de günah diyorsunuz ya, bazı şeriatçı yobazlar da eşcinsellik suç sayılsın, hatta eşcinseller idam edilsin diyor ya; KINA YAKARSINIZ O ZAMAN!

Savaşların ve kan akıtmanın kutsal sayıldığı bir dünyada iki insan birbirini seviyor diye, sırf hurafelere dayanarak katlediliyor. Lanet olsun bu düzene!