BAŞ ÖTRÜK AMA MEMELER FÜZE SURATLAR BOYA BADANA! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BAŞ ÖTRÜK AMA MEMELER FÜZE SURATLAR BOYA BADANA! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2022 Perşembe

BAŞ ÖTRÜK AMA MEMELER FÜZE, SURATLAR BOYA BADANA!

Amacım kimsenin toplumsal şekilde varoluş biçimlerine müdahale etmek değil. İsteyen istediği şekilde kendini ifade ederek toplumsal manada varolabilir. Yalnız çelişmeyeceksin, inandıkların, savundukların akıl ve mantık çerçevesinde olmalı ki, senin varoluş şeklin önyargılara sebep olmasın -mesela başı açıklar için- başka varoluş şekillerine zarar vermesin.

Mesela din gereği erkekleri tahrik etmemek için başını örten bir kadın, badi şeklinde bir üst giyerek memelerini füze gibi fırlatıp cinsel çağrışım yaptırması, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtmez mi insana? Memeler ortadayken başını örtmesi artık erkeklerin cinsel bir gözle bakışlarından korur mu onu? Mesela İranlı kadınlar da başlarını kapatıyorlar ama yaptıkları ağır makyajlarla yüzlerini öyle bir ön plana çıkartıyorlar ki, başlarını örtmelerini gören olmuyor bile. Bakınız, neye inanırsan inan, hangi kültürde yaşarsan yaşa, canlı dediğimiz varlık içgüdülerini, libidosunu bastıramaz, bir yerden mutlaka pörtletir. Görüntü insanın temel ihtiyaçlarını susturamaz ki. İnsanın temel ihtiyaçları da ayıp bir şey değil ki saç üzerinden veya beden üzerinden ambalajlanarak kamufle edilsin. O yüzden din dediğimiz unsur falan Tanrı'nın emri olup, kadını bedeni üzerinden erkeklere karşı koruması falan bana hiç inandırıcı gelmiyor. Her şeyi erkek egemen yapı belirliyor. Erkek egemen yapı demek istiyor ki, sen kadınsın, ikinci sınıfsın, toplumda nasıl varolacağını ben belirleyebilirim, gelenek, ahlak, din gibi unsurlar benim kontrolümde olman için bir bahane. Akıl var mantık var; cinsellik kötü bir şey ise, niye erkeklerin tekelinde ve erkekler bu konuda özgür. Diyorlar ki, hayır erkek de tek eşli olmalı, sadece kurallara uymuyor. E ben de bundan bahsediyorum. Dini kurallar kağıt üzerinde kalıyor ve erkeklerin yaptığı sorun teşkil etmiyor, hatta kadın baştan çıkarıcı olmakla itham ediliyor erkekliği korumak için. Bu çifte standart bile kadının ahlak, din, namus üzerinden kısıtlanmasının erkeklerin emri olduğunu göstermiyor mu, göremiyor musunuz bunu? Erkek kadının namusu olmuyor da, niye kadın erkeğin namusu olsun ve namus cinayetlerinde kadınlar suçluymuş gibi tahrik bahanesinin arkasına sığınılıyor? Bu kafalar değişmez; çünkü kadınlık denilen şey de erkeğin kadına bakış açısını içselleştirmiş, dolayısıyla normalleştirmiş. Kadınlara özgürlüğü ancak kadınlar getirebilir ama eğitim seviyesi yükselmedikçe bu çok zor, hatta imkansız. Artık İran'da baskı altındaki kadınlar bile başı açık kadınları linç etmeye çalışıyorlar. Gelenek, kültür denilen şey işte böyle bir şey. Zamanla değiştirilemez normlara dönüşüyorlar. İnsanlar bir şeyi değerlendirirken diyorlar ki, evet normali veya doğrusu bu ama burası
Türkiye, burası Müslüman bir ülke. Niye insan doğasına göre yaşayamasın ki; gerçekler ortadayken? Bir tane hayatımız var. Bunu niye erkeklik gibi ve de hizmetindeki din veya gelenek gibi kavramlar belirlesin? Sağlıklı beyinler gerçekleri görür ve birey olabilir, pişmanlık duymadan ve de baskıları bertaraf ederek de özgürce hayatını yaşayabilir. İnsan kendisine nasıl davranılacağını kendisi belirler. Ama hayatını yapına uygun istediğin şekilde yaşama cesaretin yoksa, nasıl yaşayacağını başkaları belirler ve nasıl yaşayacağına din gibi, gelenek gibi, namus ve ahlak gibi bir çok bahane yaratır. Hayatını özgürce, içinden geldiği gibi doğasına uygun yaşayanlar ahlaksızlıkla suçlanıp niye nefrete hedef gösteriliyor; çünkü erkeklik gibi egemen güçler rahatlarının bozulmasını istemiyor ve rahatları için gücü kaybetmek istemiyorlar. Oysa bu adaletsizliğin kendi özgürlüklerini de ellerinden aldıklarını, daha da önemlisi sırtlarına koskoca bir ahlak yükü bindirdiğini bir görebilseler... Gerçek özgürlük, herkesin eşit olduğu bir dünyada mümkündür. Çünkü herkes eşit olursa, yük hafiler.