Bir eşcinselden tüm kazmalara aslolan eşcinselliktir marjinal ebendir! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir eşcinselden tüm kazmalara aslolan eşcinselliktir marjinal ebendir! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2020 Çarşamba

Bir eşcinselden tüm kazmalara: aslolan eşcinselliktir, marjinal ebendir!

 MARJİNAL EBENDİR!

İnsanların marjinal olarak gördüğü eşcinsel ben, çevreme baktığım zaman o kadar geleneksel, o kadar özgün kalıyorum ki... Çünkü farklılık olsun diye hiçbir şey denemiyorum gibi bir şey. Yani heyecan aramıyorum, maceralara kapılmıyorum. Hatta doğduğum il dışına bile çıkmıyorum, toplumun eğlence etkinliklerine bile katılmıyorum. Bu benim ne monoton olduğumu gösterir, ne kendini soyutlamış, ne asosyal, ne de hayattan zevk almayan biri; bu benim ne kadar özgür olduğumu, özgür düşünebildiğimi gösterir; çünkü hayatımı gönlümce, keyfimce, içimden geldiğince öyle güzel yaşıyorum ki... Ama muhafazakarlardan bile mazbut bir hayatım var sayılır; Hani o ahlakçı geçinen tutucu kesim var ya, onları şu şekilde tanımlayabilirim; arka sokaklarda neler oluyor!; oysa benim hayatım sadece ve sadece görünenden ibaret. O kadar doğru ki bu söylediklerim; isterseniz evimin içi, tüm yaşam tarzım kamerayla 24 saat tüm dünyaya canlı yayınlansın. İnandığım şeyleri yaşıyorum, yaşadıklarım da tamamen inandığım şeyler. Ama benim doğama sadık kalışım, doğası bozulmuş olan toplumsal yaşama uymayışım, hatta ayak direyişim; ben ve benim gibilerin marjinal gösterilmesine sebep oluyor. Oysa aslolan doğasına uygun yaşamaktır. Hani o geleneksel dediğiniz şey var ya, tamamen doğanın kültür başlığı altında erozyona uğramasından başka bir şey değildir. Beni ve de diğer eşcinselleri marjinal gösterten, neredeyse sadece cinsel yönelimimizdir. Onun adı da aslında marjinalllik değil, homofobidir, toplumun cahilliğidir, toplumun nefretidir, toplumun doğasını kaybetmesidir. Anlayabiliyor musunuz? DEVAME DECEĞİM...

ASLOLAN EŞCİNSELLİKTİR; HETEROSEKÜELLLİK ÖZÜNÜ KAYBETMİŞTİR!

Heteroseksüel(kadın-erkek) ilişkiler tek eşli veya evlilik yoluyla mülkleştirilip(ticari unsurlarla) ve mülkiyetleştirilip(eşlerin birbirine aidiyetiyle), doğasından-özünden kopartılıp, bu durumu marjinalleşme olarak tanımlamakta hiçbir sakınca görmeyebiliriz. Ama eşcinselliği, toplumsallışmış heteroseksüelliği ve de bunun cinsiyet"Çİ"leşmiş hali heteroseksizmi baz alarak, marjinal olarak tanımlayıp ötekileştrimenin hiçbir akıl ve mantıkla alakası yoktur, olamaz. Çünkü eşcinsellikte bireyler sadece birbirlerini severler ve sevişirler; O KADAR; bundan ötesi yoktur... Eşcinsel ilişkiler tapu-kadostraya dahil değildir, mal müdürlüğüyle işi olmaz, nikah dairesinin yolunu bilmezler, sınıfı-mevkisi-statüsü yoktur, toplumun onayına ihtiyaç duymazlar, davulla tombuyla bunu resmileştirip, dogmatik düşüncelerle kutsallaştırmazlar, kısaca hiçbir koşula bağlı değildir eşcinsellerini birbirlerini sevmelerini ve sevişmeleri; kedi köpek gibi sevişirler geçerler(Kedi köpek dememi hafife almayın; en doğrusu, en güzel, en natüreli budur çünkü!)... Peki öyleyse, hangi düşünceyle eşcinselliği marjinal, anormal bulup ötekileştiriyorsunuz; CAHİLLİK! Unutmayın, maddi manevi çıkarcılık da bir cahilliktir!

Rüyalar, bilinçaltımızın kendini özgür bıraktığı anlardır. İçselleştirdiğimiz toplumsal yaşam, gerçeklik konusunda rüyalarımızın eline su bile dökemez. Bugün patronuma diyorum ki, zor koşullardan dolayı maaş vermekte sıkıntı çektiği için zam yapamayacağını söyleyince, bu ay daha 2-3 yüz liram daha var, bu ay maaş vermeseniz de olur... Gerçekten hayatım boyunca para, sadece ihtiyaçlarımı görmekten başka hiçbir anlam taşımamıştır, ihtiyaçlarım da Havva ile Adem'inki kadar yaprak ve elma misalidir!

BİR EŞCİNSELDEN TÜM KAZMALARA!

Bugün gördüğüm rüyalardan birisi de, homofobikler köydeki evimizi basmış ve kapıya dayanmış oluyorlar ve kapıyı kilitlememe fırsat vermedikleri için bedenimle kapıya dayanmak zorunda kalıyorum. Dolayısıyla onları uzaklaştırmam yüksek sesle bağırmaktan ibaret oluyor. Zaten hayatım boyunca kendimi korurken bile birisine fiziksel zarar vermek hiç aklımdan geçmedi ki; nasıl bir duyarlılık, nasıl bir vicdan, nasıl bir insanlıksa bnimki? Yoksa şiddete şiddetle karşılık vermek hiç de zor olan bir şey değil ki; istesem-içimden gelse, şimdiye kadar düzinelerce intikam alırdım... Bunun korkaklıkla falan alakasının olmadığını anlatmak istiyorum; yanlış anlaşılmasın! Rüyamdaki olaya dönersek.., yanımda da bir çocuk olmuş oluyor ve üst kata çıkıp üzerlerine su dökmelerini istiyorum. Su ile kaçırtmaya çalışacağım yani homofobikleri. Ve bizler, böyle yürekler; homofobik dünyanın acımasızca kurbanları oluyoruz biliyor musunuz? Taş değilse yüreğiniz, birazcık da aklınız varsa, insan olmak çok zor olmasa gerek... Ama kalkıp bir parti başkanı, eşcinsellik bizim geleneklerimize uygun değildir, kabul edemeyiz, buna izin verdirtmeyiz diyor. Sonra birileri çıkıp, eşcinsellik doğuştan değildir, çocukların eşcinsel olması çocuk istismarıdır diyor... Cahil toplumlara, eşcinseller gibi mağdur olanlar, hallerini anlatamazlar, anlatsalar da anlaşılmak istenmezler yani. Şimdi benim, ne zamandan beri hemcinsime ilgi duyduğumu, ne zaman dan beri eşcinsel olduğumu, doğuştan mı veya sonradan mı eşcinsel olduğumu siz hangi beyninizle bileceksiniz, hangi bilginizle kültürünüzle, aklınızla, fikrinizle, duyarlılığınız, vicdanınızla bilecekiniz?; otlar bile beni, eşcinselliğimi, biz eşcinselleri anlar, ama heteroseksit-homofobik kazmalar, asla ve asla anlamazlar, anlayamazlar, anlamak istemezler!

EŞCİNSELLERİ DÜŞÜNMEYEN, EŞCİNSELLİĞİ BİLMEYEN BİR LİDER, LİDER DEĞİL DİKTATÖRDÜR!

Homofobi zarar boyutu kısa süreli olan bir düşünce veya eylem değildir. Çünkü homofobi nefrettir, şiddettir, ayrımcılıktır, ötekileştirmedir, aşağılamadır, dışlamadır, ölümlerden dönmedir veya ölmektir. O yüzden açılan yaralar asla kapanmaz, çünkü içinde yaşadığımız sistem hali hazırda homofobik olduğu için, o yara sürekli kanatılır, kanırtılır. Eğer ben 10 küsur senedir fiziksel homofobiye maruz kalmasam da(çünkü çalışma hayatım bitttikten sonra önemli işlerim ve spor dışında dışarıya çıkmamaktayım), hala homofobiye dair rüyalar görüyorsam, bunun sebebi, homofobinin bir şekilde devam ettiğinin kanıtıdır. Eğer kendimi güvende hissetsem, homofobik rüyalar görmem. Geçmişte yaşadıklarımı hala bilinçaltımdan çıkartıp getiren ve tetikleyen şeyin, günümüzde duyduğum homofobik söylem ve eylemlerden başka bir açıklaması olamaz. O yüzden o kelli felli adamlar ve kadınların, belli mevkilere gelmiş kişilerin, birazcık vicdanları varsa, ağızlarından çıkan laflara dikkat etmeleri gerekir. Toplumda yönetici biriminde bulunan insanların, bireyleri ayrıştırma diye bir düşünceleri ve uygulamaları olamaz. Bu çok yanlış bir şeydir. Sen beni, bizi, eşcinselleri çoğunluğa benzemiyorsun diye nefrete hedef gösteremezsin ki. Bu ortaçağ cahilliğinden başka bir şey olamaz. Ben liderim demek veya lider olmak bu kadar kolay olmamalı. Sen herkesi düşünmüyorsan, seninki dikatatörlük olur.