Nasıl bir eşcinsellik? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nasıl bir eşcinsellik? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2017 Salı

Nasıl bir eşcinsellik?



İnsanlar doğlarının savaşını vermiyor heteroseksizme karşı; Özgürlüklerini elinden almış sistemi besliyorlar sistemin çaktırmdan kendilerine empoze ettiği. İnsanlar da bunu doğal sanıyor veya mücadele etmek yerine kolaycılığı seçiyor sistemin ayrımcı yapısına uyarak, bu şekilde varolmaya, kendilerini bu şekilde gerçekleştirmeye çalışarak. Sistemin bize dayattıkları bir özgürlük olabilir mi? Heteroseksizmin bize dayattığı cinsiyetçilik bir özgürlük olabilir mi? Cinsiyetçiliğe karşıyız diyoruz ama eşcinsel hakları mücadelesini cinsiyet üzerinden veriyoruz. Transseksüellik bir cinsiyetçiliktir homofobiyi besleyen, eşcinsellerin cinsel kimliklerini ve ikili ilişkilerini toplumsal cinsiyet üzerinden kurmaya çalışmaları da cinsiyetçiliktir homofobiyi pekiştiren. Eşcinsel evlilikler bile cinisyetçidir homofobiyi besleyen. Heteroseksizm nedir; en başta karı-koca, aile kavramı üzerinden erkek egemenliğidir. Eşcinsellerin yaptığı nedir öyleyse; heteroseksizm üzerinden ne kadar eşitlik ve özgürlük kazanılabilir ki? Transseksüeller zaten heteroseksizm için çalışıyorlar ama farkında bile değiller. Ülkemizdeki eşcinsel hakları mücadelesini heteroseksizme yamanma olarak görüyorum ben. Nereye varacaksınız ki bu şekilde, ne kazanacaksınız ki? Özgürlük için çıkılan yollar anti özgürlüğe gidiyor... Heteroseksizmin manevi değerleri üzerinde, cinsiyet formülleri üzerinden, yaşam biçimleri üzerinden hiçbir yere varılamaz.

Peki ben ne mi istiyorum; hiçbir şey! Sadece içimden geldiği gibi yaşamak, yapımdan ödün vermeyerek, herhangi bir formüle ihtiyaç duymadan hayatın içine karışmak; öyle de yapıyorum zaten. Benim varmak istediğim nokta bulunduğum zaman ve yerde içimden geldiği gibi kendimi gerçekleştirebilmek. Gerçekleştiriyorum da zaten. Elbette engeller olacak; sanki eşcinsel olmasaydım olmayacak mıydı; eşcinseller dışındakilerin çok mu ahım şahım hayatları var; heteroseksüeller eşcinsellerden daha baskı altında; kolay mı heteroseksüel olmak; siz zannediyorsunuz ki sadece heteroseksüel yaşama zorlanan eşcinseller çok ağır yük taşıyor; hayır. Hiçbir eşcinsel de heteroseksüel yük taşımak zorunda değil; kendi tercihi; bahane uydurmasınlar. Sen korkaksan, eşcinsellik ne yapsın? Ailem için, çevrem için heteroseksüel yaşamaya mecburum diyor bir eşcinsel; hayır yok öyle bir şey; SEN KENDİ KENDİNİ MECBUR KILIYORSUN. Hayır dersn olur biter, çeker gidersin. Maddi olarak mecburum diyor, manevi olarak mecburum diyor. SEN BİLİRSİN O ZAMAN...! Karşı cinsle sevişirken kendi cinsini hayal ediyor. Kadına dokunmaktan nefret ettiği için kadın ona muamele ediyor. Kadın erkeğin isteksizliğinin, arzusuzluğunun çok farkında ama aşıkmış. Daha evlenmeden çok ağır bir yük... Evlenince çok büyük felaketlere sebep olabilir bu şekilde bir beraberlik ve eşcinselin eşcinselliğine sahip çıkmaması. Kadına söyleyecek onu istemediğini, bir geleceklerinin olmadığını... Bakalım... Eşcinsel hakları mücadelesi işte bu noktadan verilmeli en başta. Eşcinseller daha eşcinselliği bilmiyor, gerçekleriyle yüzleşemiyor, kimlikleriyle barışamıyor, kendilerine-eşcinselliklerine sevgileri-saygıları yok ve arkasında duramıyorlar kendilerinin...

Nasıl bir eşcinsellik dedik; kaçamaksız bir eşcinsellik. Kendimizden kaçmadığımız bir kimlik. Politikamız siyaset değil, doğamıza uygun cesurca yaşamak olmalı. Eşcinsellikle ilgili düşünmeye başlayalı kaç yıl oldu şahsım adına; 30 yıl olmuştur sanırım... Homoseksüeldik gay olduk, sonra travesti, transseksüel veya CD diye falan ayrıştık, cinsel kimliklerimizin beyinsel olduğunu savunduk ama bedene indirgemekten alıkoyamadık kendimizi.. Oysa Türkçe tabirle anlayacağımız dilden hepimiz ya eşcinseldik ya da heteroseksüeldik cinsel kimlik olarak. Eşcinseller olarak kimimiz bedenimizi seviyorduk ve olduğumuz gibi kalarak sevebiliyorduk hemcinsimizi, kimimiz heteroseksizme ayak uydurmaya çalışıyorduk bedenlerimizi kendi kendimize cinayetleyerek. Bu şekilde yıllardır bir yere varamamışız; bu saatten sonra mı varacağız? İnsan kendinden vazgeçerek yola bile çıkamaz ki. Şu anki adına LGBTİ+ dedikleri mücadele şekli bana komik ve de anlamsız geliyor. Biz insanız ve ya kendi cinimizi seviyoruz, ya da karşı cinsi: 50 küsurluk ayrıntıyı zaten yaşamamamızın önünde ne engeli var ki? Senin bi-romantik veya bi-romance olmana veya yestergay olmana kimse bir şey demiyor zaten. Heteroseksizmin tek korktuğu poposu, yani eşcnsellik. Zaten karşı çıkılan ve heteroseksüellik dışında varolan o... Kimse kadınlığa veya erkekliğe bir şey demiyor ki. Sonra da birlik beraberlikten bahsediliyor; karşı çıkılan ve görünür olan-net olan eşcinsellikle, bedeniyle barışamayıp heteroseksizme dahil olmak isteyen eşcinsellik nasıl birlikte mücadele edecek farklı kutupların insanalrı olarak? Bedeniyle barışık eşcinsller homofobi için mücadele veriyor, transseksüel tabirliler heteroseksime dahil olmak için mücadele veriyor. Queer bunun neresinde?




Toplantımızda çok şey konuşuyoruz, hiç susmuyoruz ve zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Eşcinsellerin neden hayatın içinde varolamadıklarını konuştuk; bu onların korkaklığı mıydı, heteroseksimin baskısı ve ayrımcılığı mı?

Amerika'da yapılacak olan ve iptal edilen "gay olimpiyatları"na Türkiye'den temsilci katılacak mıydı? LGBTİ örgütlerinin bu organizasyondan haberi var mıydı? Türkiye davet edilmiş miydi veya müracat etmiş miydi? Şahsen ben badminton ve tenis, Deniz arkadaşım da tenis olarak bu olimpiaytlarda açık kimliğimizle mücadele etmek isterdik kendi yaş grubumuzda. Türkiye'de açık kimliğiyle mücadele veren gay sporcu var mıydı profesyonel sınıfta?

13 Şubat 2017 Pazartesi

Nasıl bir eşcinsellik?

Arama motoruna eşcinsellik yazınca da görsel anlamda eşcinselliğin sadece ilişkisel boyutu çıktı ne yazık ki! 

Eşcinsel denilince akla ne gelir; kadınsı erkekler...
Bunlar da seks manyağıdır veya seks işçisidir...
Eşcinsel denilince başka bir şey görebiliyor muyuz peki?
Eşcinseller şarkıcılık, terzilik (bunlar kötü demek istemiyorum ayrıca) ve de seks işçiliği dışında bir şey yapıyor mudur?!
Elbette yapıyordur ama yapanlar da kendilerini eşcinsel olarak tanımlamaktan özellikle imtina ederler. Çünkü genel algıdaki eşcinsellikle aynı karede yer almak istemezler.
Haklılar mıdır? Haklılardır; Algı dışındaki eşcinsellik dışında yalnız kaldıkları için, sosyo ekonomik anlamda yok olmak istemeyebilirler.
Ayrıca "doğru ve dürüst" bir eşcinsel olmak için de hem "cesur" olmak gerekir, hem de "fedakarlık etmeye değer bir eşcinsel kitle" olması gerekir. Eşcinselliğe önyargıyı yıkmak için kendini paralarsın ama bu heteroseksist bir LGBTİ'nin ötekisi olmaktan başka hiçbir işe yaramaz çünkü.
Eşcinseller hep bahane yaratırlar "ayrımcılığa maruz kaldığımız için önümüz kesiliyor, engelleniyoruz, varolamıyoruz..." falan diye...
Ayol hayatta sadece cinsel yönelim ayrımcılığı mı var; aynı cinsten olanlar bile birbirini çekemeyip birbirinin kuyusunu kazmıyor mu, çelme takmaya çalışmıyor mu?
Eşcinselleri tanımladığın zaman protipleştirilmesinden rahatsız olur bazı eşcinsel aktivistler...
Gelişmemiş ve de geleneksel, muhafazakar toplumlarda eşcinsellik ve de eşcinseller zaten tek tip değiller mi, eşcinselliği tanımlayıcı görsel veya davranışsal özellikleri yok mu eşcinsellerin..?
Saçı at kuyruğu, kulağı küpeli, donu düşük, feminen davranışlı ve konuşmalı, vesaire...
Bunlar belki de baskıcı bir toplumda eşcinsellerin kendilerini ifade şekilleri olduğu için normal karşılanabilir ama eşcinsellerin yaşam biçimleri de protip, tek tip, tek düze ve de önyargılı algıyı pekiştirecek şekilde ve de, ve de kendi kendilerinin özgürlüklerini ellerinden alacak şekilde heteroseksistçe...
Bakınız, gerçekten seks birincil merkezleri eşcinsellerin.
İkinci olarak gerçekten çoğunda iş dötü yok..! Sonra da seks işçisi gözüyle bakıldığı zaman ya bahane yaratırlar "bize iş vermiyorlar" diye, ya da bu şekilde ifade edilmelerinden rahatsızlık duyarlar.
Ve eşcinsellerin başka hiçbir şeyleri-özellikleri yok desek yeridir... Ne sporla alakaları vardır, ne sanatla, ne de okumak yazmakla... Olanlar yok mu; var, başta da dediğim gibi onlar da kurunun arasında yanmak istemiyorlar.
Ve bu tek düze ve tek tip eşcinselliği değiştirecek hiçbir şey yapılmamaktadır eşcinsellik adına ülkemizde.
Tamam... Politik mücadele önemlidir ama içinde yaşadığımız koşulları gözönünde bulundurduğumuzda eşcinselleri sosyalist yaşama cımbızlayabilmek kolay mıdır? Politik dönüştürmeye yatkın bir eşcinsel kitle var mıdır ülkemizde? Sonra da kalkıp Kerimcan Durmaz'ları falan eleştiriyoruz.
Sağlıklı bir eşcinsel kültür oluşturabilmek için, genel anlamda bir yaşam formülü uygulamak gerekir eşcinsellere...
Ben ülkemizde eşcinselleri kültür ve sanat anlamında dönüştürecek hiçbir çabayla karşılaşmadım örgütler içinde falan. Her örgütün ve de her aktivist eşcinselin mutlaka bir politik mücadelesi var; o da çok yaşamın içinden değil ne yazık ki.
Eşcinsellere hakları verilsin diyelim; hayatı güzel bir şekide yaşamasını bilmedikten sonra neye yarar bu haklar?
Haa, diyebilirsiniz ki, "haklar eşitlensin de, her eşcinsel nasıl yaşayacağına kendisi karar versin..."
Ben ne için isteyeyim o zaman o hakları; sadece eşcinsel evlilik ve de işten atılınca tazminatımı alabilemek için mi?
Ben bunun için mi mücadele etmeliyim; eşcinsel hakları bu mudur?
Siz de diyeceksinz ki; evet bu değil ve biz de çok geniş kapsamlı bir mücadele taraftarıyız...
Peki nerede?
Ben 20 küsur yıllık mücadelede sanatsal veya sportif hiçbir başarı görmedim eşcinsel hakları mücadelesinde.
Biraz önce dediğim gibi, "bunlar kişisel arzuya dayalı etkinliklerdir..." diyebilirsiniz.
Ama şu gerçeği gözardı etmeyin... Kendini sanatsal, sportif ve eğitimsel anlamda donatmış bir eşcinselin mücadelesi daha güçlü olur, daha geniş kapsamlı ve kitlesel olur, en önemlisi daha bilinçli olur.
Türkiye'de eşcinsel hakları mücadelesinin çok yavaş olmasının sebebi işte bu bilinçsiz eşcinselliktir.
Eşcinseller daha kimlikleri hakkında bile bilgisiz oldukları için kendilerini tanımadıklarından, heteroseksist LGBTİ anlayışına hapsetmişlerdir kendilerini.
LGBTİ+ diye kategorileşmek mi kazandıracak eşcinsel haklarını? "Eşcinselliğe inanan LGBTİ+ var mıdır?" diye bile sorabiliriz. Her LGBTİ+ tabirinin kişisel hedefi, en fazla amacına ulaşınca LGBTİ hakları denilen mücadeleyi yarı yolda bırakacak düzeyde ne yazık ki.
O yüzden hayatın içindeki eşcinselliği bertaraf ederek "sadece" sol, sosyalist, siyasi gibi sıfatlarla yapılan eşcinsel hakları mücadelesi kısır kalacağı gibi, daha eşcinsellik hakkındaki ötekileştirmeyi pekiştirtirecektir.
Biz eşcinseller heteroseksist yaşamı yumuşatacak sanat, spor, her türlü eğitimsel ve bilimsel faaliyetlerle kendimizi daha donanımlı ve kabul edilebilir hale getirebiliriz.
Gerçekten tecrübelerimle sabit bu ifadeleirm.
Bu toplum kıyıda kenarda tutarak da olsa bir Zeki Müren veya Bülent Ersoy'u alkışlayabiliyorsa, Huysuz Virjin'in diline toleranslı davranabiliyorsa bu sanatın gücüdür.
Batı'da eşcinselliğin daha hızlı ve çok kabul edilmesinin sebebi, eşcinsellerin kendilerinin diğer insanlardan farklarının olmadığını göstermesindendir. Hayatın içinde yaşamsal bir kabul ediliş, kişinin cinsel yöneliminin farklılığını, eşcinselliğini de normalleştiriyor.
Biliyorum herkes sanatçı olmak ve de üstün yeteneklerle eşcinselliğini kabul ettirmek zorunda değil ama bu dediklerim sadece kendimizi kabul ettirmek için değil ki; hayatı daha güzel yaşamak için de.
Anlıyorum; herkes de hayatını çok yönlü yaşamak zorun da değil ama...
Ama, "o öyle olmak zorunda değil, bu böyle olmak zorunda değil" diyip hayatın bir ucundan tutmazsak o zaman yaşamanın ne anlamı var ki?
O zaman önyargılara itiraz etme hakkımız da olmaz eşcinseller hakkındaki...
Gerçekten biz ne isek o şekilde algılanıyoruz ve algıları değiştirebilecek bir eşcinsellik sunmuyoruz. Sunuyor muyuz?