Kararlıyım 5 kilo verip 73'e düşmeye. Bu bir yemekndeğil, irade paylaşımı. Bugünkü ilk, tek ve son öğünüm. Ezine peynirli, üstü yumurtalı Yörük böreği...
Pamukgiller ailesini parka atmışlar. Bir arkadaşımız geçici olarak bakıyor. Sahiplenilmeyi ve yardımlarınızı bekliyorlar... #catfamilly
8 Temmuz
Tenisle form tutuyorum, tenisle zayıflıyorum, tenisle genç kalıyorum, tenisle rehabilite oluyorum, tenisle sosyalleşiyorum, tenisle hafızamı diri tutuyorum, tenisle kötü alışkanlıklardan korunuyorum, tenisle insanlara örnek oluyorum...
10
Bugün de sporumu yaptım, onlarca kedinin karnını doyurdum, suyunu verdim. Ortalama her gün en az 3 kilo mama dağıtıyorum sokaktaki kedilere, ayda en az 6 adet 15 kiloluk çuval... Bugün dua dışında reel olarak siz ne yaptınız, yapacaksınız bizi yaratan ve yaşatan doğa için?
Düdüklüde 5 dakikada kırık pirinç pilavı. Şu ve pirinç oranı; 1'e 1,5. İçine de aroma için yeşil biber. Yagını, tuznu, suyunu koyup ağzını kapatıyoruz tenecerenin ve en fazla 4-5 dakika kısık ateşte pişiriyoruz. Bu arada yeşil biberin kilosu 80 lira olmuş. Yarım kilo aldık işte. #pilav
13
Doğa insan türünden önce de vardı ve huzur içinde dönüyordu dünya. #cat
14
Alakasız şarkılar, alakasız yemeklerde bugün taze fasülye var...
16
İnsan kalabalıklarını sevmiyorum, gürültü kalabalığını hiç ama hiç sevmiyorum, evlerdeki eşya kalabalığı üzerime üzerime geliyor, hele aksesuarlar fuzuli geliyor, duvarlar bomboş olmalı-rengi bile beni yormamalı; ne bembeyaz soğuk ne de ruhumu daraltacak kadar kendini gösteren bir renk; kir götüren şampanya olsun yeter... Kitaplarım, CD'lerim, kasetlerim, dergilerim, kısaca arşivim bile kapalı dolaplarda beni yormaması için. Temizlemesi de kolay oluyor boş evlerin; eşyaların olmadığı, insanların olmadığı... Ruhum da hafif ve tetemiz oluyor böylece. Aşkı bile çıkartalı hayatımdan yıllar yıllar oldu; çekemem kendini bir şey zanneden hiçbir şeylerin kaprisini. Ben her şeyi beynimde yaşıyorum güzel müzikler ve görsellikler eşiliğinde sanatsal olarak. Okuyorum, dinliyorum, izliyorum... Benim kalabalıklarım; öğrenmeye, donanımlanmaya dair kavramsal şeyler. Kalabalık denilen şey, insana bir şey katmalı; götürmek yerine. Emek veriyorsan, güzellik olarak karşılığını bulmalı. Oysa insana dair kalabalıklar çok çıkarcı, çok bencil, çok vefasız, çok saygısızca... İnsanların enayisi olmak çok ağır, çok onur kırıcı... Beni benimle bırakın; ihtiyacım yok kimseye. Gerçekten ne verebilirsiniz ki siz bana; ne öğretebilirsiniz, nasıl mutlu edebilirsiniz; hadi söyleyin; para mı vereceksiniz, aşk mı vereceksiniz, sevgi-saygı mı vereceksiniz, bunları geçin de yeni bir bilgi mi vereceksiniz istediğim her şeye ulaşabildiğim yapay zeka çağında? Hiçbirine ihtiyacım yok ki... Yoksa beni pikniğe mi götüreceksiniz, okeye 4'lü mü yapacaksınız, vesaire..? Ayrıca ben sizlerle bir şey paylaşmaktan hiç keyif almıyorum ki? Çünkü ne ortak noktamız var, ne de beni heyecanlandıracak bir şeyiniz. Ben sizin hayatınıza hiç dahil olmadım; yolumuz kesişti sadece; o da hiç uymadı aslında. İstisnalar hariç siz doğayı bile sevmiyorsunuz, açıkça etrafınızda kedi-köpek, çiçek böcek bile görmekten rahatsız olan, sevmeyi bilmeyen sevgisiz insanlarsınız. Ben çok rahatsız oluyoruzm bu durumdan desem; hatta o kadar rahatsız oluyorum ki, "Nereden düştüm ben bu dünyaya?" diyorum... Bir miyav sesi bile kalabalıklardan çok değerli benim için. Anlayabilyor musunuz; kalabalıklar gerçekten benim için hiç ama hiçbir şey ifade etmiyor. Bu dünyadan göçüp gideceğim günü iple çekiyorum. Sizler kendi kalabalığınızda mutlu olduğunuz için, beni anlamanızı falan hiç beklemiyorum. Yaa ben nefreti sevemedim bir türlü. Oysa içinde yaşadığım dünya işte tam da böyle bir dünya; nefretle beslenen. Sevgiden bahseden ama sözde kalan, sevgiye dair hiç kırıntı bile göremediğim kalabalıklar... Çiçeği kopartan, hayvanı öldüren, ağaçları yok eden insanlardan ben nasıl sevgi bekleyebilirim ki? Ben elini taşın altına koymayan, sorumluluk duygusu olmayan, kendisinden başkasını anlamayan-anlamaya çalışmayan-düşünmeyen insanlardan ne bekleyebilirim ki? Sözüm meclisten dışarı, istisnalar kaideyi bozmaz diyorum.
17
Son kez yazıyorum...
AHLAKI KADIN BEDENİNDE VE CİNSELLİKTE ARAMAKATAN VAZGEÇİN ARTIK!
Kadın sanatçılarımızın Fi tarihinde verdikleri dekolte pozları bile, günümüzde ortaçağ kafasıyla ahlaksızlık diye eleştirmek, gerçekten yob@zlıktan başka bir şey olmaz. Ahlakın kadın bedeni ve cinselliğe indirgenmesi o kadar akıl ve mantık dışı ki... Bunun, erkek egemen sistemin cinsiyetçi ayrımcılığından başka hiçbir açıklaması olamaz. Erkek başını açacak, göğsünü açacak, uzuvlarıyla gurur duyacak, istediği şekilde hayatını yaşayacak ve bu erkekliğin hakkı olarak görülecek; kadının özgürce yaşaması ise ahlaksızlık olacak. Özgürce yaşamak da, başını açması, göğüs dekoltesi, şiddet uygulayan kocasından ayrılmak istemesi, vesaire. Bu bu kafayı, bu düşünceyi destekleyen kadınların olmasıysa, işin en acı ve en üzücü tarafı. İsteyen istediği gibi düşünsün, istediği hayatı da yaşasın; yani erkek egemenliğini-kadın ve erkek eşitsizliğini savunsun, istediği kadar kapansın veya kapatılsın ama bunu tek doğruymuş gibi kimse kimseye dikte edemez. Nereden buluyor bazıları bu hakkı? Baskı, evrensel bir anayasal hak olamaz ama insanın istediği gibi yaşama hakkına sahip olması, her şeyin ama her şeyin, özellikle altını çizerek söylüyorum dognatizmden tartışılmayacak derecede üstündedir. Kimse senin dogmalarına karışmıyorsa, karışılmasını da istemiyorsan, karışılmasını kutsalına dokunulmuş gibi görüyorsan, bir insanın da da canının istediği şekilde yaşaması, onun da kutsal sayılabilecek kadar hakkıdır. Sana ters geliyorsa, susacaksın, susacaksın! Sana karışıyorlar mı; eee, sorun nerede o zaman; senin bilgisizliğinde mi? Zaten insanların özel hayatına karışmanın, arı vızıltısından öte bir değeri olamaz ki... Kimse kendi kafana göre akıl ve mantıkla alakası olmayan şeyleri kimseye dikte edemez. Alıcısı olduğu için konuşuyor bazıları; Modern ve gelişmiş toplumlarda, yob@zca ifadeler kaale alınmadığı gibi, daha suç teşkil ediyor. Özellikle kadın bedenine ahlaksız diye bazı bakan kadınlar var... Birileri senin hakkını yiyiyorsa, haksızlığı işte burada ara!!! Birileri sana ayrımcılık yapıyorsa, ikinci sınıf muamelesi yapıyorsa, senin hakkında kararlar veriyorsa, çizdiği kuralların dışına çıkınca seni yok ediyorsa, ahlaksızlığı işte burada ara. Ahlak-sızlık diyince akla beden ve cinsellik gelmesin artık. Beden ve cinsellik doğanın normal şeyleridir. Anormal olan, bunları normal görememektir. Bu sayfadaki paylaşımlar da size fazla açık geliyorsa; ne sayfaya girmek zorundasınız, ne de yorum yapmak zorunda. Burada keyfine müzik, sinema, magazin paylaşımları yapıyoruz; keyfini çıkarın, çıkaramıyorsanız da, çıkarabileceğiniz sayfalar mutlaka vardır kendi bakış açınıza uygun...
17
İyi niyetimi suistimal ederseniz, beni kaybedersiniz. Oysa benim kazanmak, kaybetmek gibi derdim yok. Param yok, malım mülküm yok, çoluğum yok çocuğum yok, arkamdan gözyaşı dökecek insanım yok. Bugün varım, yarın yokum. O yüzden mülayimliğime bakıp, bana yamuk yapmayın. Aptal değilim; görmezlikten bilmezlikten geliyorsam, uğraşmak istemediğim için kaale almadığımdandır. Kimseden öğünüm gelmiyor, kimseye minnetim yok, kimseye de gebe değilim. Siz olsanız da hoş, olmasanız da. O yüzden bir zahmet herkes haddini, yerini konumunu bilsin.
17
Şarkılar başka söyler yemekler başka söyler serimizde bugün iri taneli taze fasülye içi var. Düdüklüde 15 dk. haşlayıp, salça, soğan, biber, tuz ve yağla 10 dk. kadar da daha pişirdik...#fasülye
17
Makarnayı da düdüklü tencerede pişirdim. 5 dk. sürdü. O kadar güzel pişmiş ki... Yumuşacık ama asla hamursu değil. Her yeri eşit pişmiş çünkü.. . #makaroni #makarna
19
Sağlıklı kaşlarımı için her gün mercimek çorbası... #mercimekçorbası
Benim rutinlerim vardır her gün yemek yapmak, her gün spor yapmak, sokak kedilerine bakmak, müzik dinlemek, bir şeyler okumak, bir şeyler izlemek vesaire gibi... Bu rutinlerdir beni besleyen ve ayakta tutan... Her ne kadar yarın ölecek olsak bile...
21
Ön patisinin yani kolunun biri dibinden yok. Parkta yaşıyor. Kim yaş mama verecek diye bekliyor. Yol üzerinden geçen motorsikletliler onun için büyük tehlike. Alışmış haline. Sanırım birisi geçirdiği bir kazadan sonra tedavi ettirdi, sonra da yeter artık dedi ve sokağa bıraktı. Ben neden mi almıyorum; daha zor durumdaki tedaviye ihtiyaç duyan ve annesiz ve de sokakta hiçbir şekilde yaşayamayacak olan kedileri alıyorum ve şu anda 8 yavru, bir hasta ve toplamda 20'ye yakın kedi var evde... Onları da yeni gelenlere yer açmak için büyütüp, kısırlaştırıp sokağa adapte edeceğim. Çünkü zaten ne kapanmak istiyorlar ne de birbirleriyle geçinebiliyorlar kalabalık olunca ama yeni gelenler olduğu için evdeki kedi sayısı ortalama 15-20'den aşağı düşmüyor.
21
Ohhh, bugün nohutlu bulgur ile karnımızı taş gibi doyurduk. Askerdeyken de sürekli bulgur çıkardı yemeklerde. Artık sabaha kadar acıkmayız... #bulgur #nohutlubulgurpilavı
22
Ben görsel ve işitsel sanatları çok seviyorum. Sanat olmasaydı yaşayabilir miydim bilmiyorum. Yaratıcılık, faydacılık çok önemli mesele. Dolapta buruşmuş kabakları atmaya kıyamadım. Bir kısmını ince ince doğradım, bir kısmını da halka şeklinde. Kavurdum soğanla. İnce dogradıklarımı çırptığım 2 yumurtayla karıştırıp tavaya döktüm ve 2 dakikada piştiler. Üzerine de kizarttığım halka kabaklarla ve biberle sunum yaptım. Çürüyen domatesleri de sağlam taraflarını kavurarak sunuma renk ve lezzet kattım...
23
Davanızda ne kadar haklı olursanız olun; yazılı resmi yasalar ne kadar hak hukuk dese de, eğer toplumun konuya bakış açısı da gözönünde bulunduruluyorsa, ahlakçılık insan haklarının önüne geçiyorsa, hele bir de konuya geçmişten günümüze gelen bir ön yargı varsa, dogmalar da doğanın ve bilimsel gerçeklerin % 90 önündeyse, dolayısıyla kimseye laf anlatamayacağınız için, siz kimseye çatmasanız da, birileri sistemi-geleneksel yapıyı- dogmatizmi arkasına alarak sizinle uğraşsa da; CEVAP VERMEYİN. Çünkü ne sizi anlamak istemeyecekleri için, hiçbir şeyi değiştiremeceğinizden dolayı, hem yorulacak - yıpranacaksınız, hem de insanların eline koz vereceksiniz sizi alt edebilmeleri için, bir de hedef gösterilip linç edileceksiniz, hatta haklılıklarına kılıflar uydurarak hukuki olarak bile suçlu ilan eidlebilrsiniz. Çünkü sizin davanız dogmatize dayanarak zaten toplumun gözünde günah başlığı altında falan suç sayılıyorsa, sistem-taban ne kadar bilgisiz-haksız olsa da üst merciler de çoğunluğun yanında duracaktır. Yönetenle yönetilenin bakış açısının birbirine yakın veya paralel olduğu bir sistemde, siz ne kadar haklı ve gerçek olursanız olun, yanınızda-haklı davanızın yanında durulma ihtimali en fazla % 1 veya sıfırdır. O yüzden kurnaz bilgisizlere, @hlakçılara prim-koz vermemek adına, haklı davanızla ilgili sizi kışkırtanlara cevap vermemrk, onlara en güzel cevap olacaktır. Sadece dimdik durun haklı davanızda, gurur duyun davanızla.
23
Kediler bana o kadar çok şey öğretti ki... En başta vicdanlı olmayı, duyarlı olmayı, merhametli olmayı, anlayışlı olmayı, sabırlı olmayı, sevginin kutsallığını, kısaca gerçek anlamda insan olmayı, en önemlisi bir canı hayata tutundurmaktan daha değerli hiçbir şeyin olmadığını, dünyevi şeylere kafayı asla takmamayı öğretti... Bu sabah parktaki kedilere mama dağıtmaya giderken bu yeni doğmuş yavru kediyi buldum ve onu süt anneye kavuşturarak hayatta kalmasına bir nebze yardımcı olmaya çalıştım. Bu konuda her zaman desteklerini esirgemeyen Ayşegül ve Ebru hanımlara sonsuz saygılarımla.... #cat #kedi
23
Ölmekten hiç korkmuyorum; Benim için uyumak gibi bir şey. Ondan ötesi yok. Toprağa karışacağım. Vicdanıma verilecek hesabım yok; Kimseye kötülük yapmadım çünkü. Kötü olmak, kötülük yapmak aklımın ucundan bile geçen bir şey değil ki zaten. Manevi olarak da rahatım; çünkü emekli maaşımın yarıdan fazlasını her ay sokak kedilerine harcıyorum; böylece beni yaratan doğaya minnetimi göstermiş oluyorum. Arkamda da merak edeceğim hiçbir şey yok. Çok yaşamak gibi derdim de yok; çünkü her gün birbirini tekrar ediyor; geleceğe dair hiçbir hedefim yok; yani gerçekleştirmek istediğim bir şey. Ne kadar çok param olursa, o kadar çok hayvana bakarım ama bu koşullarda da daha çok paramın olma ihtimali yok. O yüzden tek derdim, kimseye muhtaç olmamak için sağlıklı yaşlanmak.
23
Eğer paraya önem vermediğiniz ve minimal yaşamı tercih ettiyseniz, Kariye-statü gibi de derdiniz yoksa; İnsnalar sizi kullanmaya çalıaşcaktır, yeri geldiğinde parasıyla satın almaya... Siz istediğiniz kadar donanıomlı olun, istediğiniz kadar üniversite okuyun, istediğiniz kadar yabancı dil bilin ama bildiklerinizle bir konum sahibi olmamış ve varsıllığı tervih etmemişseniz; insnalar sizin iyi niyetinizi suistimal etmek için yüz bulacaktır, bir joker gibi her başı sıkıştığında sizi arayacaktır. Oysa sizden istediklerini parası ve statüsü olan birinden asla isteyemeyecektir. Çünkü onlar da paraya ve statüye saygı duymaktadırlar...
23
Şarkılar başka söyler, alakasız yemeklerde bugün, domates ve salatalıkla sunumunu yaptığımız herkesin bayıldığı nohutlu pilav var... #nohutlupilav
23
Şarkılar başka söyler, yemekler başka.... Düdüklü tencerede 5 dakikada nohutlu pilav...
25
#patateslipilav
Şarkılar başka, yemekler başka...
27
Pilav güzellemelerine devam. Bugün ve dün... Patatesli ve biberli. Domatesi ister pilavın içinde pişirerek, ister çiğ...
28
EGO
Yaa gerçekten şunu anlayamıyorum. İnsan ego denilen bencilliğinin; nasıl sağlam bir karakter ve insan olabilmenin önüne geçmesine izin verir? İnsan karşısındaki kişinin bu egosunu davranışlarından-elektriğinden hissedebiliyor; çünkü çok tanıdık bir karakter. Benim anlayamadığım, insan bu faydasız karakterin-davranış biçiminin kendisi üzerinde olumsuz bir algı yarattığını nasıl göremez; bu bir çaresizlik mi yetersizlikten kaynaklanan? Yoksa böyle bir karakter var da, değişime-gelişime izin mi vermiyor; kapasitesizlik mi üzerine iyi bir şeylerin koyulamayacağı? Ama her şeye rağmen insanın; kendi kapasitesine göre, saygıyı kaybetmemek adına, sınırlarını bilmesi, çizgiyi aşmaması gerektiğini öğrenmesi gerekmez mi? Yani içgüdüsel olarak bile insan, kendisine zarar verecek davranışları kısmayı zamanla öğrenemez mi? Hayır öğrenemiyor; yıllar geçiyor; ne kişi kendini geliştirebilyor, ne donanımlayabilyor; gene egosuna yenik düşüyor, gene egosuyla, hilelerle, çirkefliklerle, yalancılıkla, tüm kötü davranışlarla haklı çıkmaya, zeytin yağı gibi üste çıkmaya çalışıyor. Çünkü başka yolu yok; ne kendini donanımlamayı ve gelişmeyi seçiyor, ne de yetersizliğini kabul edebiliyor. Evet bunun adı ego işte-bencillik. Bu bir karakter. Kişi kendini iyileştirmek adına bir şeyler yapma arzusuna sahip değilse, o hiçbir zaman değişmez. Bu tür karakterleri ne düzeltebilrsiniz, ne de kendinizi onların negatif etkisinden koruyabilirsiniz; en güzeli onlardan uzak durmak. Bir de size katabilecekleri bir şey olsa hadi neyse... Eee, ne diye yer alsınlar ki o zaman hayatımızda? Yalnız bırakın ki, akılları başlarına gelsin. Gelmezse de canları chnnme... Hayatım boyunca en sık karşılaştığım davranış; eğer siz bir şeyi başkalarından iyi yapabiliyorsanız, takdir edilmek yerine nefret ediliyorsunuz! O yüzden ben evde olmayı çok seviyorum.
*
Eğer siz bir şeyi başkalarından daha iyi yapabiliyorsanız, takdir edilmek yerine nefret ediliyorsunuz!
*
İçinde yaşadığım dünyada kendi türümle istediğim frekansı yakalayamamak üzmüyor ben; hatta bu iyi hissettiriyor beni...
*
Eşcinselliği s@pıklık, eşitliği-özgürlüğü-demokrasiyi ter*rizm olarak algılayan bir zihniyete hiçbir şey anlatamazsın! Nokta!
29
Bana yapılan saygısızlığı asla unutmam ve tekrar maruz kalmamak için o kişiyi saygısız olarak beynime kodlarım!
*
Susmam asaletimdendir; yeri ve zamanı gelince laf sokmasını çok iyi bilirim; bana yapılanı asla ama asla unutmam!
*
İnsanlar o kadar h@dsiz ki, saygısızlık yapan kendisi, sonra utanmadan bir de saygıdan bahsediyor. Resmen terb*yesizlik bu!
*
Her koltuğa oturanın .... kalkıyor ve keyfi olarak h@dsizlik yapıyor!
*
Bakalım pilavdan ne zaman bakacağım? Pirinç, patates, yağ, tuz koyduktan sonra, malzemenin 2 katı su ile 5-7 dk. düdüklüde pişiriyoruz. #patateslipilav
30
KİMSENİN HESABINI ÖDEMİYORUM; UZAK DURUN BENDEN!
"Hesap ödemeyen insandan, uzak durun" diye bir paylaşımla karşılaştım. Ne mecburiyetim var benim başkalarının masrafını karşılamaya? İnsanlar, bedeli olan bir m@l mı da, örneğin onunla yemeğe çıkınca ben para ödeyeyim? Evimde yemeği yerim, sokaktaki bankta veya parktaki bankta da oturup sohbet ederim. Bakınız dışarıda yemek yemek falan ne asalettir, ne de kalite; düpedüz kapitalizmin bir tuzağıdır. 2.si benim zamanım birileriyle birlikte vakit geçirip, onun problemlerini hafifletmeye çalışmaktan daha değerlidir. Hem senin zamanını çalacaklar, hem molozlarını dökecekler, bir de buna bedel ödetecekler; @ptal mıyım gerçekten ben; yoo, IQ'um 200 falandır sanırım benim. Hiç kimseye de hiçbir şekilde minnet etmeyecek kadar da kapasitem var, donanımım var. Dün belediyenin ücretsiz sinema günlerindeydik, ona da para vermediğim için gidiyorum, çünkü artık dijitalde her şeye bedava ulaşabilecekken, bir de nereye gittiği belli olmayan para mı ödeyeceğim? Her neyse, dün sinemaya giderken yolda bir kebapçı gördüm, tıklım tıklım dolu; Bu insanlar aç olduğu veya evde yemekleri olmadığı için orada değilller; paraları olduğu için, dışarıda yemek yedik diye hava atmak, kendilerine bir konum, bir satatü edinmek için oradalar. Asla dışarıda bir şey yiyip içmem; ne dışarıdaki yemekler kıvamında yemek oluyor, ne de çayı falan çay gibi; sallama çay, çaydan mı sayılır ayol? Oralarda zaten kaliteli bir şey sunacak olsalar, kalitesiz satışlarda bile zaten kazıklıyorlar da, kazığın da kazığını yersiniz. Evet ben bu kapitalist düzene uymayan, minimalist, yemek yemeyi kalori açığını kapatmak için, giyinmeyi iklim şartlarından olumsuz etkilenmemek için gerçekleştiriyorum. Çünkü ben bu dünyanın, birilerine para kazandıran enayisi olmayı, onursuzluk olarak görüyorum. Ayrıca ormanlar cayır cayır yanarken ve ormanlardaki hayvanlar ölürken, nasıl kepaçıda lokmalar boğazınızdan geçiyor. Oturun evinizde kapatın kalori açığınızı...
*
Paranızla falan beni kullanmaya çalışmayın; zaten paranın bende hükmü olamaz da, eğer buna izin veriyorsam, ya iyi niyetimdendir, ya da kimseyi kırmak istemediğimdendir. Ayrıca unutmayın ki, paranın ve imanın kimde olduğu ihç belli olmaz. Belki de kimseye yüz vermemek için, farklı bir yüzümü kullanıyorumdur. Belki de Nasrettin Hoca fıkrasında olduğu gibi kürkümle değil, karakterimle varolmak istiyorumdur...
31
Bu kış onun için zorluklarına geçebilir. Ön bacağı dibinden yok. Şu anda özgür ve mutlu. Ama ya sonra? Kimin umrunda? Suzin umrujuzda mi? Vicdanınızı bur tartın? Vicdan ne; para mı, çıkar mı, bencillik mı? Kendiniz dışında doğa için hiç, bir şey yaptınızda mı? Kendiniz dışında hiç sorumluluk aldınız mı? Kendiniz dışında hiç elinizi taşın altına koydunuz mu? Olup gideceksiniz ve geriye, bize hayat veren doğadan başka hiçbir şey kalmayacak? O yüzden ne yaparsak yapalım, hayvanıyla bitkisinin doğa en önceliğimiz olmalı. Benim için öyle. #cat #kedi #doğa #nature Daha azını gör
*
Şarkılar başka, Halil başka, yemekler başka şey anlatıyor... Halil'ce sarma. Pilav yaparken içine bağ yapraklarını atıyoruz, piştikten sonra yaprakların içine pialv koyup yiyiyoruz. Düdüklü tencerede 5 dakika. Pardon süz sarmaya kaç saat harcıyorsunuz? Halil'ce #sarma