10
GÜLŞEN AHLAKÇI SİSTEME MEYDAN OKUYOR!
Gülşen'den ahlakçılara hodri meydan... Bikinisini beğenmeyenler, buyursunlar burdan yaksınlar. Selda Bağcan günümüz sanatçılarının bu kadar açık giyinmeleirni tasvip etmediğini söylemiş. Nerde kaldı senin devrimci ruhun Selda? Yarın da Türk Pornstar Zerrin Egeliler ve Dilbe Ay da biz pornıcu değildik derlerse hiç şaşmam.
Gülşen eğer Amerika'da doğsaydı, Lady Gaga solda sıfır kalır, Madonna ile aşık atardı!
Paylaşımları gördükten heycandan ve gururdan geberiyorum sandım.
Artık pop müzik dünyamız Gülşen ve diğerleri şeklinde sıralanıyor. Çünkü müzik artık günümüzde bir de cesur bir duruş gerektiriyor, sisteme isyan gerektiriyor. Gülşen'in derdinin et göstermek olmadığını düşünemeyecek kadar geri zekalı değilsinizdir umarım!
Gülşen sisteme adeta meydan okuyor; bütün dünya üzerine gelse de başa çıkabilecek bir cesaret ve özgüvene sahip o çünkü.
Gülşen eğer Amerika'da doğsaydı, Lady Gaga solda sıfır kalır, Madonna ile aşık atardı!
11
Masi beni bugün üzdü. Israrla dışarıya çıkmak istedi. 1 saatten fazla dönmedi. İki katlı boş bir binanın balkonuna nasıl çıktıysa çıkmış, sonra da inememiş. Çocuk gibi nasıl sarılıyor yavrum eve dönünce. Bir şeyler anlatıyor bana miyav miyav. Beni onu ilk aramaya çıktığımda o binanın önünden geçerken bir ses duydum ama göremedim. Oysa balkondan geliyormuş ses. Sonra tekrar gittiğimde balkonda olduğunu gördüm. Belki de "benim sesimi duydun ama beni bırakıp gittin" demek istiyordur. Oysa ben onu görememiştim ilk gittiğimde. İkinci gittiğimde de onu orada gördükten sonra eve dönmemin sebebi, onu indirmek için evden malzeme almak içindi.
Çok mu ilaç kullanıyorum; hayır. Kullanmadığım için birikiyor ya; ilaçlar benim için yazılmış ilaçlar olduğu için daha sonra gene benzer problemlerim olacağı için, ilaçlar hazır oluyor ve doktora da gitmiyorum, ilaç yazdırmaya da...
12
Gülşen'in "Lolipop" şarkısı, Nil Karaibrahimgil'in "Kanatlarım Var Ruhumda" şarkısıyla çok benzeşiyor...
13
Yıldı Tilbe'yi laf olsun diye eleştiriyorsunuz; yanlış olan sadece saldırgan köpekler öldürülsün denilmiş olsa, o zaman insanlara hak vereceğim ama hayvan öldüren tarım ilaçları hayvanları öldürmüyor mu, onlar hayvan değil mi? Sinekler katledilmiyor mu? Koyunlar törenlerle kesilmiyor mu? Her gün yediğiniz tavuklar karbonhidrat mı oluyor? Ben et yemem, deniz ürünü yerim diyenler için balıklar da hayvan değil, değil mi? Midyeleri avuç avuç hüpletmesini biliyorsunuz. Geleneksel ata sporumuz diye av başlığı altındaki katliamlarla gurur duymasını da biliyorsunuz. Günah keçisi Yıldız mi oldu? Yıldız Tilbe'yi hangi yüzle dinleyeceksiniz şimdi? Size saldırgan köpekler saldırsa duygularınız nasıl olur, o anda helal olsun beni yiyen köpeğe mi dersiniz? Evet köpekler saldırgan da olsa öldürülemez, öldürülmemeli de ama hayvanlar üzerinden Yıldız'ımıza saldıranların gerçek hayvensever olduğuna asla inanmıyorum. Evde süs olsun diye iki kedi beslemekle hayvansever olunmaz. Herkesin kendi sokağındaki hayvanlara bakması bir sorumluluktur, zorunluluk olmalı. Gelirinizin kaçta kaçını sokak hayvanlarına harcıyorsunuz. Ben emekli maaşımın 3/2'sini harcıyorum, hatta kendim aç bile kalıyorum ama kendimi gene de hayvansever sayamıyorum; çünkü hayvanlara yaptığım çok yetersiz. Eğer gerçek hayvanseverseniz, sokak hayvanlarını öldüren yasayı protesto edin, sokak hayvanlarına mama vermemizi engelleyen mahalle insanlarını protesto edin, hayvan sevmeyen insanları prıtesto edin, et yiyen insanları protesto edin. Çünkü et, hayvandır. Okey? Anlayacak kadar alkınız vardır umarım!
Ben hayvanları insanlardan daha çok seviyorum ama Yıldız Tilbe'yi eleştirenleri hiç samimi bulmuyorum.
Bir hayvanı etini yemek için öldürmek, kendini saldırgan bir hayvandan korumaktan daha canice bir davranıştır!
Etçil hayvanlar birbirini yiyebilir; çünkü onların aklı ve yaşam koşulları insanlarınki gibi üst seviyeden değil. Ama insanlar et yemeden yaşayabildikleri halde, et yemek için hayvan öldürüyorsa, bu çok acımasızca ve de ilkel bir davranıştır.
Hayvanların öldürülmesine elbette karşıyız ama samimiyetsiz sözde hayvanseverlere de Yıldız'ı yedirtmeyiz!
İnsanlar o kadar boş ki; dünyada savaşlar olurken, hayvanlar toplu bir şekilde katledilirken, mesela Kanada'da foklar, mesela ülkemizde insanlar sistem tarafından sömürülürlerken ve sömürenleri desteklerken; kalkmışlar Gülşen'in şovunu eleştiriyorlar, Sezen Aksu'nun şarkısının sözlerini eleştiryorlar, Yıldız Tilbe'nin sözlerine kafayı takıyorlar. Önce kumdan başlarınızı çıkarmayı öğrenin bir.
Her gün hayvanlar toplu olarak kesilirken mutlu olup, Yıldız Tilbe'nin sözlerine kafayı takmak aptallıktır!
Bülent Ersoy'un kürkünü eleştirp et yiyenleri de samiyetsiz buluyorum. Var mı itirazı olan? Yediğiniz hayvanların derisi nereye gidiyor; ayakkabı, çanta, kıyafet olmuyor mu? Sözde hayvanseverliktir bunun adı!
Et yiyen sözde hayvanseverler, haddinizi bilin!
İnsanları tipinden, cinsel yöneliminden, yaşından, milliyetinden, vesairesinden dolayı aşağılamak; aşağılık kompleksidir!
Bir insan açık giyimince aşağılanıyor, kapalı giyince alkışlanıyor; nasıl bir kafa bu gerçekten! Gerçekten Gülşen'in şovun ve şovuna dair şeyleri ahlaksızca mı buluyıorsunuz; o zaman bir doktora görünün!
14
Bergen filmi Farah Zeynep'in kötü oyunculuğu ve kötü sesi yüzünden zarar etti diyenlere kötü bir haberim var. Film rekorları alt üst etmeye devam ediyor... Tüm zamanların en çok izlenen filmi olursa ne kulp yakacaksınız bakalım.
15
Açık ve de sosyal bir insan olmam, homofobiye maruz kalmadığım anlamına gelmez. Geleneksel, erkek egemen, heteroseksist-cinsiyetçi ve dini inançların baskın olduğu bir kültürde, CAHİLLİK diz boyu olduğu ve egolar yüksek olduğu için, eşcinselleri cinsel yönelimleri üzerinden vurmak her an, her saniye karşılşılabilecek bir durum. Bu cahilce nefrete-ayrımcılığa karşı tek yapılacak şey, inatla sosyal hayatın için dik ve başarılı bir şekilde durmaktır. Homofobinin panzehiri ve en güzel intikam BAŞARIdır! O yüzden her başarıdan sonra homofobi-klerin dötüne zevkle koymuş gibi hissediyorum! Ben eşcinselim ama sizlerden daha başarılıyım!
Eğer Nazan Öncel kendi bestelerini söylemeseydi, bu kadar kendini gösteremez, bu kadar popüler olamazdı. Çünkü başkalarının bestelerinde yetersiz kaldığına inanıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam, Nazan Önce albüm çıkarmakta ve beste bulmakta zorlandğoğ için, ilk albümünden sonra yıllarca stüdyoya giremiyor. Nazan Öncel'i Nazan Öncel yapan zaten şarkılaştırdığı hikayeleri... Eğer Yıldız Tilbe de beste bulamayıp kendi şarkılarını kendi yazmasaydı, belki o da bu kadar star olamayabilirdi. Eğer Kayahan, Demet Sağıroğlu'na albüm yapsaydı, Demet Sağıoğlu'nun da yıllarca beklemediği için canına tak etmyecek, Kayahan'dan ayrılmayacak ve Kınalı Bebek albümü doğmayacak, belki Demet de şarkı yazmayacaktı... Demek istediğim, bazen insanların bqşına gelen olumsuzluklar, itici bir güç haline dönüşebiliyor.
Avni Anıl'ın bu güzel bestesini söylemeyen kalmamıştır ama sadece Ferdi Özbeğen'dn dinlenir nitelikte. O da insanı koparmıyor gerçekten. Modernleştirilecek o kadar çok güzel şarkılarımız var ki...
16
Neredeyse her gün, beni her gördüklerinde, açık bir eşcinsel olduğum için, bana sırf bir obne gözüyle bakıyorlar, "top, kız" gibi imalı konuşarak laf sokuyorlar. Oysa bu durum-um; onların erkek-kadın, esmer-beyaz, kara göz-kara kaş, uzun veya kısa olmaları gibi genetiksel-ırsi-doğuştan getirdiğim, yapısal-doğal bir özelliğim. Bunu anlamayan cahiller olduğu gibi, cahilliğin paralelinde nefretle beslenen ve varolmaya çalışan ayrımcı ve acımasız bir art niyetlilik de söz konusu... Üzülüyor muyum; hayır. Sadece 22. yüzyılda internet çağında bile insanların Ortaçağ kafasıyla yaşaması ve hayatı hem kendilerine, hem de başkalarına cahillikleriyle zehir etmeye çalışmalarına üzülüyorum. Yoksa beni aşağılayan kendi cahilliğini ve duyarsızlğını, acımasızlığını göstermiş olur; aşağılanınca aşağılık olmam ki!
Eğer Nazan Öncel kendi bestelerini söylemeseydi, bu kadar kendini gösteremez, bu kadar popüler olamazdı. Çünkü başkalarının bestelerinde yetersiz kaldığına inanıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam, Nazan Önce albüm çıkarmakta ve beste bulmakta zorlandğoğ için, ilk albümünden sonra yıllarca stüdyoya giremiyor. Nazan Öncel'i Nazan Öncel yapan zaten şarkılaştırdığı hikayeleri... Eğer Yıldız Tilbe de beste bulamayıp kendi şarkılarını kendi yazmasaydı, belki o da bu kadar star olamayabilirdi. Eğer Kayahan, Demet Sağıroğlu'na albüm yapsaydı, Demet Sağıoğlu'nun da yıllarca beklemediği için canına tak etmyecek, Kayahan'dan ayrılmayacak ve Kınalı Bebek albümü doğmayacak, belki Demet de şarkı yazmayacaktı... Demek istediğim, bazen insanların bqşına gelen olumsuzluklar, itici bir güç haline dönüşebiliyor.
Avni Anıl'ın bu güzel bestesini söylemeyen kalmamıştır ama sadece Ferdi Özbeğen'dn dinlenir nitelikte. O da insanı koparmıyor gerçekten. Modernleştirilecek o kadar çok güzel şarkılarımız var ki...
17
Yaşadığım süre boyunca gördüğüm en kötü kişilik hallerinden biri bana göre aşağılık kompkleksidir. Çünkü aşağılık kompleksi olan kişiler donanımsız oldukları için böyledirler. Dolayısıyla kendilerini hep yüksek, önemli, bilgili-kültürlü, sosyal vesiare göstermeye; karşısındakini de aşağılamaya, belden aşağı vurarak altetmeye çalışırlar. Hep övünürler, başklarını da hep yererler. Çünkü kıskançtırlar, hazımsızdırlar ve egolarını ancak kendilerini birilerinden üstün göstermeye çalışarak tatmin ederler. Oysa bilgi ile donatsalar kendilerini, gösterişle varolmaya çalışmazlar. Bu tür kişiler varsıllıklarıyla övünürler, varsa bir özellikleri sürekli bunu dile getirirler. Particidirler, bir şeylerin taraftarıdırlar; genellikle birey olamazlar, bireysel olarak varolamazlar. Uzak durun bu insanlardan. Bu arada markayı, estetiği, güzel ve havalı görünmeyi, vesaireyi çok severler; pek doğal olamazlar; çünkü doğal olmanın güzelliğinin bilincinde olacak bir özgüvene sahip değildirler.
Eşcinsellik ne toplumsa, ne de bireysel, hiçbir şekilde sorun değildir. Sorun gerçekleri kabul edemeyen cahil ve dogmatik oldukları için gerçekleri kabul edemeyen ve nefrete dönüştüren eşcinsel karşıtı kişiler olan homofobiklerdir. Sorun homofobidir ve bilgiyle düzeltilebilir. Yoksa eşcinseller kimseye zararı olmadan sessiz sakin yaşayıp gidiyorlar. Siz hiç bir heteroseksüele(erkeğe-kadına), sırf heteroseksüel olduğu için-erkek veya kadın oldukları-birbirlerinden hoşlandıkları için saldıran bir eşcinsel görüdünüz mü? Eşcinsellik neslimizi tüketecek, hastalık, sapıklık, günah saçmalıklarına da karnımız tok artık. Herkes kendi dötünü kollasın, başkasınınkini değil! Karışanın da aklını alırım, ona göre! Yani nefretinizden korkmuyorum!
Hayatta şunları öğrendim... Fazla iyi niyetli olma; salak yerine koyarlar. Fazla mütevazi olma; karşındaki kendini bi mok sanır. Kimseye güvenme; gider düşmanınla dost olur. Fazla samimi olma; yalan dünyada seni samimiyetsiz bulurlar. Kimseye lüzumundan fazla acıma; fırsatını eline geçirince zalim olur. Duyulmasını istemediğin bir şeyi, birilerini korumak adına da olsa fısıldama; gün gelir bunu sana karşı koz olarak kullanabilirler. Başarılarını olur olmadık anlatma; düşman kazanırsın. Çok nezaketli olma, hadsiz olurlar. Gerekmedikçe yardım istemeyin; zalim dünyada güçsüz tarafınızı öğrenirlerse gözünüzün yaşına bakmazlar. Çok güvendiğiniz insanlara karşı bile bir mesafeniz olsun ki, sınırları aşmasınlar. Anlamayana iyilik yapma, nankör olur.