Neymiş, eşcinsellik günahmış. Günah nedir; erkek egemen sistemin baskılarının ve şeriat yasalarının bir dayanağı. Bir inancın tasarladığı doğru veya yanlışlar evrensel olamaz, evrensel olmayan şeyler de yere, zamana göre değişen göreceli şeylerdir. Kuzey Avrupa ülkelerinde eşcinsellik insan haklarıyken, İran'da eşcinsellerin günah diye suç sayılıp idam edilmesinin bir mantığı olamaz. zaten din mantıksal bir şey mi, yoksa çelişkililer mi barındırıyor, olaya oradan bakmak gerekiyor. Eğer erkek egemen bakış açısıyla bakarsan, her din doğrudur ama olaya insan hakları çerçevesinden bakarsan bir mantığı yoktur. Din dendiği zaman benim aklıma erkek egemenliği ve erkeğin çıkarına göre tasarlanmış dayatmalar geliyor, kadını ikinci sınıf olarak görüşü geliyor, eşcinselleri insan yerine koymayışı geliyor. Din derken de orada yerinde duran ve uygulamaları sözde öte dünyaya bırakılmış cezalardan bahsetmiyorum; sırtına dine dayamış, insan hakları ihlallerinden bahsediyorum. Yoksa bana ne herkesin inancından. Bazıları da diyor ki, dini kötü amaçlı kullanıyorlar. İyi amaçlı-insan hakları bazlı uygulanan bir din mi varmış peki? Dedim ya, din, erkek egemen sistemin, çıkarlarını korumak için tasarlanmış bir şey. Öyle olmasaydı, herkes kendi dinini kutsal saymaz, başka dinlere şeytan işi demezdi. Mesela Müslümanlar, tek doğru dinin İslamiyet olduğunu savunuyor; Peki 8 milyar insan yanılıyor mu da Müslüman değil? Peki Amerika ve Avrupa aptalmı da eşcinselleri insan yerine koyuyor, oralarda eşcnsle hakları diye bir şey var. Şunu da tekrar hatırlatayım. Benim amacımın, kimsenin manevi dünyaya bir saldırı falan olmadığı bilinsin. İİlgilenmem insnaların manevi dünyası ve inançlarıyla; sadece günah kisvesi altında kendileirne uymayanları kötülemesi, karar vermeis ve de cezalandırmaya kalkması, bunun üzerindne nefret kusması, mesela günah diye eşcinselleri nefrete hedef göstermesi ve de bu yüzden eşcinsellere saldırılması, eşcinsellerin öldürülmesi, eşcinsellere ayrımcılık yapılması, eşcinsellerin aşağılanması, dışlanması, onlara ayrımcılık yapılması vesaire. Eşcinselliğe günah denilince, insan hakları çerçevesinde bunun altından kalkamayanlar bu sefer hastalık diyor, bu sefer de eşcinsellik hastalıkla örtüşmeyince veya hastalığın ayrımcılık sebebi olmadığı hatırlatılınca bu sefer ahlakçılık falan yapılması, ahlakın da insan hakları üzerinden değerlendirilemeyeceği ortaya çıkınca karman çorman bir nefret saçmalığı çıkıyor işte ortaya. Kısaca cahilin kafa karışıklığı işte. Cahil olduğu için doğruyu yanlışı bilmiyor ve robot gibi nefret kusuyorlar işte. Akıllı insan hayata sadece kendi penceresinden veya kendisine çizilen pencereden bakmaz, ufku açık olur, okur ve araştırır, gerçekleri öğrenir ve hayata geniş bakar, tek doğrunun kendisi olmadığını anlar, empati kurabilir-kendini başkalarının yerine koyabilir, farklılıkları algılayabilir ve anlayabilir, akıllı insan en başta yıkıcı olmaz yapıcı olur, yok etmeye çalışmak yerine olaylara iyi tarafından bakmaya çalışır, nefretin nefret ettiği şeyle değil kendisiyle alakalı, kendisinin cahilliği ve korkuları olduğunu, nefretinin lüzumsuz olduğunu anlar. Mesela "ben erkeğim, ben kadınım" diyorlar. R ben de eşcinselim. Ben geri zekalı mıyım da hemcinselim? İsterseniz hadi bir IQ testine taabi olalım; bakalım kim zeki, kim akıllı, kim hasta ruhlu çıkacak? Var mısınız? Tabi cahiller böyle bir sınamaya taabi olmak istemezler; çünkü cahiller kaybedecekleri bir şeye girmezler; çünkü bilirler ki savundukları saçmalıklar bir kuru gürültü ve çürütülmesini istemezler. Çünkü karşılarında kuru gürültülerle uyutabilecekleri bir kitle var. Avrupa'da insanların çoğu homofobiye gülüp geçiyor artık, bizdeki gibi homofobi oranı % 90'larda değil. Türkiye'de şu anda yobazlar homofobi ile prim yapıyorsa, bu zeminin bu konuyla ilgili cahilliğindendir. Bir eşcinsel olarak ben eşcinselliğe hislerime dayanarak bakış açımdan bahsetmek istiyorum. 1. Eşcinsellik duygusal ve bedensel cinsel ihtiyaçlarım depreştiği zaman gerçekleştirdiğim bir şey. Öncelikle eşcinselliği sadece bedensel cinselliğe indirgeyenlere bir sözüm var. Siz benim duygularımı nereden biliyorsunuz da, hemcinsime karşı bir şey hissedemeyeceğimi düşünüp, olayı sadece belden aşağı düşünüyorsunuz; sanırım sizin ilişkileriniz o şekildeki eşcinselliği de öyle düşünüyorsunuz. 2. Ben günlü hayatta yaşarken, özellikle cinselliğimi doya doya özgürce yaşadığım için, aklıma ne eşcinselliğim gelir, ne de cinsellik. Ben günlük hayatta nötr bir insanımdır; yaşam biçimimi cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği üzerinden değildir. Hiç aklıma erkek mi kadın mı, eşcinsel mi vesaire olduğum aklıma gelmez. Bir insan olarak yaşarım ben. Heteroseksüellerin her karşı cinsi görünce uyandığı gibi, bende hemcinsimi görünce öyle uyanmalar zerre kadar bile olmaz. Ben sosyalliğimle cinsel dürtülerimi birbirinden ayrı tutamayacak kadar iradesiz değilim. Geçen gün tenis oynuyoruz, edep yahu, bir erkek tenis figürü gösterirken kadının bacağının pergelini eliyle açtırmaya çalışması iğrenç bir fırsatçılıktı. Yani o kadar cinsellik fakiri ki, bir kadının etine dokunmayı bile fırsatçılığa çeviriyor. Bu tür insanları görünce, eşcinsel biri olarak kendimle gurur duyuyorum. Bir tane erkek çıkıp da kendisine karşı böyle bir fırsatçılık yaptığımı söyleyemez. Çünkü karşı taraf istemediği sürece, bir kişiyi rahatsız edecek kadar onursuz değilim ben. Bir de şuna değinmek istiyorum. Hani siz eşcinselliği kötü bellemişsiniz ya, utanılacak bir şey olarak falan görüyorsunuz ya, bu sadece sizin düşünceniz, sizin cahilliğiniz. Eğer siz, özelliklerinizden dolayı utanıyorsanız falan, bu sizin sorununuzdur ama bir eşcinsel olarak ben, eşcinselliğimle gurur duyuyorum. Çünkü eşcinselliğin bana hiçbir şekilde zararı yok. Ayrıca insan sevgisinin ve cinselliğinin şeklinden niye utansın? Utanıyorsa, kafasında bir problem vardır veya cahildir. Eşcinsellik bana göre çok özel bir durum. Ne kadar anlatsam da anlayamazsınız. Çünkü beyinler tek cinsel ve tek cinsel yönelime koşullanacak bir kapasitedeyse, aksi şeyler pek inandırıcı olmaz. Ben gene de anlatayım. Ben bir eşcinsel olarak kendimi çok özel hissediyorum. Nasıl bir şey biliyor musunuz; kısaca erkek bedeninde kadınlık. O kadar lüks bir şey ki; kadın hassasiyetinin, duyarlılığının, sağduyusunun, erkeğin özellikleri ve bedeniyle birleşmesi. Hem erkek hem kadın olmak anlayabilir misiniz; işte o anlayamadığınız şeyin bir bütünü eşcinsellik. Buradan birilerine de-eşcinselliğiyle barışamayanlara-yanlış bedende doğdum diyen transseksüel tanımlı eşcinsellere ve ben sadece fantezi amaçlı erkeklerle veya travestilerle beraber oluyorum diyen erkek geçinen eşcinsellere de laf sokayım. Evet sizler de eşcinselliği anlamayan, eşcinselliğin kıymetini bilmeyen, heteroseksüel homofobikler kadar homofobiksiniz. Bir an evvel eşcinselliğinizle barışın. Dine ve Tanrı'ya inanmıyorum ama dün bir kediyi kurtardım ve her gün sokak kedilerine bakarak duyarlılığım sergileyip en büyük ibadetimi gerçekleştiriyorum. Dün tenisimi oynadım ve oynarken eşcinsel olduğum aklıma gelmedi ve insanların hiçbirine cinsel gözle bakmadım, askıntı olup onları rahatsız etmedim. Hani hep eşcinsellere cinsel gözle bakarlar ya... Yemeğimi yedim, uyudum, temel ihtiyaçlarımı gerçekleştirirken eşcinselliği aklına gelmeyen herkes gibi bir insandım. Çünkü her gün cinselliğimi doya doya yaşadığım için, aklıma eşcinselliğim gelmiyor. Herkes gibi yaşamaya ve ayakta kalmaya çalışıyorum, mücadele veriyorum, üstelik homofobik bir dünyada herkesten daha çok. Buna rağmen siz eşcinselliği doğal göremiyorsanız, bir ruh doktoruna gidin derim ama dini inançları mesleğinden ayrı tutan bir ruh doktoruna. Söylediklerim herkes eşcinselliğe özensin diye bir kutsama falan değil; homofobik dünyada eşcinseller bile homofobiden dolayı heteroseksüelliğe özenirken eşcinselliğin kıymetini kim bilir, eşcinselliğe kim özenir ayol; sağlıklı düşünenin iradesi olur ve ne etkilenir, ne özenir, ne de kendinden vazgeçer.