Kadın hakları eşcinsellik bahanesiyle din gruplarına feda edildi! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın hakları eşcinsellik bahanesiyle din gruplarına feda edildi! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2021 Perşembe

Kadın hakları, eşcinsellik bahanesiyle din gruplarına feda edildi!

 KADINI ŞİDDETE KARŞI KORUMA SÖZLEŞMESİ(İst. Sözlş.), EŞCİNSELLİK BAHANESİYLE DİN GRUPLARINA OY İÇİN BEDEL OLARAK FEDA EDİLMİŞTİR.

Olayı özetleyelim... İstanbul Sözlşmesi bütün Meclisi'in oy birliğiyle kabul edilmiştir.  Ama hukuka aykırı şekilde tek bir kişinin, Cumhurbaşkanı'nın imzasıyla iptal edilmiştir. Bu sözleşmeye eşcinselliğe özendirecek, eşcinselliği yaygınlaştıracak, eşcinselliği kabul ettirecek denmesi sadece bir ifitradır. Kaldı ki eşcinseller de insandır ve onların da yazılı olarak tanınıp, korunması şarttır. Onlar insan değil mi? Senin dini inancına uymuyor diye, milyonlarca kişiden oluşan eşcinselleri anayasa dışında bırakmak kadar hukuk dışı bir şey olabilir mi? Eşcinselliğe günah diyorlar; günah ile, din ile ne alakası var ki? Günah senin bakış açın ve bu eşcinsel haklarını zerre kadar bile bağlamaz. Bana ne yaa sizin günah anlayışınızdan? Ben laik Türkiye Cumhuriyeti'nin günah anlayışıyla yönetilmesinden gerçekten  üzüntü duyuyorum, yakıştıramıyorum bunu Atatürk Türkiyesi'ne. Ben dine inanmıyorum ve eşcinselim diye beni nasıl kapsama alanı dışına tutabilirsiniz ki? Böyle bir yönetim şekli olmaz; dogmatik zihniyetlerin asla yönetime geçmemesi gerekir. Biz Ortaçağ'da mı yaşıyoruz? 

Ve sözleşmenin sapıklık denilerek eşcinsellik yüzünden iptal edildiğinin söylenmesine rağmen asıl sebebinin asla bu değil. Çünkü eşcinsellik halkın ahlakçılığının en hassas noktası olduğu için, eşcinsellik bahane edilerek halkı ikna etmek çok daha kolaydı. İktidarın oy çıkarı için masum kesim eşcinselleri kurban etmesiyse bir taş ile iki kuş vurmak gibi vicdanının bile sızlamadığı bir linç kampanyasıydı. Ve ne zaman başı sıkışsa hep eşcinselliği öne sürdü iktidar. Korona'yı eşcinselliğe bağladılar, sel felaketlerini eşcinselliğe bağladılar, depremleri eşcinselliğe bağladılar, bununla ilgili fetvalar verdiler, hutbeler okudular, ellerindeki medyayı kullandılar, Boğaziçi olaylarında eşcinsellere terör örgütü muamelesi yaptılar, en son da İstanbul Sözleşmesi'nin iptal gerekçesi olarak gösterdiler. Vay bee... Biz eşcinseller neymişiz ya.. Pardon unuttum. Daha birkaç gün önce de eşcinselliği Doların yükselme sebebi olarak gösterdi yandaş basın. Muhazakarların başları sıkışınca ahlakçılıklarına alet ettikleri gökkuşağı renkli bir şemsiye-kamuflaj eşcinsellik.

Sözleşmenin asıl amacı, okuduğumuz öğrendiğimiz kadarıyla (İsmail Saymaz, Fikri Sağlar...) kadın erkek eşitliğinden rahatsız olan ve aile içi şiddete hukuğun-devletin karışmasını istemeyen cemaat ve din gruplarının isteklerini yerine getirerek onlardan gelecek oyları döndürebilmek. Yani cemaatler istedi, muhafazakar parti de ecinselleri de koruyacak bahanesiyle sözleşmeyi iptal etti. Şimdi eşcinseller korunmayacak mı artık? Evet, yasalarda cinsel yönelime dair yapılan ayrımcılık, saldırı, cinayet, nefrete karşı bir madde yok. Her şey hakimlerin insiyatifine kalmış. Saldırgan, bu eşcinsel bana asıldı, beni tahrik etti, kadın sanmıştım erkek çıktı gibi savunularla kendini her zaman olduğu gibi aklamaya devam edecektir. Haa, bir insan olarak eşcinsel öldükten sonra katile falan bir miktar ceza verilecktir ama o da hafifletici sebeplerle, vesaire ile kısa sürede hapisten çıkacaktır, öldürülen eşcisneller de kimsenin umrunda olmayacaktır. 

Kısaca İstanbul Sözleşmesi, kadının eşitliğini, özgrülüğünü ve erkek şiddetinden korunmasını istemeyen din gruplarından gelecek oylara feda edilmiştir. Sözleşmede bir tane dahi topluma zararlı bir madde yoktur. Eşcinselliği onaylasa ve de eşcinselleri korusa da, bu bile insan hakları adına bir gelişmedir. Eşcinsellik günah, eşcinsellik bizim geleneklerimize ters diye, milyonlarca eşcinselin insanca yaşama haklarını görmezden gelemezsiniz. O yüzden bana muhafazakar iktidarın ne demokrasisinden bahsedin, ne de ahlak anlayışından. Asıl ahlaksızlık, bir insanı cinsel yöneliminden dolayı yok saymaktır. Muhafazakarların yaptıkları, çıkarları için ahlakçılıktan başka bir şey değldir.