9 Mayıs 2013 Perşembe

Sinemada basılanlar eşcinsel değilmiş!

İstanbul'da sinema salonunda seks yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan eşcinsellerden yabancı olanlar fuhuş yapmaktan işlem görüp sınırdışı edilmiş, diğerleri de serbest bırakılmışlar. Yabancılar sinemada seks yaptıklarını itiraf etmiş, sinemaya da film izlerken seks yapıldığını öğrendikleri için geldiklerini söylemişler. Açıkça "Eşcinsel zevk için gittik" demeleri umarım bizimkilere de örnek olmuştur. "Örnek olmuştur" demem bir çoğuna delilik gelebilir. İşte aramızdaki fark bu Avrupalılarla. Ayıp olduklarına inanıyorlarsa yapmıyorlar, yapıyorlarsa da utanmayıp yaptıklarının arkasında duruyorlar. Bizim 58 kişi de serbest bırakılmış.

Ne oldu şimdi? Ne olacak bundan sonra? Eşcinsellere gözdağı mı oldu bu? Eşcinsel ilişki yaşanmayacak mı? Eşcinsel partner bulmak için sinemalara, parklara sokaklara çıkamayacak mı eşcinseller korkularından? Rezil olan eşcinseller mi, yoksa eşcinsellere yaşama alanı bırakmayıp "yakaladık" diye eşcinsel ilişkiyi fuhuş ilan edenler mi?

Bu olayın akıbeti gazetelerin kaç tanesine yansıyacak, hangi medya organında nasıl yer alacak bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Bugüne kadar eşcisnelliği ahlaksızlık olarak yansıtmaktan başka ne yaptılar ki? Olayın akıbeti reyting yapmayacağı için artık, onların ne ilgisini çeker, ne de bir anlamı vardır onlar için. Toplumsal ahlak babında olay patlatılınca skandal olarak işlerine yaramış olabilir ama, zaten eşcinseller onların ne zaman umurlarında olmuş da şimdi olacak ki?

Peki eşcinseller ne düşünüyor sinemada seks yapılması konusunda? Ben iki gazetecinin Tweet'ini okudum gazetelere yansıyan. Bir de Radikal Blog'da benim dışımda bir arkadaşımız daha konuya değindi. Ya diğerleri? Değinmiştir veya değinecek de olabilir ama, kime ne faydası olacak şekilde değinildiği önemli olan. Kaos GL'yi saymıyorum, çünkü onun konuya el atması zaten olağan bir şey. Başka da bir temsilcimiz mi var koskoca Türkiye'de?

Kaos GL demişken, Kaos GL'nin internet sayfası takipçilerinden birine göre, benim yazdıklarım akademik seviyede olmadığı için eşcinsel hak mücadelesine zarar verebilirmiş. Sanki eşcinsellik üniversitelerde sadece konferans salonlarında tartışılması gereken bir şey de, sesksini savunmak basite kaçıyormuş gibi. Eşcinselliğin seksi olmasa, başka bir şeyi olabilir mi? Seksini yaşadığımız halde bile baskı yüzünden kültürleşemiyoruz eşcinseller olarak, seksi olmayınca eşcinsel hakları ve kültürü mü olur heteroseksist ve dolayısıyla homofobik bir kültürde?

Şuna da inanıyorum ki, bir çok eşcinsel gizli bir şekilde oluşturulan adı eşcinsel olmasa da eşcinsellerin takıldığı mekanlara % 100 takılıyordur ama iş açık olmaya gelince, onlar da ahlakçı kesiliyorlar başımıza. Gerçekten düşünemiyor mu eşcinseller homofobinin sebebinin kendilerine, haklarına, gururla, açık yüreklilikle sahip çıkmadıklarından kaynaklandığını? Gele-gele geliyoruz gene, heteroseksizme de cesaret veren, eşcinsellerin bile eşcinselliklerine inanmadıklarına, eşcinselliklerinden utandıklarına, onların da eşcinselliğe ahlaksızlık gözüyle baktığına, imkanları olsa ertesi gün heteroseksüel olarak uyanmak isteyeceklerine. Yalan mı? Yabancılar dışındakilerin itiraflarını niye okuyamıyoruz gazeteden? İtiraf mı etmemişlerdir, yoksa itiraf etmişlerdir de, gazeteler onları utandırmamak için mi yazmamıştır? Bence inkar etmişlerdir. Hem onlar sadece film izlemeye gitmişlerdir canım! Başka bir şey söz konusu olabilir mi?

Peki bu baskın olayından toplumda kaç kişinin haberi olmuştur? Zannetmiyorum yaa haberlerinin olduğunu. Olanların da umrunda bile olmamıştır. Eşcinsellerin bile umrunda olmamıştır. Kendileri yakalanmadıkları sürece ne önemi olabilir ki basılmanın, yakalanmanın? Bir çoğu olaya fantezi gözüyle bakmıştır, bazıları da utanmıştır kendi gerçeğiyle yüzleşmemek için.

Peki üst makanlar ne düşünüyordur? Mesela yargı, milletvekilleri, başbakan... Onların uğraşacakları daha önemli işleri vardır. Talimatlarını ahlaksızlık kapsamında vermişlerdir zaten. Anneler-babalar falan peki? Aman kendilerinden, etraflarından uzak olsun da eşcinseller, ne yaparlarsa yapsınlar?

Aslında eşcinsellik hayatın büyük parçalarından biri. Eşcinsellik karşıtlarının bu parçaya dahil olmamaları söz konusu olabilir mi? Sadece heteroseksizmin ahlak kurallarına uygun olarak, görevlerini olması gerektiği gibi yerine getiriyorlar. Herkes neyin ne olduğunu, neyin yaşanıp engellenemeyeceğini, kimin ne olmayacağının garantisinin olmadığını çok iyi biliyor. Sadece ortaya dökülmesin gerçekler. Heteroseksist sistemin yara almaması için, ahlak freni patlamasın. Bu ikiyüzlülük falan değil, heteroseksizme saygıdır!

Bir şeye daha değinmek istiyorum. Heteroseksist bir toplumda, kimse eşcinsel olduğunu kabul etmez. Onlar aktif birer erkek oldukları için, eşcinsel sayılmıyorlar güya. Eşcinsel denilince ülkemizde, genellikle pasif ve eşcinselliğini saklamayanlar akla gelir. Mesela dışarıda erkek görünenler pasif ilişkinin alasını yaşarlar, ama ilişkiden sonra, klişe bir tabir vardır bu gizli eşcinsellerin kullandığı, "Sokakta falan karşılaşırsak beni tanımıyorsun, tanmam mı?" derler. Çünkü ülkemizde eşcinselliğin makbule geçeni gizlilik içersinde yaşananıdır. Ne yaparsan yap ama kendini açık etme. Dolayısıyla heteroseksizmin başat olduğu bir toplumda yaşadığımız için, toplumsal cinsiyet rollerinin eşcinseller arasında bile paylaşıldığı bir gerçek de var ülkemizde. Bu yüzden açık eşcinseller genellikler gizli olan ve erkek geçinen eşcinselleri tercih ederler. Konuyu şuraya bağlayacağım. Bu sinemaya veya eşcinsellerin buluşma mekanlarının çoğuna gidenler işte bu erkek geçinenler. Yani "biz eşcinsel değiliz" demekte haklı olabilirler. Genellikle az sayıda açık eşcinsel vardır böyle mekanlarda. Çünkü eşcinselliği tiplerinden, davranışlarından belli olan açık eşcinseller, zaten böyle mekanlar fiziksel anlamda risk içerdiği için fazla bulunmazlar. Zaten baskın yapanlar da şaşırmış olabilir tiplerine bakıp "Bunlar nasıl eşcinsel?" diye.

Nereden biliyorsun diyebilirsiniz. Bizim buralarda meşhur Gar sineması vardı bir zamanlar. Sırf eşcinsel ilişkiler için gidilirdi. Çünkü başı sonu belli olmayan ve 16 saat aralıksız porno film gösterilen bir mekanda gerçek sinema izleyicisinin ne işi  olabilir? Sahi baskını yapanlar, bu sinemalara internet çağında film izlemek için gidildiğini mi zannediyorlar?

Geçenlerde birisiyle karşılaştım internet üzerinde. Yıllar önce, yani 20 seneden fazladır bir kere, bu Gar sinemasının afişlerinin önünde karşılaşmışız. Tabi ben ne olayı, ne de kendisini çıkartabildim. Bana filmlerle ilgili bir şey sormuş o zaman. Ben de demişim ki, "Buraya film izlemeye gelinmiyor ki. Film bahane, seks yapmak için geliniyor." Demek benim cesaretin yılların kazandırdığı deneyimle falan alakası yok. Ben hep deliymişim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder