THY hosteslere uygulanan kırmızı ruj yasağını kaldırmış. Peki tepki olmasaydı yasak kalkacak mıydı? Hayır. Tepki uluslararası boyuta gelip, çıkarlarına ters düşünce, üzerlerine toz bulaştırmadan, "Alt yöneticiler bizden habersiz karar almış" yalanıyla sorumsuzluktan kurtardılar kendilerini. Peki olay gündeme geldiğinden beri, tepki uluslararası boyuta gelinceye kadar kararı kimin aldığını fark edemediniz mi? Tabi tepki küçük bir boyutta kalsaydı, nabız yoklama yöntemiyle muhafazakar ideoloji adına bir kale daha fethedilecekti. Şimdi bir adım geri atıldı. Rövanşı iki adım ileri atarak geri alacaklardır bugünlere geldikleri gibi; İki ileri, bir geri.
Kırmızı rujun zaferi gösteriyor ki, inandığın haklarından asla taviz vermeyeceksin. Kaybetmenin tek sebebi zaten haklarına olan inancında ısrarcı olmaman. Haksızlık yapanların, haksızlık yapmak için aldıkları cesaret de bu inançsızlık. Oysa tek kişiye bile olsa, kimsenin kendi doğrularını dayatma hakkı yoktur. Bunu bir bilsek, bir öğrenebilsek.
Eurovision şarkı yarışmasında da, Finlandiya'yı temsil eden şarkıcıların kadın kadına öpüşmesini eğer EBU yayınlarsa, TRT de yayınlayacakmış. Reklama falan girmeyecekmiş. Ha şöyle!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder