10 Ağustos 2022 Çarşamba

Okuyup da ne yapacaksın!

Benden zaman ayırmamı istedikleri zaman falan, İnsanlara diyemiyorum, bu hafta Açıköğretim sınavlarım var. Çünkü ne sınavıymış bu diyorlar? Okuyup da ne yapacaksın diyorlar? E başlamışım, yarım mı bırakayım? Bir de dalga geçer gibi gevrek gevrek gülüyorlar. Herkesin bir hayata bakış açısı vardır. Kimisi metabolik bir organizmadır, kimisi de bilgiye ve öğrenmeye önem veren, bundan keyif alan bir insandır. 53 yaşındayım, hala daha okuyup da ne yapacaksın sorusuyla karşılaşıyorum. Yani ülkemizin eğitime bakış açısında 50 senedir milim değişiklik yok. Eğitim onlar içi ne demek; hayatını ekonomik olarak garanti altına alabilmek adına meslek sahibi olmak ve bir yerlere kapak atabilmek için bir aracı. Hani Z kuşağı diyorlar ya, canavar gibilermiş ya; okula gitmekten bile nefret eden bir jenerasyon. Bu da eğitim sistemimizin kötülüğünden falan değil, tiktokçu oldukları için. İngiltere veya Amerika'daki gibi ciddi üniversitelerimiz olsa, öğrenciler ülkeyi terkedip Arabistan'a giderler inanın. Bu arada istisnalar kaideyi bozmaz, genelden bahsediyorum. Yoksa bu ülkede de eğitim ve öğretime önem veren insanlar elbette mevcut!
Bırakın eğitimi, bu ülkede sanatı, sporu bile lüzumsuz bulan insanlar var. Ne doğru düzgün fotoğraf çekerler, ne adam akıllı müzik dinlerler, ne bir hobileri vardır, ne dans eğitimleri vardır, ne kitap okurlar, ne bir hobileri vardır, ne yabancı dil öğrenmek gibi dertleri vardır...
Neden; çünkü babadan nasıl gördülerse, o şekilde devam ettiriyorlar işte hayatlarını. Kendileri bir şey yapmak istemedikleri gibi, yapanları da eleştiriyorlar. Çünkü kendileri yapamıyorsa, başkaları niye yapsın değil mi?
Boş olmayan insanları sevmedikleri gibi, kendileri gibi yaşam tarzı olmayan insanları da tasvip etmiyorlar. İlla ki evleneceksin ve torun torba sahibi olacaksın. Çünkü cinsiyetçi bir toplumda kadınlık ve erkeklik ispat edilmelidir. Herkes heteroseksüel olmak zorundadır; yoksa ya sapıktır, ya hasta, ya da ahlaksız.
İlla ki dine inanmak zorundasın; bilim de neymiş ki!!!
Minimum yaşayamazsın; illa ki görgüsüz olacaksın; en az 100 metre kare bir evin olacak, içinde mobilyaların, beyaz eşyaların, hatta buzdolabının üstünde danteli bile olacak, gerekirse birkaç yılda bir eşyalar yenilenecek, vesaire...
Hayvan da neymiş, bitki örtüsü de neymiş, çevre-doğa da neymiş; adı üstünde mal; insanlar için yaratılmış! Pardon da ilkokul bilgilerini bile unutmuşsunuz sanırım; fotosentez olayını, oksijenin kaynağını, hayattaki her varoluşum yaşam zincirinin bir halkası olduğunu, halkalardan biri koparsa "Boom" olacağını..!
Daha fazla uzatmayayım; anladınız sanırım ne demek istediğimi. Ama siz gerçeklerden değil, paradan haber bekliyorsunuz değil mi? Oysa parasızlığın cahillikten kaynaklandığı bir bilinse..!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder