7
Üst komşularımızın 1.5 yaşındaki çocukları neredeyse 24 saat ağlıyor. Çok rahatsız olmuyorum. Sebebini bilmiyorum rahatsız olmamamın. Çocukken ben de çok ağladığımdan ve herkese illallah dedirttiğimden dolayı anlayışlı olmakla falan alakalı değil bu. Eğer hayat bir karmaysa ve ben nasıl çocukken ağlayarak çevremi rahatsız ettiysem, 50 sene sonra da bu bana yaşatılıyorsa evren tarafından, bu da değil sineye çekmemin sebebi. Şu olabilir belki; hayatta çocuk sesine kadar rahatsız olunacak o kadar çok şey var ki; adaletsizlik gibi, vicdansızlık gibi, şiddet ve cinayet gibi, ayrımcılık gibi, nefret gibi, aptallık ve geri zekalılık gibi, cahillik yobazlık gibi... Çocuk sesi bunların yanında melodi gibi geliyor hatta!
Yoldan bir tane küçük köpek yavrusu ve sahibi geçiyordu. Köpek yorulmuş, bacakları titriyor. Kişi, sokağa atıldığı için sahiplenmiş köpeği. O kadar tatlı ve masum ki; bir köpek yavrusunu sokağa atmak, nasıl bir vicdan ve insanlıktır acaba? İstiyorsam bana verebileceğini söyledi. Evde kediler varken ve bahçem yokken nasıl bakabilirim ki ona? Ama o kadar sevdim ki onu, kucağıma aldım, öptüm, kokladım; aklım onda kaldı. Sanki al beni der gibiydi.
9
CEBİNDE 5 KURUŞ PARASI YOK, BİLET PARASI İÇİN KARISININ CÜZDANINDAKİ 5 LİRAYA GÖZ DİKMİŞ, AMA HÜKÜMETİMİZ ÇOK İYİ VE YANIMIZDA, DÜNYA ŞARTLARINDA BİR EKONOMİMİZ VAR DİYOR!
Türkiye'de hayat çok güzel, çok rahat. Şikayetçi olanlar hükümet karşıtı. Ekonomimiz çok iyi. Başka ülkelerde daha büyük sıkıntılar var. Yaşadıklarımız dış güçlerin oyunu. Vesaire... DİYENLER..! Sizin aklınızla zorunuz var, hatta bunu farkedebilecek kadar bile aklınız yok veya tuzunuz kuru. 20 senede geldiğimiz noktayı göremeyecek kadar kör olmanız gerekir. Daha 5 yıl önce ayda 500 lira ile geçinebiliyordum. Şimdi bu parayla 3-5 parça gıda bile alamıyorum; Temel gıda olan yağ, çay, şeker, peynir, hatta domates, soğan, patates bile alınmıyor artık. Mevsim meyvesi İnciri, kayısıyı falan unuttuk. Karşıma geçip de şu yönetimi savunanlar; sizin için ağzımdan çıkacak kelimeye bile yazık olur. Geçen yıl 140 liraya aldığım 15 kiloluk bir çuval kedi maması 400 lira oldu. Gerçekleri göremeyen veya görmek istemeyen insanları asla affetmeyeceğim ve herkes hakettiğini yaşarmış. Belki bir gün tamamen aç kalınca aklınız başınıza gelir.
Arapça yazılardan ve kapalılıktan rahatsız olunca, niye latin alfabesinden ve açıklıktan rahatsız olmuyorsunuz diyorlar. Çünkü Arap alfabesi ve kapalılığın arkasında yobaz bir zihniyet var. Bunu göremeyecek kadar salak değiliz herhalde!
ŞOK, ŞOK, ŞOK AMA KİMSE ŞOKLARDA DEĞİL!
Yaşadığımız teknolojik süreci ölmeden görebildiğim için kendimi şanslı görüyorum. İnternetin nimetlerinden olan Sosyal medyanın(Youtube, facebook, Twitter, Instagram, Whatsapp...), görüntülü konuşmanın, Radyo ve TV gibi iletişim araçlarınının akıllı cep telefonları sayesinde avucumuzun içinde olması ve gelinen bu nokta daha 10 sene önce bile kimin aklına gelirdi. sanki yıllardır varmış gibi de pat diye uyum sağladık. İstediğim şey olan, kafamıza takılan bir çiple bütün verilerin yüklendiği ve iletişime geçildiği düşünce gücüyle yönetebildiğimiz bir robot beynine sahip olacağımız gün gelecek mi yakın zamanda acaba?
10
Hiçbir şey değişmedi. 5 yaşında ne isem, 50 yaşında da oyum. Sadece büyüdüm, kendimi buldum, hem de çok erken yaşta. Kendimden hiç kaçmadım. Çünkü kendimi sevecek kadar ve dünyayı karşıma alacak kadar özgürlüğüme düşkün biriydim. Yaşam felsefem hep özgürlük oldu hayatım boyunca... Hep doğama saygı duymak, hayatla ve kendimle barışık olmak ve kendimi çok sevmek her halimle. İnsan kendini yeterince sevince, başkası tarafından sevilmeye bile ihtiyaç duymuyor. Çünkü hiç kimse, hiç kimseyi kendisi kadar sevemez; sadece çıkarları için kullanır. O yüzden sevgiye, aşka hiç inanmadım. Sadece kendime inandım. Bütün evren herkesin kendi kafasının içinde ve düşünebildiği kadardı. Ben de başkalarına göre herkesin kapasitesi kadar vardım, kendime göre de kendi kapasitem kadar. Ben içimdeki tanrı kadar vardım. Bütün canlıların eşit olduğuna inanacak kadar, hayvanları insanlardan daha çok sevecek kadar vardım. Ben müzik kadar vardım; sonsuz..! Teşekkürler The Strokes bana bu güzel geceyi yaşattığın için!
Z KUŞAĞI GELİYORMUŞ DA, ÜLKEYİ ONLAR KURTARACAKMIŞ DA; AVRUPA VE AMERİKA'DAKİ Z KUŞAĞINDAN BAHSEDİYORSUNUZ SANIRIM!
Ben herkesle aynı fikirde değilim; neymiş Z kuşağı geliyormuş da, ülkeyi kurtaracaklarmış da; nerdeler peki? Siz Avrupa'nın Z kuşağından bahsediyorsunuz sanırım; 20 senelik muhafazakar süreçte bu coğrafyadaki jenerasyonları Merkürlüler mi yetiştirdi de farklı bir zihniyette olsunlar? Huuu, allloo; üniversiteler cemaat yuvalarına dönmüş(Artık rektörler tamamen muhafazakar ve özgürlük diye bir şey kalmamış, gökkuşağı rengi taşıyor diye öğrencileri hapse tıkıyorlar...), aileler ise tamamen içlerindeki uyuyan gelenekselliği ve dindarlığı ortaya çıkarmış vaziyetteler iktidardan aldıkları cesaretle. Kültürün, sanatın, sporun, eğitim seviyesinin, sosyo ekonomik gelişmenin olmadığı, bu anlamda 50 Avrupa ülkesi arasında sonuncu olan bir ülkenin gelişmişliğinden ve de ülkeyi kurtaracak bir Z kuşağının olduğundan bahsedemeyiz. Z Kuşağı, X Kuşağının 20'de biri bile olamaz. Donanımsız oldukları için eleştiriye bile gelemeyip hemen şekilci bir şekilde belden aşağı vurmaya çalışıyorlar. Aynı yobazlık ve cahillik gibi.
Korkmuyorum, hele eşcinsellikten utanmak, günah diye suçluluk duymak falan geri zekalıca şeyler. Gurur duyuyorum eşcinsellikle; herkes istese de eşcinsel olamaz çünkü!
Bir gün bütün varoluşlar yok olacak veya değişecek ama eşcinsellik daima yaşayacak, gökkuşağı bayrağı sonsuza kadar dalgalanacak. Bütün korkularınız ondan zaten.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder