3 Ağustos 2022 Çarşamba

AÇIK EŞCİNSEL OLMAZSANIZ, GÜN GELİP EŞCİNSELCE YAŞAMA ALANINIZ KALMAZ!

KOLOMBİYA KADAR BİLE YOKSUNUZ!

Yeni Akit, Milad, Habar Vakti, Yeni Şafak, Diriliş, hatta geçmişte ana akım medya olup da günümüzde yandaş olan Sabah, Takvim gibi gazeteler her gün eşcinsellik aleyhinde haber yapıyorlar, eşcinselleri  nefrete hedef gösteriyorlar, hiç olmadı İstanbul Sözleşmesi'ni her savunanı sapıkları destekliyorlar diye eşcinselliği nefrete bahane ediyorlar. Virüslerin sebebi eşcinsellik gösteriliyor, doğal afetlerin sebebi eşcinsellik gösteriliyor. Neden; çünkü kapasiteleri gereği ancak cahillikle var olabiliyorlar. Çünkü gerçekleri görebilecek, anlayabilecek, hayatın gerçekçi olarak daha güzel olabileceğinin farkında olabilecek bir kapasiteleri yok. Yoksa var olan bir şeyi insan niye reddeder, bilimsel gerçekliği olmayan şeylere neden inanır? Peki nasıl olabiliyor bu cahilce bu durumlar, yani nefret, ayrımcılık, vesaire? 1. Toplumun geneli aynı kafadan. 2. Ülkeyi yönetenler bu toplumun içinden seçiliyor. 3. Hal böyle olunca cahilliğin nefret için cesaret alabileceği bir çok nokta var. 4. Nefrete hedef gösterilen eşcinseller de cinsel yönelimlerinin arkasında durmuyorlar/duramıyorlar; 

A) Taş atana tepki vermezsen, linç edene sanki suçluymuş gibi boyun eğersen; nefret için kocaman bir havuz olur. B) Nefretten-homofobiden korkarsan, dolayısıyla görünür olmazsan kimse var saymaz seni; 

a) Sen var olmayınca-görünür olmayınca da senin aleyhinde konuşurlar, seni herkesin nefret edeceği şekilde tanımlarlar ve savunulacak, hatta insan yerine koyulacak hiçbir tarafın kalmaz. Eşcinsel diyince, işte bilmem neresini bilmem ne yaptıran kişi olarak lanse edilirsin. Çünkü sen yoksun ki, farklı taraflarınla var olmuyorsun ki, göstermiyorsun ki kendini, askerlik yaptığını, vergi verdiğini, avukat, doktor, öğretmen, polis, hatta milletvekili olduğunu; eşcinsel diyince vasıfsız ve de toplumun ahlakını bozan insanlar akla geliyor; maşallah görünen eşcinsellerin yaşam biçimleri de bu algıyı destekler nitelikte olunca; eşcinsellik gönül rahatlığıyla sapıklık da oluyor, ahlaksızlık da oluyor, hastalık da oluyor, hatta senden nefret edilmesi için, linç edilmen için günah kavramı bile yetiyor da artıyor bile. Yani eşcinsellik söz konusu olunca adalete, insan haklarına falan ihtiyaç duyulmuyor. Polisi de böyle düşünüyor, adaleti de, devleti de, toplumu da, ailesi de...

O yüzden görünür olmalıyız; toplumda toz kondurulmayan erkek egemen yapıdaki her statüde eşcinsellerin de olduğunu göstermeliyiz ki, eşcinsellerin işe yaramayan vasıfsız insanlar olmadığına inandırmalıyız. Eşcinsellik seks işçisinden, sanatçıdan, modacıdan ibaret değildir. Hayatın her biriminde eşcinseller vardır. Peki ner'deler? Eşcinsellerin savunusu şu; ben açık olmak, aktivist olmak-haklarımı savunmak zorunda değilim. Bir gün bu sessizlik sonucu, aynı İran veya Arap ülkelerindeki gibi idamla cezalandırılırsanız ne diyeceksiniz? Ben bir şey yapmadım, masumum mu diyeceksiniz? İşte eşcinsel hakları adına hiçbir şey yapmadığınız için masum değil, suçlusunuz! Bir zamanlar İranlı kadınların, Afganlı kadınların başları açıktı; kapatılınca seslerini çıkartamadılar. Peki şimdi durum ne; artık baskıyı içselleştirdikleri için, anti demokrasiyi özgürlük zannediyorlar ve başları açık olan kadınları en başta hemcinsleri kadınlar linç ediyor. Eşcinsel çocuklarını aileler linç ediyor. Eğer baskıya hayır demezseniz, amaan bana derseniz; gün gelecek amaan bana ne diyemeyeceksiniz; çünkü eşcinselce yaşama alanınız kalmayacak. Cahili, yobazı kapasitesinden dolayı anlarım ama canı yanan insanın kendini savunmamasını kabul edemem.

Kolombiya'da, haritada yerini bulabilir misiniz, demokrasi, sosyo ekonomisi hakkında bilginiz var mı, işte Kolombiya'da eşcinsel bir çift parkta öpüşünce ve kadınlar tarafından kovulunca, yüzlerce kişi bu eşcinsel çifte destek olmak için parkta öpüşerek homofobiye karşı eylem yapmışlar. Kendinizi kıyaslayın Kolombiya ile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder