10 Temmuz 2022 Pazar

Kupkuru ve bedene, cinselliğe günah diyen bir tanrı olamaz!



Bir de beni kendi kafalarında yarattıkları tanrı anlayışı ile "ölünce gününü göreceksin" diye korkutmaya çalışarak kendi korkularını ve cahilliklerini yansıtmaya çalışmıyorlar mı..? Birisi de demiş ki, "çarpım tablosunu ezbere bilmiyorsundur, bilimsellikten bahsediyorsun" demez mi? Ölçüt bu ise, ben matematik uzmanı sayılırım Engineer bey! Evet ben, sizin benim eşcinselliğimi yok sayarak doğayı yok sayan, ilkel geleneksel yaşamınızı kutsallaştırarak bunu tartışılmaz bir zorunluluk gibi uyguladığınız rutinleri addettiğiniz, çağın gerekliliğine uymayan ve değişmeyen tanrınıza inanmıyorum, inanamam. Bu bennim akıl ve mantığıma ters. Sizin tanrınız veya tanrı anlayışınız benim varoluşumu karşılayamıyor ne yazık ki. Ben, benim doğuştan getirdiğim doğama uygun yapımın gerekliliklerini yerine getirerek tatmin olmadığım baskıcı bir tanrıya ihtiyacım olamaz. Ben bu hayata yaşamak için geldiysem; yaşamalıyım, kendimi gerçekleştirmeliyim. Bir şey yaşanacaksa, niye ayıp veya günah olsun. Ben içimden gelmeyen ve beni mutlu etmeyen, hatta başkalarına zarar verecek bir şeyi yapacak kadar aptal, geri zekalı, boş beyinli değilim. Ben ne istediğini bilen ve doğrularını gerçekleştirmekten korkmayacak kadar ölümü pahasına özgüvenli birisiyim. Herkesin tanrısı kendini bağlar ve benim tanrım ise içimde, beynimde. Tanrımın emirleri de sevgi, saygı, eşitlik, özgürlük, doğruluk, vicdan, anlayış, hoşgörü, yardım, fayda, okumak, öğrenmek, bilim, çevrecilik, vesiare. Benim tanrım doğaya zarar ver, hayvanları öldür demiyor. Benim tanrım bir çiçeği koparmama bile izin vermiyor; çünkü benim tanrım, o çiçeği kopartırsam, doğanın dengesini ne kadar bozacağımı hesaplayacak bir akıl vermiş bana. Benim tanrım bana diyor ki, "Halil, hani insanların önem vermediği veya sözde önem verdiği örneğin karıncalar, böcekler var ya," diyor, "işte onlar da tanrı, hepimiz bir bütünün parçaları olarak bütünsel bir tanrıyız." diyor. "Kupkuru bir tanrı yok," diyor. "Bir tane varoluş var ama bazıları kafalarında uhrevi tanrı yaratıyorlar." diyor. "Sen kendini seversen, kendini gibi yaşarsan; hayatı da seversin, tün canlıları da seversin, tanrıyı sevmek işte budur." diyor. "Eğer sen vicdanlı olursan, dürüst olursan, çalıp çırpmazsan, adaletsizlikleri görmezlikten gelmez ve dik bir duruş sergilersen, kaypak olmazsan, insanların hayatlarını mahvedenleri alkışlamayıp eleştirirsen, mal gibi sana her söylenene itaat etmezsen, doğrularından ve gerçeklerden taviz vermezsen, vesaire; işte o zaman tanrılar senden korkar, o insanların çıkarlarına göre kafalarında yarattıkları tanrıları korkar senden, çünkü herkesin tanrısı kapasitesine göre kendi kafasının içinde." diyor. Herkesin tahayyül ettiği gibi bir tanrı çıkıp da buyrun ben burdayım, emirlerim şunlardır demiş mi? Hepsi rivayet. Tek bir tanrı varsa, yani tanrılar herkesin kafasının içinde değilse, niye milyonlarca tanrı anlayışı ve din uygulaması var? Herkes kendi tanrısının tek olduğuna inanıyor. Bu cahillikten başka bir şey olamaz. Tanrı denilen şey, eğer yaratıcıysa, farklı yaratmaz ve kötü yaratıp onu-onları kötüleyemez. Eğer tanrı kusursuzsa, eşitliksiz ve adaletsiz olamaz. Sizin ayıp günah dediğiniz şeyler tanrının emri falan değil, sizin yapınıza ve kültürünüze, anlayışınıza uymayan şeyler. Bunun adına akademide tanrının emirlerine uymamak değil, kültürel farklılık deniyor. Ne kadar çok öğrenirseniz, hayatı ne kadar çok tanırsanız; o kadar gerçekçi oluyorsunuz, o klişe din ve tanrı anlayışından kurtuluyorsunuz. Eğer siz objektif bir iyi olduğunuza inanıyorsanız, tek tanrı varlığı anlayışından da korkmuyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz ki, hayatta bunlar bunlar da var. Şu yanlış, bu yanlış diyenler, kendilerine uymadıkları için yanlış diyorlar. Ben insanların maddesel varoluşlarına destek olan manevi varoluşlarına, esrimelerine falan da karşı değilim; sadece bu manevi-ruhsal varoluşları ilkel seviyede bırakıp herkese dayatılmasına karşıyım. Belli bir manevi varoluşa, belli bir coğarafi farklılığa, farklı cinsel yönelimlere vesaireye günah demek kadar aptalca bir şey olabilir mi? Eğer, sadece ben haklıyım ve benim haklılığım da bilimsel olmayan şeyler olsa da tartışılamaz diyorsan, bu düpedüz cahilliktir. Ve bundan dolayı başına gelen her türlü felaketi de hakediyorsun demektir. Din sadece kişisel bir inançtır; ortak doğrular değeeri falan değildir. Gerçek doğrular küçük farklı nüanslarla da olsa tektir. Mesela 2 ile 2'nin toplamı 4'tür. 4.01 çıkabilir mi bilmiyorum. Mavi mesela ton farkı olarak biraz farklı olabilir ama sonuçta mavi denilince ortak bir ışık yansıması vardır. Ama din ve tanrı diyince, binlerce uygulama var. Bütün bunlara istinaden hiç kimsenin tanrısı, hiç kimseyi ayıp günah diye yargılayamaz. Ahlakın, günahın hala cinselliğe ve bedene indirgenmesi, insanın  türünün daha katedeceği yolun çok olduğunu gösteriyor. Sizin tanrınız, keşke sizi yönetenlerin gelirlerinin hırsızlıkla sizin sosyo ekonomik varoluşunuzun milyon katı olmasına itiraz etmeniz gerektiğini öğütleseydi; Hazar Ergüçlü'nün ipkinisini eleştirmek olmasaydı!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder