4 Temmuz 2022 Pazartesi

30 Haziran - 2 Temmuz 2020 facebook notlarım

30 Haziran

Benim, "eşcinseli ve kadını oynamam" diyen bir Cüneyt Arkın'ı sanatçı yerine koyup sevmem beklenemez. Ben, sisteme karşıt duran ve sosyal mesajları olan filmler de çevirme özgüveni olan Tarık Akan'ı severim ve jön olarak bu ülkede tek geçerim. Hiçbir jön onun yerini alamadı, alamaz da.

Yobaz medyanın övündüğü şeye bak. Sizin olsun CüneyTarkın'ınız! Bizim duruşumuz ve onurumuz da eşcinselliğimiz! Biz, ayrımcıları, her rolü oynamayanları sanatçıdan saymıyoruz zaten. Zaten aksiyon oyuncusu olması dışında sanata hizmeti mi olmuş?

Üst katımızda 2 kadın ve iki çocuk ve eve girip çıkan tanımadığımız erkekler ve neredeyse her gün kavga ve şiddet. Kadınlar dur demedikçe bu devam eder. Üst katımıza taşınalı 1 yıl oldular ve 1 yıldır böyleler. Evet, ben toplumsal kadınlığı, kadınlık cinsiyetini anlayamıyorum ve de anlamak istemem. Her gün dayak yemek, her gün ağlayıp zırlamak ve buna dur dememek psikolojik bir rahatsızlık mıdır acaba? Adına mecburiyet demeye dilim varmıyor. İlk başlarda herkes şikayet ediyor ve polis geliyordu ama kadınlar hep bir bahaneyle polisleri geri gönderiyordu. Artık şikayet eden de yok, polis de gelmiyor. Sanırım insanların hak ettiği yaşam dedikleri bu olsa gerek. Kadın şu anda bağıra bağıra ağlıyor. Artık acımıyorum. Soramadım da bugüne kadar. Çünkü sorsam, sana ne demelerini bırakın, daha bana saldırabilirler bile niye karışıyorsun diye. Devletin korumasını bile istenmeyen, benim anlamaya çalışmamı neylesinki? Güm güm sesler gelmeye devam ediyor. En çok şundan korkuyorum. Bir gün bizim binadan cinayete kurban gitmiş insan cesedi çıkmasından. Çocukların psikolojisi nasıl kaldırabiliyor bunları bilmiyorum. Olaylar esnasında onlar da çığlık çığlığa çünkü. Yaşı büyük olan kadının şiddet gürültülerine karşı savunusu şu; kızım sara hastası! Hiç de öyle gözükmüyor ama. Bir de öyle olsa niye erkek sesi yükselmeleri geliyor paldır küldür sesler esnasında ve kadının allah belanı versin diye ağlaması hiç sara ile örtüşmüyor. Şu anda şiddet sonrası ağlama seansı gibi bir durum arzediyor. Ve sessizlik. Bazıları acıyla, şiddetle ve kavgayla mı besleniyor acaba? En küçük bir kavga, içinde şiddet barındıran küçük bir fiziksel bir temas bile o ortamı, o dünyayı terketmek için yeterli sebeptir benim için. Şiddet ve kavga için gezegeni bile terkederim. Şiddete razı olan bir insan gerçekten hastadır! Niye bir insana bağımlı olasın ki, hele sana şiddet uygulayan birine. Şiddet uygulayanı seven insanlar bile var; zavallılar! Arabesk bu ülkede bu acıyla beslenilmesinden mi acaba? Bergen gerçeği var bu ülkede. Kendisini kör eden adama aşık olup onu hapiste besliyor, sonra da kurşunlarına hedef olup can veriyor. Dayağı yiyip, sonra arabesk şarkıyla hüzünlenmek ne kadar iğrenç bir şey!

2 Temmuz

KEŞKE DİNE İNANACAĞINIZA SEVGİ VE SAYGIYA İNANSAYDINIZ(Sözüm meclisten dışarı, yarası olan gocunur.)

Maneviyat nedir, vicdan, ibadet, duyarlılık vesaire nedir? Eşcinsel olarak insanca yaşama hakkını savunduğum için, birisi bana Lut Kavmini hatırlatmış. Cahillik gerçekten çok zor. Doğa olaylarını insanların, kendi kapasiteleri doğrultusunda birilerini ötekileştirmek için hikayelere dönüştürmelerinin ne akıl mantıkla, ne vicdanla alakası vardır, din de zaten deneysel-bilimsel olmadığı için gerçek değildir. Eğer maneviyat ve ruhunuzu arındırmak için böyle kültürel bir edime ihtiyaç duyuyorsanız, bunu da sevgi ve saygı çerçevesinde yapın; birilerini nefrete hedef göstererek ona zarar vermek için değil. Eve aldığım hasta kedilerden biri hayatla veda sürecine girdi. Ben onları hayata döndürememenin acısını yaşarken, insanların beni Lut Kavmi, sapık, ahlaksız, günahkar vesaire diye ötekileştirmelerinin ne akıl mantıkla, ne vicdan ve insanlıkla, ne de insan hakları ve adalet-demokrasiyle alakası vardır. Bu düpedüz cahilliktir ve ne yazık ki cahil toplumlarda gerçek anlamda vicdanlı bir insan olabilenler bile bu cahilliğin kurbanı olmaktadırlar. Yazık, çok yazık; dijital çağda bile ortaçağ zihniyetinde olmak, hissiz bir taş olmaktan bile kötü bir şeydir. Sonra bazıları da diyor ki, aslında hepsi aynı kaba işiyorlar, "din böyle değil, kötüye kullanıyorlar"; eşcinselliği alkışlayan bir din gördünüz mi siz? O zaman susun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder