Hayattaki en önemli rehberim ve yol arkadaşlarım kediler oldu. Bana çok şey öğrettiler ve hala da öğretmeye devam ediyorlar. Ben zannederdim ki, sevilmek gibi kaygım yok, dünyada tek başıma da kalsam insansız yaşayabilirim. Kediler, bu yaşımda sevgisiz ve yalnız yaşanmayacağını öğretti bana. Şu anda insanlar tarafından sevilmek ve de yalnız kalmamak gibi bir yoldaşlığım yok ama belki de kedilerle gideriyorum bu eksikliğimi (Çünkü ben insan ve hayvan diye tür ayırımı yapmıyorum.) veya her türlü sosyalleşmek ve de varoluş da birer sevilmek ve yalnız kalmamaktır. Sevilmek diyince sadece aşk ve yalnız kalmamak diyince evde kalabalık olmak gelmemeli akla. Çocukluğumdan beri kedilerle ayrı bir frekansım var ama çalışma ve şehir hayatında apartmanda yaşamak zorunda olmak gibi mecburiyeterden dolayı, kedilerle birlikte yaşamaya ara vermiştim. Köydeyken elbette kedilerimiz oldu. Sonra bir kere kısa süreliğine 20 yaş öncesinde bir kedim oldu. 1999 yılına kadar halamın yanında yaşarken kedilerle ilgileniyordum. 2008'den sonra ise kendimi tamamen kedilere adadım. Çünkü o yıldan itibaren çalışma hayatım bitmişti. 2018'dan sonra evde baktığım kedi sayısı 20-30 arasında değişti. Şimdi evin içinde 7 tane ve sokağımızda yaşayan ne kadar kedi varsa sorumluluğumda. Evdeki kedilerin 2 tanesi engelli. Mesela uzaktan engelli insanlara bakıyoruz veya engelli çocuğu olanlara, ne kadar zor diyoruz ve üzülüyoruz. Oysa insan başına geleni bir süre sonra hayatın bir gerçeği olarak kabul ediyor. Yani o şekilci sistemden kurtarabilyorsun kendini. Ben bunu öğrendim engelli kedilerin sorumluluğunu aldıktan sonra. Sabırlı olmayı öğrendim kediler sayesinde, bir de paylaşmayı-paranın-maddiyatın hiç öneminin olmadığını ve olmaması gerektiğini, hayatı iyi yaşamak ve yaşatmak dışında her şeyin boşu boşuna olduğunu öğrendim. Şunu da öğrendim kediler sayesinde; özellikle çok korumacı insanlar için bu çok önemli; ailemizdeki insanları korumaya çalışırız ve sanki bizden başka hiç kimse yapamazmış veya kendi kendilerine hayatlarını idare edemezlermiş gibi onların ve çevremizdekilerin, hatta tüm yardıma ihtiyaç duyanların sorumluluğunu alırız. Oysa dünya kocaman ve milyarlarca insan ve canlı var; hangi birini kurtarabiliriz ki? İşte kediler bana bu anlamda da bir öğretmen oldular. Oysa bir öteki sokaktaki kedilerin başına ne geldiğini ve nasıl yaşadığını bilmiyoruz. Başka şehirlerde de mülteciler var oysa ve biz yokuz orada ve bir şekilde yaşıyorlar ve başkaları da üzerlerine düşen sorumluluğu alıyorlar ve almalılar. Hayatı gereğinden fazla sırtlanırsam, bu yükün altında ezilip ne kendime ne da başkalarına yardımım olamayacağını biliyordum ama uygulayamıyordum işte. Hayatı öğrenmenin sonu yok gerçekten. Ne zaman ölürsek, öğrenme hayatı da o zaman bitecek gibi. Evet ben bugün 53 yaşındayım. İlk defa hayata bu kadar maddesel dünyadan uzak, huzur içinde giriyorum yeni yaşıma. Yeni güne merhaba! Dün, dün de kalıyor, yarına çıkacağımızın da garantisi yok! Önemli olan, sadece o an ve o anı yaşayabilmek!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder