Zerrin Özer 70'lerin sonunda "Gönül" şarkısıyla deprem etkisi yaratmış, Hekimden Sorma şarkısıyla da ününü perçinlemişti. İki albüm sonraysa arabeske demir atmış, altyapısı pek de iç açıcı olmayan 2 Arabesk albümü, ardından da sonradan fenomene dönüşecek olan Mutluluklar Dilerim Arabesk albümünü yapmıştı. Geçiş sürecinde içinde Arabesk-Fantezi tınılıarı barındıran 2 albüm daha yaptı ve 90'larda tekrar yükselişe geçeceğinin habercisi olan Dünya Tatlısı albümü beğenildi. 90'larda popun patlamasıyla Ve İşte Ben albümü milyon satış tirajıyla Zerrin Özer'in Gönül, Mutululuklar Dilerim'den sonraki üçüncü ve son hit boyutuydu. Aslında Sevildiğini Bil de İşte Ben'in devamı niteliğinde hit bir albümdü. Olay Olay gibi sağlam bir pop albüm yapsa da, onu pek de gündem yapamayan 97 yılı albümü düşüşe geçtiği döneme tekabül ediyor. Klasik haline gelen ve Zerrin Özer denilince ilk akla gelen Şehrazat şarkısı Kıyamam ile kez daha bir çıkış yaptı Zerrin Özer aslında. Bu, belki de onun son çıkışıydı. Bir toplama albüm ve üç stüdyo albümünden sonra 15 yıldır albüm mahiyetinde bir şey üretmeyen Zerrin Özer sadece özel hayatı, siyasi taraftarlığı, kilo verme çabaları ve sağlık problemleriyle gündeme geldi diyebiliriz.
Böyle bir sesin daha da yükseklere çıkması gerekir miydi bilmiyorum ama yükselmek ve istikrar sadece iyi bir ses ve yorumla mümkün olamayabiliyor. Özel hayat ile sanat hayatını dengelemek, duygusal hayatının sanat hayatını etkilemesine izin vermemek, bu manada belki de fedakarlık yapmak gerekiyor. Veya kendini müzikal anlamda doğru yönlendirebilecek kişilere emanet etmek gerekiyor. Böyle profesyonel bir yaklaşım ülkemizde mümkün müdür, o da tartışılabilir bir konu. Çünkü bu ülkede sanata ticari bakılıyor; müzik şirketinden, menajerine kadar... Sonuçta Zerrin Özer müziğimizde derin iz bırakan sanatçılardan biri. Şu anki konumu dediğim gibi sadece onun suçu değil, ülkemiz koşullarıyla ilgili. Bu koşullara kafa tutabilmek de kendin üretmiyorsan, müzik yapımcıları da seninle profesyonel bir ilişki kurmuyorsa, müziği elinde tutanlarla da samimi bir diyaloğun yoksa harcanman işten bile değil. Zerrin Özer büyük ihtimal böyle bir ortamın kurbanı oldu.
Her sanatçının ne kadar iyi olursa olsun bir çıkış, yükseliş ve düşüş dönemi var. Düşüş döneminde popüler değil de, sanatına saygı çerçevesinde daha adult veya kendi tarzını güncelleyerek üretimler yapmak gerekiyor Batı'daki gibi. Çünkü popüler olmanın gençlik gibi koşulları var. Yaşını bileceksin, ses kayıplarını göz önünde bulunduracaksın ve de en önemlisi belli bir süreçten sonra popüler olmamayı içine sindireceksin. Batı'daki bir çok Rock'çının intiharı, şöhretlerinin aynı seviyede devam etmemesinden dolayı değil mi? Yoksa Amy Winehouse şu anda şarkı söylüyor olurdu!
Keşke Zerrin Özer'in ilk iki albümü de CD formatında basılsa diyerek hikayemize noktayı koyalım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder