Bazı partiler eşcinsellere milyonda bir de olsa bir umut veriyor ama o da onlara güvenmemiz için yeterli bir oran olmadığı gibi, bazen de dalga geçme veya salak yerine konulma gibi bir durum yarattığı için, öfkemizi kabartıyorlar. Zaten 30 senedir hiçbir siyasi arenada göz boyamak dışında ve de münferit olmaktan öteye gidemeyen-mesela bir trans kadını makam şoförü yapmak gibi durumlar dışında hiçbir icraat yok. CHP'den falan bazı siyasiler çıkıyor, eşcinsel hakları da insan haklarıdır, biz insana cinsel kimliğine göre değil, insan olmasına göre bakıyoruz falan diyorlar, işte HDP eşcinselleri seçimlerde falan kazanılmayacak yerden aday adayı falan gösteriyor, tüzüklerinde LGBTİ hakları diye falan yer veriyorlar ama söyleyin gerçekten, sözden öteye gidemeyen vaatlerin ne ve nasıl bir anlamı olabilir? Bu şu demek gibi bir şey; biz size-eşcinsel haklarına inanıyoruz ama şu koşullarda birden tam teşekküllü demokrasiye geçmek imkansız demek falan oluyor.
E bunu muhafazakar parti 20 senedir diyor; "Eşcinsellik bizim işimiz değil, diğer partiler baksın, ancak 2 yüz yıl sonra konuşulabilir bu mesele bu topraklarda." diye. Sol, demokratik, sosyalist, liberal vesiare partiler olarak ne farkınız kaldı tutucu partilerden; ben öldükten sonra dötüme mi sokacağım insan haklarını; toprakta çürüyüp gideceğim, sokacak dötüm bile kalmayacak. Kaldı ki gelecek nesillere bile bir umut ışığı yok eşcinsel hakları konusunda. Batı'daki eşcinsel haklarıyla, ülkemizdeki eşcinselliğe bakış açısı arasındaki farkı göremiyor musunuz; peki öyleyse sizin demokrasi anlayışınız gerçekten nasıl bir demokrasi anlayışı? Bunu adına demokrasi denmeyeceğini göremiyor musunuz; HAK BEKLEMEZ çünkü; bir kişinin bile olsa!
Belki CHP eşcinsellere haklarını vermek istese de muhafazakarlara karşı zafer kazanabilmek adına, diğer partiler içinde bu birlikteliği bozmamak ve çıban başı olmak istemediği için belki göstermelik bir sessizlik yapıyor da olabilir ama bu bile eşcinsellere karşı çok saygısızca bir durum sayılmaz mı? Bizim hakkımmız heteroseksüellere verilen haklardan daha az önemli olmadığı gibi, çok daha önemli-ölüm kalım meselesi bir durum. Biz kendimiz olarak yaşayamıyor, yaşayınca da ayrımcılığa maruz kalıyor, saldırıya uğruyor, hatta öldürülüyoruz ve bizleri koruyacak hiçbir yasa olmadğı gibi, yasalarda eşcinsellik kelimesinin geçmediğini bile göremiyor musunuz; biz kağıt üzerinde bile kalsa önce bir tanımlanmak ve tanınmak istiyoruz ama buna bile cesaret edimiyorsanız, bu sizin demokratikliğinize gölge düşürüyor.
Bu güvensizlik ortamında eşcinseller hala umutla beslenmeye devam mı edecek, CHP'den vazgeçip tam anlamıyla HDP'ye mi fokuslanacak? HDP'ye oy verirsek, terörist ilan edileceğiz ama!!! Çünkü bu ülkede HDP demek terörizm demek, hatta artık eşinseller de terörizm ile yan yana anılmakta, o yüzden de bir çok eşcinsel HDP ile yan yana anılmaktan çok rahatsız, bazı eşcinsel derneklerin HDP'nin yanında durmasından dolayı da, eşcinssel derneklerine de mesafeli.
Gerçekten bu ülkede siyasi anlamda eşcinsellerin en büyük sorunu meclisteki temsiliyet. Şöyle çatır çatır eşcinselleri temsil edecek ve savunabilecek bir siyasi oluşum yok bu ülkede. Hatta bu temsiliyet sorunu yüzünden bir dönem eşcinseller AKP'ye bile inanıp oy vermek zorunda kaldılar. Çünkü başka sçenekleri yoktu; Gerçektem sol geçinen ve muhalafet olan partiler, eşcinsellik konusunda zerre kadar bile inandırıcı değiller. Adım Hıdır, elimden gelen budur misali sadece lafta kalıyor vaatleri. Hadi yalan diyin!
2 Mart 2022 facebook notlarım
Hiç böyle olmazdı. Denizli'de 3 gündür aralıksız yağmur yağıyor ve bundan çok memnunum. Zaten ben yağmur insanıyım. Bulutlu havayı ve yağmur şıpırtısını çok severim. Ruhum arınır, dinlenir, kendimle buluşurum, kendimle yaşarım hayatı bu sayede. Ve dışarıya çıkamadığım içim, insanlarla münasebette bulunmadığım için kendimi de korumuş olurum.
İçinde yaşadığımız yoksulluk koşullarından utanıp, varsıllıkla hangimiz böbürlenmedik mi? Önemli olan görgüsüz dnyadan dersimizi alıp olgınlaşabilmemiz, maddiyatın esiri olmamamız!
Bana şu yaşımda "başarı ne?" deseler; "az ile yetinip, hayatta kalabilmek" derim!
Sosyal medya sayfalarınızdaki paylaşımlarınızı kimse beğenmiyor diye üzülmeyin. Zaten paylaşımlarınızın bir geyesi yoksa, o zaman hiç ama hiç üzülmeyin. Mesela benim haber paylaşımı yaptığım ve en çok takipçisi olan sayfamdaki paylaşımları hiç beğenmiyorlar-like'lamıyorlar gibi bir durum söz konusu ama her paylaşımıma kaç kişinin baktığı da bir göstergedir sonuçta. Bir de takipçi sayısı az olan sayfalarım var ama takipçi sayısı az olmasına rağmen paylaşımlarıma yüzlerce, binlerce kişi bakıyor. Yani bir amaca yönelik paylaşımlarınızın olması ve hedef kiteye ulaşıp, onlara dokunabilmek çok daha önemli. Çünkü geriye beğeniler değil, kime ne kadar dokunup faydalı olduğunuz kalacak...
Dinlerin tarihine göre çok tanrılı dinlerden, günümüz dinlerine gelinmiş. Yani dinler kültürel bir olay, bilimsel hiçbir gerçekliği yok. Oysa eşcinsellik canlı tarihinden beri varolan bilimsel bir gerçeklik. Şimdi her kültüre göre değişen inanç olayını, insan-canlı-doğa haklarından üstün tutan kişilere ne anlatılabilr ki? Benim eşcnselliğim, hissederek yaşadığım bir kendini gerçekleştirme olayı ama eşcinselliğe günah diyenlerinki sadece bilimsel gerçekliği olmayan, herkesin kafasında tahayyül ettiği bir şey. Yani benim kendimi gerçekleştirme hakkıma, senin gerçeklikle alakası olamayan bir şeyin günah demesinin ne anlamı olabilirki benim için. Haa, eğer ben aptal bir insan olsaydım; günahın, din kavramının etkisinde kalıp, dogmatik insanların oyuncağı olabilirdim, ayrı mesele. Dogmatik insanlar, zaten bilimsel insanlarla uğraşamayacaklarını bilidikleri için, nerde araya sıkışmış insanlar varsa, onlar üzerinden varoluşlarını gerçekleştirirler. Çünkü mesela dogmatik insanlar benimle uğraşmaya kalksa, ne onlara böyle bir hak veririm, ayrıca da idialarını çürütüp ellerine teslim eder gönderirirm.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder