18 Şubat 2022 Cuma

GEÇÇEK

Son dönemde toplumun iktidara tepki göstermesi ekonomik olumsuzluklar sebebiyle geçici ve de gerçek olmayan bir tepkidir. Yoksa iktidar, toplumun ta kendisidir. Yaşanılan olumsuzlukların sebebini toplumun kendisinden başka yerde aramamak gerekir. Toplum; iktidardan farklı mı düşünmektedir, iktidar buna rağmen mi iktidardır ona bakmak gerekir. Eğer koşullar düzeltilse, toplumun iktidarla aynı kafadan olduğu gene ortaya çıkacaktır. Bu toplum baskıya, adaletsizliğe, eşitsizliğe karşı değil ki. Sorun bakalım Sezen Aksu'nun ironisini kim anlamış, Gülşen'in kıyafetini ve dansını tasvip ediyorlar mı, Sedef Kabaş'ın toplumu savunduğu için hapse girdiğinden haberleri var mı, eşcinsel haklarına inanıyorlar mı, bilim mi önecelikli din mi, vesaire? O yüzde ben ne sorunun ne de çözümün ABC parti ve kişilerinde değil, toplumun kendisinde olduğuna inanıyorum. Eğer bilime, eğitime, sanata, toplumu geliştiren ve medenişleştiren şeylere inanılmazsa; toplumlar kendilerine bezeyen kişileri yönetici olarak seçecekleri için, kötü yönetilmeye mahkumdurlar. Bilinçsiz, eğitimsiz toplumlar; asıl düşmanlarının kendileri olduğunu asla bilemezler.

***

İnsanlar o kadar sindirilmişler ki, iktidar eleştirilemez sanıyorlar. İktidarı beğenmeyip git demek suç değil, bir haktır. Okey?

AKP'ye hiçbir zaman oy vermek aklımın ucundan bile geçmedi ve öncelikli politikası demokrasi olmayan hiçbir siyaseti tasvip edemem.

İnsanlarımızın en büyük hatası, beğenmedikleri bir şeyi eleştirirken öfkelerini hakarete dönüştürüp haksız konuma düşmeleri!

Nezaket dilinden anlamayanlara elbette sesimizin tonunu yükseltip, kendimizi onların anlayacağı dilden ifade etmeliyiz ama gene de küfür veya hakaret ile seviyemizi onlarınkine indirmemeliyiz!

Evet gerekirse karşımızdakini gerçekleri dile getirme şeklinde belden aşağı da vurabilmeliyiz. Yani utanmazları kendi hatalarıyla niye utandırmayalım ki? Yoksa kendilerini haklı görmeye ve göstermeye devam ederler.

İkitdarlardan öncelikli beklentim hiçbir zaman ekonomi olmadı; İnsan hakları, eşitlik, özgürlük, demokrasi olmadıktan sonra parayı kulanamazsın ki.

Bir iktidar düşünün ki, 22. yüzyılda bile demokrasi ve insan haklarından değil de; günah-sevap öte dünya ve dinden bahsediyor!

***

Herkes kendi açısından GEÇÇEK diye umut ediyor...

20 yıl önceydi...

Şu anki en üst merccii, "Eşcinsellerin de hak ve özgürlükler çerçevesinde güvence altına alınması gerekir" demişti...

Önce başta Hursuz Virjin olmak üzere eşcinsel sanatçıların ekrana çıkması engellendi.

Sonra Eurovision Şarkı Yarışması'ndan eşcinsellerin yarışması diye çekilindi.

Sonra Onur Yürüyüşü ve eşcinsel etkinlikler yasaklandı.

Sonra eşcinsellerin rengi diye gökkuşağı rengindeki her şeye müdahale edildi.

Eşcinsel hakları mücadelesi yapan öğrenciler tutuklandı.

Sokaklarda polisler tarafından eşcinsellere şiddet uygulandı.

Diyanet, eşcinsellik aleyhine fetva verdi, devletin en üst mercii de bunu tasdik etti.

İstanbul sözleşmesi, eşcinselleri de koruyor diye iptal edildi.

LGBTİ haklarının olmamasından dolayı, homofobi ve transfobiye maruz kalan bir çok LGBTİ birey ayrımcılığa ve şiddete maruz kaldı, nefret cinayetlerine kurban gitti, bir çok LGBTİ de intihar etmek zorunda kaldı.

GEÇÇEK diyoruz biz eşcinseller de!

***

Ortalık yangın yeri ama hiçbir şey olmamış gibi yaşayan insanlar var. Gerçekten siz nesiniz; fırsatçı mı, akılsız mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder