KATİL KADİR'LER DEĞİLDİR, KADİR ZİHNİYETİNDEKİ TOPLUMUN TA KENDİSİDİR!
Balıkesir'de, 29 yaşındaki Kadir Meşe, imam nikahlı olduğu 19 yaşındaki 4 aylık hamile Hazal Yörük'ü kıskançlık yüzünden defalarca bıçaklayarak katletmiş ve "Kim olsa aynı şeyi yapardı" demiş.
Olayın öyle detaysal nedenleri niçinleri yok; çünkü her şey ortada-kıskanmış öldürmüş AMAAA o kadar önemli ki nedenleri - niçinleri; Geri kalmış, insan haklarından yoksun, demokrasiden uzak bir toplumun ta kendisi. Alınan alınır, darılan darılır, isterse de kalkar beni mahkemeye verir ama içinde yaşadığımız kültür ilkelden de kötü bir konumda şu anda; çünkü ilkel toplumlarda bile kadınlar, hatta toplumun bazı kesimleri ikinci, üçüncü sınıf diye kategorileştirilip bu kadar değersiz görülemez, ve de yokmuş muamelesi yapılıp, yok edilemez. Bu ülkede kadınlara verilen değer göstermeliktir. Kadınlara tapmanın, onlara aşık olmanın, onları el üstünde tutmanın, onların her istediğini yapmanın, onlara yani kadınlara kolaylıklar sağlamanın arkasında bile kadınlara değer vermek değil; kadınların ayakları üstünde durmasını egellemek, onları güçsüz bırakmak yatmaktadır. Baş örtüsü de kadına yapılan bir ayrımcılıktır, kadını sülü püslü obje/nesne haline getirmek de bir ayrımcılık, hatta kadınların bu durumu içselleştirip sessiz kalmalarına sebep olmak ise en büyük ayrımcılık, kadınları bu derin uykudan uyandırmamak ise çok büyük sorumsuzluk ve suçtur. Bilmem anlatabildim mi?
Kadını öldürüp de "kim olsa aynı şeyi yapardı" cümlesi, cinayeti işleyen erkeğin kişisel ve de basit bir gerekçesi değildir; arkasında koskoca kadına değersiz bakan bir toplum yatmaktadır ki, bu gerekçeyle cesaret alınarak bir kadın öldürülebilmemktedir. Oysa erkeğin kıskanma diye bir hakkı olamaz. Kıskanırsa da bunu içinde yaşmak zorundadır. Yoksa, işte örnekte görüldüğü gibi toplumsal gerekçeli katliamlar yaşanır. Kıskanmak kelimesi bile bir insanı çok sevmek değil, onu mülkiyetinde ve de her türlü muameleyi yapmayı hak görmektir. Kişinin kendine güvensizliği gibi psikolojik senepler beni hiç alakadar etmiyor. Benim için önemli olan, toplumun erkeğe yüklediği kıskanma kılıfı altındaki kadına hükmetme hakları gibi yanlışlık. Ne için hükmediyor; kadının, erkeğin namusu olma hakkı verildiği için. Kıskançlığın gerekçesi ise, namus. Oysa gerçek anlamda namus nedir? Dürüst olmamaktır, haksızlık yapmaktır, kötülük yapmaktır vesiare; kadının bedeni veya cinselliği değildir namus; beden veya cinsellik üzerinden namus kavramı oluşturmak, kadın ve erkek arasındaki fizksel güç orantısızlığından dolayı, kadının egemenliğinin erkek tarafından ele geçirilmesidir. Bunun başka da bir açıklaması yoktur.
O yüzden türbandan namusa kadar kadın üzerinden uygulanan erkek egemen politikalara derhal son verilmelidir. Yoksa kadın cinayetlerini durdurmak gibi bir zihniyet asla oluşmaz. Şu anda kadın cinayetlerini durdurmak gibi uygulamayı boşverin, bir zihniyet bile yoktur. Çünkü erkek egmenliğinin işine gelmektedir bu eylemsizlik. Öldürülen kadınların arkasından bile genel olarak, kadına hep bir hata yüklenmeye çalışılmakta, erkeği ise haklı çıkartacak bir şeyler üretilmektedir. Kadına bakış açısı değişmedikçe, kadın-lık erkeklikten bağımsızlığını kazanmadığı sürece; bu cinayetler devam edecektir. Kadın erkeğin malı değildir, erkek kadının kocası olmamalıdır artık. Zaten bu karı-koca kavramı bile kadın özgürlüğüne bir darbedir. İlkel kavramlardan derhal kurtulmalıyız. Kadınlar çeyiz düzdürülerek kocaya değil, eğitimle kendi hayatlarına hazırlanmaldır! Aile kavramı diye yırtındıkları şey de, erkek egemenliğinden başka bir şey değildir. Aile kavramına hala önem verilmeisnin sebebi ya cahilliktendir, ya da kasıttır!
Devlet dese ki, "Namuslu olmak denilen şey çalmamaktır, hak yememektir, şiddet uygulamamaktır, öldürmemektir vesaire... Artık kadınların başlarımı 20 yaşından önce örtmesi yasak, isteyen istediğiyle cinsel beraberlik yaşayabilir, her kadının eğitim ve çalışma hakkı vardır, artık hiç kimse hiç kimsenin karısı kocası olmayacak, kadın bedeni ve cinselliği ayıp değil doğal bir şeydir, bunun üzerinden kadına baskı yapılamaz vesiare..."
Sizce kadın cinayetleri gene olur mu?
Ee, bunu düşünemiyorlar mı? Elbette düşünebiliyorlar ama işlerine gelmiyor. Gerekçeleri, yani bahaneleri ne; din, tanrı!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder