25 Şubat 2022 Cuma

Eşcinsel erkekle evlenmek tuzak mı, bir tecrübe veya bir şans mı?

 25 Şubat 2022

EŞCİNSEL ERKEKLER KADIN RUHUNDAN  ANLAR AMA O KADAR, DAHA ÖTESİ YOK!

Eşcinsel erkek-hetroseksüel evliliğine dair son örneğimizdeki son gelişme, eşcinsel erkeğin, eşcinselliğini itiraf etmesi şeklinde neticeleniyor. Erkek biseksüel olduğunu karısına itiraf ediyor, eşcinsel duyguların eskiden beri içinde olduğunu ama bunu ortaya çıkartanın karısının olduğunu söylüyor... Bilemeyiz; erkek belki gerçekten biseksüledir; belki biseksüellik de bilinçli bir kamuflajdır, belki de homofobik bir toplumda kişinin eşcinselliğiyle barışamadığı nokta olup, eşcinsel bireyin kendisinin bile bunun farkında olmama durumudur. Çünkü heteroseksist ve homofobik bir toplumu içselleştirmek, bireyi çevresel koşullardan bağımsız bir duygu durumunda olmasına engeldir. Yani eşcinsellik yapısal ama bunu spesifik, yani katışıksız, saf, öze dair ifade edememesi çevresel olabilir.

Kadının şu aşamada merak ettiğiyse, bundan sonra ne olacagı. Erkeğin eşcinsel duygularının ortaya çıkmasını sağlayan, ona bu duyguları yarım yamalak da olsa yaşatan bir kişi olarak ilişkileri salıklı bir şekilde devam mı edecek, yoksa erkek artık nasıl olsa eşim öğrendi diye, üzerinde baskı kalmadığı için, rahat bir eşcinsel hayat yaşamak için tamamen hemcinslerine mi yönelecek? Bu noktada biseksüellik kavramının bilimsel anlamda gerçek olması önem teşkil ediyor. Eğer gerçekten biseksüellik varsa da, heterosesüel eş için hem avantaj, hem de dezavantaj. Avantaj, çünkü kocasının eşcinsel tarafına rağmen seven bir eşi-kadını, biseksüel erkek mutlu edebilir; eğer erkeğin eşcinsel ilişkisi başka erkeklerle cinsellik boyutunda kalırsa. Ama cinsel yönelim denilen şey cinsellikten ibaret değil ki; işin duygusal boyutu da var. Ya erkeğin karşısına duygusal olarak hoşlanabileceği bir erkek çıkarsa; bu durum, heterosesüel ilişkilerde olduğu gibi, bir aşkın bitip, bir aşkın başlaması gibi bir şey olacağı için, kocasının eşcinsel tarafını bilip de buna rağmen ilişkiyi devam ettirmek isteyen heteroseksüel kadın tarafı için dezavantajlı bir durum.

Olayların gidişatı şimdilik böyle. Kadın, kocasının eşcinselliğini itiraf ettirmek için yollar ararken, erkeğin eşcinselliğini, karısının anladığını düşünüp itiraf etmesi, bence takdir edilmesi gereken bir durum. Çünkü homofobik bir toplumda, bu tarz ilişkilerde, eşcinsellik ömür boyu bile itiraf edilmeyebiliyor ve mutsuz bir yaşam sürülebiliyor. Bu itirafla ilişki gidebileceği kadar gider, en azından kimsenin zarar görmeyeceği bir durumla neticelenebilir. Çünkü durumun ortaya çıkmasıyla ayrılmak istemeyen eşcinsel koca durumları, şiddet gibi olumsuz durumlar da ortaya çıkabiliyor.

Hayat tecrübelerden ibarettir ve bir eşcinselin eşcinselliğini gizleyip heteroseksül evlilik yapıp, kadına arşı dürüst olmaması güzel bir şey olmasa da, itiraf edilinceye kadar aradan geçen zaman kısa olduğu için, eğer kadın tarafında yıpratıcı şeyler olmadıysa, bir şeyler telafi edilebilir. Sonuçta sağlıklı bir şekilde neticelenen bir iletişim var, eşcinselin itirafı var, daha önce eşcinsellik konusu hiç aklından geçmeyen bir kadının bu konuda tecrübelenmesi var... Nereden bilebilirzi ki kadın tarafının daha sonraki yıllarda bu tecrübeye ihtiyaç duyulmayacağını..?

Doğru veya yanlış, yaşanılan olaylar olmasa, bir şeyleri nasıl tecrübe edeceğiz, yanlışları nasıl düzelteceğiz, doğruya nasıl ulaşacağız, biribirimizi nasıl anlayacağız..?

Evet, eşcinsellerin kadınlara karşı cinsel yönelimleri konusunda dürüst olmamaları, doğru bir şey değil ama bunu en büyük sırumlusu tıplum değil mi? Suçu sadece eşcinsellere yıkmak ne derece doğu acaba? Tamam iş eşcinselerde bitiyor ama tek taraflı eşcinseller tarafından halledilebilecek bir konu olsaydı, şimdiye kadar homofobi bitmiş olmaz mıydı?

Bir de şöyle bir önyargı var eşcinsellik konusunda bu toplumda. Eşcinsellik sonradan öğrenilen bir şey, eşcinseller de cinsel tecrübeyle heteroseksüelleştirilebilirler. Heteroseksüeller tecrübeyle mi heteroseksüel olmuşlar acaba? Cinsellik de yeme, içme, uyku gibi içgüdüsel oluğu için deneyime ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebiecek bir şeydir. İnsanın hangi cinsi istediği daha tecrübe yaşı gelmeden ortaya çıkıyor. İnsan beyinsel olarak hangi cinsi istiyorsa, ilk cinsel deneyimini de onunla gerçekleştirmek istiyor. Bizleri bedenimiz değil, beyinlerimiz yönetiyor çünkü. Kimse kimseyi hangi cinsle beraber olacağı konusunda zorlamadığı için, eşcinseller kadınlarla beraber olmak istese, homofobik bir toplumda niye eşcinsel ilişki gerçekleştirsinler ki, kadınlarla baraber olmalarının önnde bir engel yok ki... Kimse kimseyle, içinden gelmese beraber olamaz ki. Eşcinseller de içlerinden gelmese eşcinsel ilişki yaşamazlar ki...

İçinde yaşanılam homofobik kültür, bireyleirn kendilerini gerçekleştirememeleri dışında kendilerini geç tanımalarına, geç keşfetmelerine, kendilerini doğru bir şekilde tanımlayıp, doğru şekilde ifade etmelerine engel oluyor. Kişi önce erkeğim diyor, sonra biseksüel oluyor, sonra tamamen eşcinselim diyebiliyor, sonra içinde yaşadığı heteroseksist-ikili cinisyet kuralına göre transseksüel olarak da tanımlayabiliryor. Yani eşcinsellerin kendisi olabilmeleri o kadar da kolay değil. Çünkü buna müsait bir zemin yok. Homofobi denilen illet kişilerin cinsel yönelimleriyle tanışmalarını, barışmalarını geciktirdiği gibi, hayat boyunca yakalarını bırakmayıp, heteroseksizme zorlayabiliyor.

Bir de kadınların, eşcinsel erkeklerin kadın ruhundan anlamsasında dolayı beğendiği erkeklerin eşcinsel çıkması veya eşcinsel erkeklere aşık oma durumları var. Keşke heterosesüel erkekler de eşcinsel ruhlu, kadınlardan anlayabilen kişiler olsalardı. Evet, eşcinsel erkekler, erkek egemen bir toplumda kadınların ruhlarındaki yaraları sarabilir ama bundan daha ötesi beklentilere girmek ne derece doğru olur tartışılır.

Bir de şu var. Erkek egemen bir toplumda, internet çağında bile, ister eşcinsel olsun ister heteroseksüel erkeklerin kafasında kadınlara dair değişmeyen şöyle bir kalıp var. Kadınlar kördür, hiçbir şeyi bilmezler, hiçbir şeyden çalmazlar. Mesela kocalarının eşcinsel olduklarını falan anlamazlar diye düşünüyolar hala. Oysa o dönem geçti. İnternete ne yazarsan, cevabını alabiliyorsun artık. Koca diyor ki, sen nereden biliyorsun eşcinselliğe diar bu kadar bilgiyi. Kadın da bilmiyordum ama araştırıp öğrenmek zorunda kaldım.

27 Şunat 2022

Tahmin ettiğim gibi, eşcinsel kocanın cinsel yönelim itirafı, eşcinsel kocanın üstünden eşcinselliğim öğrenilecek baskısı kalktığı için, bu konuda daha rahat ve karısına karşı fevri ve saygı anlamında daha duyarsız ve daha bencil olmasına sebep olmuş. Bu itiraf en çok kadın tarafını etkilemiş. Çünkü baştaki kocanın cinsel kimliğinin ne olduğunun merakı, bunu öğrenme veya itiraf ettirme çabası; gerçekler ortaya çıktıktan sonra kadında yerini kaçınılmaz olarak kocaya karşı soğumaya bırakmış. Çünkü cinsel yönelim denilen şey, böyle bir şey. Çünkü cinsel çekim eşcinselsen hemcinsine, heteroseksüelsen karşı cinse karşı oluyor. Yürümez. Bir eşcinselle heteroseksüelin ilişkisi yürümez. Çünkü heyecan olmaz. Heyecan olmayan bir cinselliğe de katlanılamaz. Şu anda kadın tarafının yaşadığı bu. Çünkü eşcinsel eşin kadından cinsel talepleri, bir erkeğin talepleri gibi değil, bir eşcinselin talepleri. Haklı olarak kadın da bu ilişkide ben neyim, kocam kadın mı erkek mi sorusunu soruyor. Heteroseksüel kadına, eşcinsel erkek itici geliyor artık, hatta tiksindirici. Çünkü doğanın kanunu böyle. Yani cinsel yönelim işte böyle bir şey. İnsanın içinden gelen bir şey. İçinden gelmeyen bir kişiyle de kaldırılabilecek bir şey değildir. Şu anki durumun kadında yarattığı psikolojik olumsuzluk, yani kocasının eşcinselliğini itiraf ettiği durum; kocasının eşcinselliğini öğrenmeden önceki durumdan çok daha travmatik. O zaman şüphe vardı, şimdi altından kalkamadığı ağır bir yük. Ve ben neyapacağım sorusu gerçekten çok büyük bir soru. Ayrılırsa, sebebini çevresine, ailesine nasıl anlatacağı zor bir durum. Dışarıdan bakılınca normal görünen bir evliliğin böyle bir durumu çevreye "nasıl anlatılır?"ı boşverin, anlatılamaz bile. Kim inanır, inanılsa bile nasıl karşılanır, eşcinsel tarafın tepkisi ne derece olur..? Çünkü eşcinselliğin ne olduğu bilinmiyor, bilenler için de namus meselesi bir durum. Heteroseksüel bir kişi için evet çok zor bir durum ama, hiçbir şey eşcinsel bir erkekle evli olmaktan daha zor olamaz. Eşcinsel kocaya göre hiçbir sıkıntının olmaması ve karısına da her şeyin güzel olacağını söylemesi; toplumun kadına değer vermeyen bakış açısının bir uzantısı olsa gerek. Kadın, eşcinsel bir erkeğin neden böyle bir şey yaptığını soruyor. Oysa homofobik bir dünyada, bilmeden eşcinsel erkeklerle evlenen ve mutsuz olan o kadar çok kadın var ki... Bilinçli eşcinsel erkekler kendileriyle barışık oldukları için bırakın heteroseksüel kadınlarla kamuflaj maksadıyla evlenmeyi, homofoik topluma karşı eşcinsel hakları mücadelesi veriyor ama homofobik erkekler toplumsal homofobi sebebiyle eşcinselliklerini gizleyip, hiçbir şekilde öğrenilmemesi için, eşcinselliklerini heteroseksüel evliliklerle kamuflaj ediyor işte. Peki şimdi ne olacak? Böyle bir evliliği devam ettirmek mümkün mü? Bana sosrarsanız, bu durum, homofobiye maruz kalmaktan daha kötü. Bu durum, çok ağır bir psikolojik şiddet. Düşünsenize, midenizin kaldıramadığı bir cinselliği her gece yaşamak... Düşünmek bile istemiyorum! Bu noktada toplumu ne kadar suçlayabiliriz, eşcinselliklerini gizlemek için kadınlarla evlenen eşcinselleri ne kadar ne kadar suçlayabiliriz? Böyle bir ilişki, en önemlisi, kadın tarafında nefreti doğurur! Ve kadını böyle psikolojik bir duruma sokmaya kimsenin hakkı olamaz.

28 Şubat 2022

Kadın kafasında bu evliliği bitirdiği için, önce ailesine durumu açtı, onlar da kadının yanında yer aldığı için, ayrılık sürecine girildi. Burada önemli olan, eşcinsel kocanın sanki hiçbir şey olmamış gibi-yani heteroseksüel bir kadına eşcinsel koca olmak çok da önemli bir şey değilmiş gibi davranıp, evliliğin devam edeceğini umması ve kadının ayrılık kararının geçici olacağına dair söylemlerde bulunması. Aslında eşcinsel koca, heteroseksüel kadının kendisinden kesin kesin ayrılacağını biliyor gibi ama kadının olayı büyütmemesi için kadın suçluymış gibi kadını suçlayıcı söylemlerde bulunması, zeytin yağı gibi üste çıkmaya çalışması, olaylarda kadını suçlayarak kadını suçluluk psikolojisine sokmaya çalışması; kadının olayı büyütmemesi için bir taktik gibi sanki. Bir de çalıştığı iş sebebiyle, bu işte eşcinsel olmayan var mı demesi, başka erkeklerle yattığını kadının tahmin ettiğine dair bir tepki ama bu tepki de zaten başlı başına bir itiraf değil mi zaten. Kendini kurtarmaya ve savunmaya çalışırken, farkında olmadan, kadının çok ihtimal vermediği, eşcinselliğin fiziksel boyutunun yaşanmışlığını da itirafta bulunmuş oluyor. İşin sevindirici tarafı, eşcinsel kocanın bazı eşcinsel kocalar gibi olayı büyütmeyecek gibi görünmesi. Çünkü olayı büyütürse ve eğer eşcinselliği duyulursa, kendisi daha zararlı çıkacak. Kadın çok üzgün. Neden üzgün olduğunu kesitiremiyor. Bence bu acı his, tahminimce olayların kötüye gideceğine dair bir his değil; kocanın eşcinselliğinin ortaya çıkıncaya kadarki süreçteki iyi kötü yaşanmışlıklar ve sonrasındaki hayal kırıklıkları, ne umarken ne bulması, aklının ucundan bile geçmeyen kocanın eşcinsel çıkması durumu ve yola çıkılan yolun yarım kalmasının getirdiği acı bir burukluk... İnsanın anlaşamayarak ayrılmasıyla, insanın hiç bilmediği ve beklemediği bir durum yüzünden ayrılması gerekten çok farklı bir durum. Ve bu durumun, toplumumuzda bir karşılığı, bir açıklaması yok. Çünkü üstü kapalı bir konu; mahkemede ne denilecek, çevreye nasıl bir açıklama yapılacak..? Ama bir şekilde yola devam edilecek. Ama kadın hep korkularıyla yola devam edecek; artık karşısına çıkacak her erkeğe acaba eşcinsel olabilir mi düşüncesiyle yaklaşacak. Cinsellikten soğudum diyor. Kadınlık daha duygusal bir durum olduğu için, gerçekten bence de travmatik bir durum. Ve gerçekten de uzaktan bakılınca milyonda kaşılaşılacak bir durum gibi görünse de, aslında aynı durumdan muzdarip milyonlarca kadın var. Bazı kadınlar bu durumun farkında, bazı kadınlar farkında değil. Homofobi ve de heteroseksist sistem devam ettiği sürece de, eşcinsel erkekler gizlenmeye, öğrenilmemesi için kadınları eşcinselliklerine paravan etmeye devam edeceklerdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder