25 Şubat 2022 Cuma

24 Şubat 2022 facebook notlarım

 İnsanları cinsel yönelimlerinden dolayı farklı görmek ne kadar mantıksızca bir şey. Eşcinselleri, kendilerini transseksüel olarak ifade edenler vesaireyi, bırakın cinsel yönelimleri dışında hiçbir farkı olmayan ve heterosesüellerle benzer şekilde dünyaya gelen canlılar olmasını, bir bitki bir hayvan olsalar bile, vicdan-insanlık falan beklemiyoruz artık, kimsenin onlara ayrımcı davranmaya hakkı yok, olamaz da. Demokrasilerde bu bir suçtur. Eşcinsellik ahlaksızlık veya hiçbir konuda anormal bir durum olmadığı için ve de insanın doğarken getirdiği özelliğine uygun yaşama hakkından dolayı, kıyaslama yapılan aile, din, toplum gibi kültürel kavramlardan üstün bir durumdur. Devletin birimlerinin, toplum ve ailelerin homofobik yaklaşımları, en öncelikli halledilmesi-dur denilmesi gereken konu olduğu için insan haklarının da yazılı olarak derhal devreye girmesi şarttır. Eşcinsellerin, transseksüellerin bilinçsiz yaklaşımları da homofobi veya transfobiyi körüklemektedir. Çünkü LGBTİ'ler şu aşamada, bırakın eşicnsel haklarını, anayasamızda varolan haklarını bile kendi önyargıları ve bilinçsizlikleri yüzünden değişik gerekçelerle kullanmak istemiyorlar. Neymiş, mobbing uygularlar diye öğretmenlik yapmıyormuş. Şu unutulmasın ki, bir LGBTİ bireyin mesleğini icra etmesi, edemiyorsa da bunun için mücadele etmesi, eşinsel hak mücadelesi babında İstanbul'daki Onur Yürüyü'nden kıyaslanamayacak derecede etkili olacaktır. Biz toplumsal yaşamda ne kadar varolabilirsek, haklarımıza da o derecede hızlı ve eşit bir şekilde kavuşabiliriz. Evet homofobi var ama biz LGBTİ'ler bilinçli olmadığımız için, etkili bir ifade gücüne sahip olamıyoruz, dolayısıyla önyargıları yıkamıyoruz. Biz farklı falan değiliz; doğanın varolan normal birer parçasıyız. Buna önce kendimiz inanmalıyız ki inandırıcı olabilelim. Kendimize inanmalıyız ve homofobiye rağmen kendimizi heteroseksüleler gibi gerçekleştirmeye çalışmalıyız. Engeller çıkacaktır elbet ama vazgeçmezsek, kabul edeceklerdir. Ama en başta kendimizi eksik, yanlış görmemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü normaliz, doğalız; yanlış olan homofobi, düzeltilmesi gereken homofobi, cezalandırlması gereken homofobi. LGBTİ'lerin kategorik ve cinsiyetçi varoluş şekillerini de LGBTİ'leri gettolaştırdığı, sınıfçı-ayrımcı heteroseksist ve homofobik sistemi besleyici nitelikte olduğu için tasvip etmiyorum. Heteorseksist ve homofobik sistemi birebir LGBTİ'lerde görmek, eşcinsel hakları mücadelesiyle öyle çok çelişiyor ki... Armağan Çağlayan LGBTİ bireyleri programına konuk ettiği kadar, keşkke kendisi de eşcinsel haklarına inansaydı ve bunun mücadelesini o da Armağan Çağlayan ismi altında da verebilseydi, çorbada bu mamada da tuzu olsaydı...


Aslında hepsi eşcinsel. Tek fark, benim açık ve dürüst olmam!

Eşcinsel olmam beni diğerlerinden eksik kılmıyor. Herkes kadar ben de başarabiliyorum.

Ben bir eşcinselim ama herkes kadar çalıştım, çabaladım, emekli oldum, vergimi veriyorum, askerliğimi yaptım, açıktan da olsa beşinci üniversitemi bu yıl bitireceğim, herkes kadar sosyalim, herkes kadar sorumluluğumun bilincindeyim, herkes kadar hayata katkı sağlama çalışıyorum, ben de hayatı ve yaşamayı seviyorum ve kimseye bir zararım yok.

Beni hangi yüzle, hangi amaçla aşağılayıp, dışlayıp ötekileştiriyorsunuz ki? Yanlış olan ben değilim; sizlerin nefreti ve cahilliği... Bunu bile anlayamayacak kadar aklınız yok mu gerçekten?

Tek bildiğiniz; günah, Lut Kavmi, hastalık, sapıklık gibi kulaktan dolma ahlakçı saçmalıklar; Oysa eşcinsellik doğanın, hatta sizin doğurduğunuz hayatın bir gerçeği.


DÜNYANIN YARI TOPRAĞINA SAHİP OLMALARINA RAĞMEN, GENE DE GÖZLERİ DOYMAYAN MİLLET RUSYA!

Rusya-Ukrayna savaşının nedenleri ve Sırp katliamı ve Hitlerin Polonya'ya saldırmasıyla benzerliği; tamamen ekonomik çıkarlarla alakalıdır. Hitler, Polonya'ya; Sırplar, Bosna Hersek'e nasıl yeraltı zenginlikleri için saldırdıysa, Rusya da aynı şekilde ülkenin ekonomik çıkarları-yeraltı zenginlikleri için Ukrayna'nın güdümünde kalmasını istiyor ve bunun için de bahaneler yaratıp Ukrayna'ya ait Kırım, Lugansk, Donetsk bölgelerinde iç savaş yaratıyor, oraları kendince Ukrayna'dan bağımsız bölgeler olarak tanıyor. Ukrayna'ya söz geçiremeyince de savaş açtı işte. Bunun başka da bir açıklaması yok; gerisi hikaye!


Artık eskisi gibi savaşlarla ülke sınırlarının değişmesi zor. Çünkü küresel bir dünyada yaşadığımız için, hiçbir ülke kendi kafasına göre hareket edemez. Rusya'nın Ukrayna'ta saldırması da, kan dökmekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.


Kendi iç barışını sağlayamayan diktatörler, çareyi kan dökmekte ve savaşlarda arar!


Gerçekten savaş konusunda Rusya ve onu destekleyen Çin dünya üzerinden silinse, belki savaşlar bitebilir.


Vay vay vay vay; Azerbaycan savaşta Ukrayna'ya karşı Rusya'yı destekliyormuş. Geçmişi, Rusya'nın Ermnistan'ın dostu olduğunu, Ermeni katliamlarının arkasında Rusya'nın olduğunu ne çabuk unutmuş. Onu da geçtik, savaş mağduru bir kişi, nasıl saldırgan bir ülkeyi destekler ki? Yarın Türkiye'nin karşısında olursa da hiç şaşmam artık. Bu devirde çıkarın kimdense, dostun o oluyor sanırım.

Ukrayna'ya karşı Rusya'yı ve kan akıtılmasını destekleyen ülkeler; tarih sizi ne unutacak, ne de affedecek! Özellikle sana diyorum Azerbaycan-Aliyev!

Türkiye Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasını reddediyor ama "Her ikisini de dost ülkeler olarak gördüğümüz..." şeklinde bir tabir kullanıyor. Rusya ile yaşadığımız sıkıntıları ne çabuk unuttuk da dost ülke olduk acaba?

5 İLERİ 1 GERİ YAPIP, UCUZLADIK DİYORLAR; AHLAKSIZLAR SİZİ!

Marketçi diyor ki, "Senin aldığım peynir markası fiyatını 55'ten 42 liraya çekti". Ben de "O fırsatçı markaya teşekkürlerimi ilet, sayesinde vegan oldum-süt ürünlerini temiyorum artık, iflas etiğinde haber versin, çelenk göndereceğim!" dedim.

Bütün market zincirleri de iflas ettiğinde, gerçekten bayramım olacak. Piyasayı tamamen ele geçirdiler, istedikleri şekilde fiyat yükseltiyorlar. Zaten markalarla da işbirliği içindeler. Çünkü bütün markalar, her yerde market zincirleri fiyatında satış yapıyorlar. ÇÜnkü hepsi yandaş! Eskiden pazar ucuz diye pazara giderdik, pazarcılar da sisteme dahil olup fırsatçı olmuş.

Bu arada, ne ucuz ise, o gıdayı daha çok tüketiyorum. Son günlerde en ucuz soğan olduğu için, bol bol soğan ağırlıklı yemekler icat ediyorum!

Trans-vestilerin "Ben eşcinselken..." diye başlayan cümleleri, bazı eşcinsellerin "Ben biseksüelken" demeleri gibi bir "şey"!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder