Yaşadığım her kötü olayda önce çok şiddetli öfke duyuyorum. Hayatta tek korktuğum şey, kendimi çok kötü bir davranışa karşı savunurken, can derdine düşüp birini öldürmek ve katil olmak. Çünkü bir tane hayatımız var ve onu yaşamak varken mikropları öldürmek pahasına ondan-yaşamdan vazgeçmek iyi bir şey değil. O yüzden haklarımı savunurken bile ölçüyü kaçırmam. Ağzımdan küfür çıkmaz, kimseyi rencide etmemeye çalışırım. Sadece sesim yükselir, o da volyumu az olduğu için daha çok duyulması adına.
İnsanlara bakıyorum, kısaca kaba saba şeyler. Hür olmayan iradesiz beyinlerine içinde yaşadıkları kültürün varoluş biçimleri empoze edilmiş. Dışa da yansıyor zaten. Elde tesbih sallamalar, kaba saba konuşmalar, efelikler, zorbalıklar... Ve bu, marifet sayılıyor. Çünkü daha güzeli olan aksini bir zayıflık olarak görüyorlar. Hak nedir, doığru nedir, güzel nedir, iyi nedir bilmiyorlar, bilseler de erdemli kavramlar onların varoluş tarzlarına aykırı. Mesela bir sorunu konuşarak çözmek, onlara sanırım çözüm olarak gözükmüyor. Kapasitesiz hasta ruhlu insanlar, zaten güzel-sakin ortam sevmedikleri için mutlaka ortamı bulandırırlar ki, o kötü ruhlarını tatmin etmek için bir pislik yapsınlar. Mesela bu tür insanlara gerçeği, doğruyu anlatırsın ama onlar seni dinlemez, dinlemek istemezler. Onlar şöyle bakıyorlar karşısındakilere. "Sen kimsin, sen kim oluyorsun", "sen doğru olamazsın, sen haklı olamazsın", "ben haklıyım, ben doğruyum", "tek çözüm yolu vardır, şiddet", "çünkü ben güçlüyüm". Bütün bunların toplamı oluyor işte anlattığım tarzdaki insanlar. Bunlar zorbalıklarıyla, yaptığı kötülüklerle, işledikleri suçlarla marifetmiş gibi bir de övünürler, utanmak yerine. Eğer hümanist bir yapınız varsa, bu tür insnalarla karşılaşmanız çok mümkün. Çünkü bu tür insanlar beyinsiz oldukları için akıl ve mantıkla baş edemeyeceklerini bildikleri için, kaba kuvvete başvuracakları için, hümanist insanlar onlar için kaçırılmaz fırsattır. Haksız insanların bildiğ tek şey fiziksel güç yeterliliğidir. Bu da karşı tarafın onlarla bu anlamda mücadele edemeyeceğinden değil, akıllı insanların hayvanlaşamayacağını bildikleri için üzerine giderler. Akıllı insan, aklıyla fiziksel anlamda güçlü olan her tür insanı alt edebilir ama onların hamurunda yoktur ki bu. Ben mesela, bana zarar verenleri bugüne kadar hepsini sinek ezer gibi ezebilirdim. Dedim ya baştan, bir tane hayatımız var ve yaşamak varken bundan vazgeçmek, akıl ve mantığa ters bir şey. Ve ben aptal değilim ki...
Veee, insanların tamamına yakının uygulamada olmasa da düşüncede bu tarz-kötü olması, dünyayı daha az yaşanılır kılıyor (Bu arada dünyada sadece iyi insana vardır, kötü insna vardır; diğer kavramlar, mesela din, cinsiyet kimliği, milliyet, ırk, sınırlar, vesaire hepsi insannaların uydurduğu şeylerdir ve çoık da lüzümlu şeyler değildir.). Tamam, kötü insanlar var ama bir de kötülüklere sessiz kalan, sessizlikleriyle uygulamada kötü olanlara cesaret verdikleri için kötülerden bile daha kötü olan sessiz çoğunluk var. Mesela sana bir şey yapmazlar, belki yapamadıkları için ama düşünceleri uygulamada kötü olanlarla aynı olduğu için, kötülüklere sessiz kalırlar, hatta oh olsun derler, çünkü böylece içlerindeki kötülüğü tatmin ederler. Ve bunlar ikiyüzlü oldukları için güvenini falan kazanır ve arkandan vurdukları için daha tehlikelidirler. İnsanların % 99'u böyle. Eğer içinde yaşadığımız düzen hiçbir şekilde değişmiyorsa, korkulduğu için falan değildir, herkes aynı kafadan olduğu içindir. Sokaklarda insanlar öldürülüyor, mesela kadınlar, ama onları kurtarmak yerine sadece seyrediyorlar, hatta kurtarmak yerine videoya çekiyorlar. Sonra perdeler kapatılıyor bir film izlenmiş gibi, vicdanlar sorgulanmıyor, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlar.
Eğer bu dünyada duyarlı ve sorumluluk bilinci insanlar çok olsaydı, hayat daha yaşanılır olurdu. Şu anda ne yapıyorsunuz, ne düşünüyorsunuz, planlarınız ne? Temel ihtiyaçlar bazında düşünüldüğünden eminim. Çalışılıyor, yeniliyor içiliyor, vesaire, soısyalleşiliyor falan filan, yarın düşünülüyor, gelecek düşünülüyor, ekonomik şeyler düşünülüyorDUR, gibi gibi... Bakınız, duyarlı insanlar psikolojik rahatsızlığı olan insanlar falan değiller. Mesela hayvanseverlerin yalnız insan oldukları ve hayvanlarla kafayı yediği falan düşünülüyor. Yok öyle bir şey. Duyarlılık çok büyük bir sorumluluk ve çok ağır. Mesela ben, o kadar çok isterdim ki, hayvanlar başlarına hiçbir şey gelmeden, insnalara muhtaç olmadna yaşayabilsinler, doğadaki hayvanlardan bahsetmiyorum, şehir hayatındaki sokak hayvanlarından bahsediyorum, o kadar rahatlarım ki böyle bir şey olsa. Çünkü onlara bakmak konusunda yetişemiyor hayvanseverler. Onların karınlarını doyurmak, sağlık ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak çok kolay bir şey değil. Hayavanseverler bunlarla mücadele ederken, bir de işte yukarıda anlattığım, beyinler olmadığı için, kafalarındaki kasetlere kötülük kaydedilmiş insnalarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Siz; vicdanlı, duyarlı insnalarla ilgili, kafanıza göre düşünüebilirsiniz ama durum sadece ve sadece bundan ibaret. Vicdan, duyarlılık, sorumluluk ve yardıma muhtaç olanlara yardım etmekten ibaret her şey. Ve bunu anlamıyor insanlar. Pardon anlamak istemiyorlar. Çünkü anlaşılmayacak bir şey yok.
İnsanlar; sokalara tükürüyorlar, içip içip utanmadan sokaklara kusuyorlar, yeri geliyor duvarlara işiyorlar ama kendilerine bakmadan sokak hayvanlarından rahatsız oluyorlar. Bu kafaları hizaya getirecek tek şey, yasal yaptırımlardır. Bunun başka bir çözümü yoktur. Ama iktidarlar da aynı kafadan oldukları için, hayvanları koruyacak yasayı çıkartmıyorlar. Mesela şu kadar hayvan avlanabilir diye yasa çıkartıyorlar da, hayvanların yaşama hakkıyla ilgili yasa çıkartmıyorlar. Çünkü hayvanlar onlar için bir mal, bir et, insanlara hizmet eden şey işte.
Bakınız... Kadın cinayetleri neden var, savaşlar neden var. İnsana değer verilmediği için. Güçlü olan bencilce bir sadece kendini düşünüyor. İnsanlık evrimsel olarak hala bu aşamada, hala içgüdüleriyle hareket eden bencillik aşamasında, herkes kendini kurtarma derdinde, dünyayı düşünürsek, hepimizi de kurtarmış oluruz düşüncesi daha bilinmiyor. Bir bitki türünün, bir hayvan türünün yok olmasıyla, yaşan zincirinin halkalarının kopacağını ve dünyanın sonunun geleceğini düşünemiyor daha insan. İnsan, daha yaşam denilen şeyin bir bütün olduğunu, insan türünün de bu bütünün sadece bir parçası, hiçbir ayrıcalığının olmadığını bilmiyor. Mesela insanlara anlatsan, deniz yosunları olmasa dünya bir anda yok olup toz bulutuna dönüşeceğini anlatamazsın. Çünkü onlar Tanrı'ya inanıyor ve hayatın bilimsel gerçekleirni asla kaale almıyorlar. Veee dolayısıyla, bencilce oldukları için de, geniş ve uzun vadeli düşünmeyip anı kuratarıyorlar, günü kurtarıyorlar. Biliyorlar ki, içinde yaşadıkları sistem onları koruyacak, varetmeye devam edecek. Eğer insanlık olaylara daha geniş bkabilseydi, daha akıl ve mantık çerçevesinde hareket eder, daha duyarlı ve vicdanlı olur, hayvanları düşünen insan da kadınları öldürmez, savaşmak yerine konuşarak anlaşmayı seçerdi. Okey? Aslında çözüm bu kadar kolay ama eğer çözüme ulaşılmak istenirse.
Dünyayı sevgi kurtaracak derler ya, çok doğrudur. Akıllı insan öldürmek yerine sever çünkü, akıllı insan kendinden önce başkalarını düşünür. Ben mesela keni açlığımı değil, önce çevremdeki hayvanları düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki ben aç kalmam, bir yolunu bulurum ama hayvanlar açlıktan ölebilir. Bu benim umrumda evet, % 99'un umrunda olmasa da. Anlayabiliyor musunuz? Yoksa masal gibi mi geliyor hala anlattıklarım. Eğer anlamak istemiyorsanız, sizde vicdan yok demektir.
***
Homofobinin büyüğü küçüğü olmaz; homofobi, homofobidir. Homofobik sayılmak için illa ki eşcinsel öldürmeniz veya dövmeniz veya eşcinsellere ayrımcılık yapmanız, onları aşağılamanız veya dışlamanız gerekmez. Eşcinsellikten rahatsız olup bunu dile getirmek, dizilerde eşcinselliği istememek, eşcinsel rolü oynamamak, eşcinsel çocuğunun olmasını istememek, aile bireylerinden veya yakınlarından birinin eşcinsel olmasını istememek, vesiare hepsi bunların homofobidir. Homofobi de cehalet işidir. Çünkü varolan ve hiç kimseye zararı olmasının söz konusu bile olmayan bir cinsel yönelime karşıt olmak kadar aptalca bir şey olabilir mi? Kişilerin olumsuz tarafını, cinsel yönelime-eşcinselliğe yüklemeyin. Eğer kişiler üzerinden cinsel yönelimi kötüleyeceksek, o zaman heteroseksüellik çok tehlikeli bir şey sayılmaz mı? Eşcinsellikle ilgili olumsuz iddiaların hepsi de önyargıdır, gerçeklikle hiç alakası yoktur. Çünkü bilimsel hiçbir dayanağı yoktur bu iddiaların.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder