Evet, eğer duyarlı bir yapınız varsa, bilinçliyseniz, mesela hayata bilimsel gözlerle bakıyorsanız, hayvanların insanlar kadar yaşama hakkı olduğuna falan inanıyorsanız, onları kesilmesinin ve yenmesinin çok vicdansızca bir şey olduğunu düşünüyorsanız, onlara yapılanlar sizi en derinden yaralıyorsa falan; kendi başınıza gelenleri de aslında yaşama tutunmak gereği çabucak atlattım falan demek, bir yaşam mücadelesiden başka bir şey değil. Gerçekten hassas biriyseniz, yaşadığınız haksızca davranışlar, muameleler sizi üzüyor. İçinizde bir yerlede durmadan kanamaya devam ediyorç Kendimi kandırmamalıyım bu konuda. Cahilce insanların size yaptığı kötülükler, sebebinin cahillik olduğunu bilmenize rağmen, önlem almazsan başına gelebileceğini tahmin etmen gerektiği halde boş bulunup kendini koruyamadığını düşünmen falan aslında sadece kendini iyileştirme çabası. Dünya böyle, iyisiyle kötüsüyle yaşanıyor demek çok da samimice değil. Sizi bilemem ama ben yoluma hiçbir şey olmamış gibi devam etmeme rağmen, yaşadığım kötülükler, hep "Neden bunlar yaşanıyor, bunu ben haketmedim, bunu yaşamamam gerekiyor..." cümlelerini tekrar ettiriyor bana. Cevaplarını biliyorum ama olmaması için bir şey yapılmıyor. Yani demek istediğim, yaşadığımız cahilce aptal saptal şeyler, mesela yaşadığınız şeylerin homofobiye dayalı olması falan, veya haksızlıklara karşı tepki gösteren bir duruşunuzun olmasından dolayı olmasına rağmen, psikolojinizi olumsuz etkiliyor. Etkilemiyorsa, siz de o cahil insanlardansınız demektir. Duyarlı insanlar hassas oldukları için, yaşadıkları olumsuzlukları ne kadar boşvermeye çalışsa da, ne kadar içinde yaşadıkları sürecin bu olduğunu bilse de, hatta yaşadığı olumsuzlukları mücadelesine itici güç olarak kullansa da, buna takıntı demek de ne kadar doğru olur bilmiyorum, aslında takıntı değil, çünkü insanca yaşama hakkı insanca bir istektir ve insanca yaşayamamak duyarlı insanları üzebilir ve insanca yaşama isteği bir takıntı olamaz, işte insanın haksızca bşına gelen kötülükler mesela bende taammen silinmiyor. Belki dönem dönem içimdeki isyanı iyice kışkırtıyor. Çünkü sinidremiyorsun. Çünkü sen hayatı güzelleştirmeye çalışırken, cahil insanların zorbalığıyla karşılaşıyorsan, bu içe sinidrilecek bir şey değildir. Bu konuda yapmak istediklerimi hep şu zaman, bu zaman diye erteliyorum; bu yüzden belki de hiçbir şey yapamadan geçip gideceğim. Bütün projelerimi 2024'e bıraksam çok mu geç olur? Çünkü önümüzdeki yıldan itibaren tasnif etmeye başlayacağım. Neleri mi anlatacağım öncelikli olarak; homofobiyi anlatacağım, şiddeti anlatacağım, hayvan haklarını anlatacağım, kısacası bugüne kadar yaşadıklarımı ve not ettiklerimi daha derli toplu sunacağım. Erteliyorum; çünkü hayatımı kendimce yaşamayı seviyorum ve bu yüzden bir şeylerin zamanının da olduğuna inanıyorum. Çünkü sosyal yaşam belli bir fiizksel güç sürrecinde mümkün oluyor ve bunun da sekteye uğramasını istemiyorum. Çünkü içinde yaşadığımız süreçteki sisteme güven olur mu sizce?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder