Okuduğunuz, öğrendiğiniz şeylerin aklınızda kalmadığını sanıyorsanız falan, yanılıyorsunuz; Zaten bütün okuduklarımızı satırı satırına aklımızda tutmak zihnimize ağır gelebilir ve yeni şeyler öğrenmemizi zorlaştırabilir. Okuduğumuz, öğrendiğimiz şeylerden işimize yarayacak olanları aklımızda tutar veya öğrendiğimiz şeyler biz farkında olmadan bize bir duruş sağlar, yeri gelince kullanabileceğimiz hazırda verilerdir, vesaire. Bir gün bir sorunla karşılaştığınızda hani pratik şekilde çözümleyici olursunuz ya; işte o daha önce öğrenip de hafızanıza kaydedilen şeylerdir.
Okumuş insanla okumamış insan asla bir olmaz. Sadece konuşmasına bakarak bile anlayabilirsiniz bunu. Bir insanın kelime hazinesi bile onun okumuş mu, cahil mi olduğunu gösterir. Eğer konuşurken kem küm ediyorsa, kendini düzgün bir şekilde ifade edemiyorsa, bu cahillik sonucudur.
Cahil insan okuyup da ne yapacaksın der. Çünkü bilginin önemini bilmiyordur. Bu tür insanlar hayatı temel ihtiyaçlarını gidermekten ibaret sanırlar. Cep telefonu kullanırlar ama bunun okuyan öğrenen insanın icadı deği der, bazı insannalara Tanrı'nın icat ettirdiğini falan düşünür.
Bu tür insanlara laf anlatamazsın. Bildiklerini tekrar eder dururlar. Çünkü senin, onun cahilce düşüncelerini çürütmene bile dikkat etmezler. Yani akıl ve mantık bile yoktur bu tür insnalarda. Çünkü bilgi ile güncelleyerek zinde tutamazlar zihinlerini.
Cahil insanlar dinler tarihini okumuş mudur da dine inanıyordur? Felsefenin, sosyolojinin, fiziğin, kimyanın, biyolojinin ne olduğunu biliyor mudur da, iktidardaki kişilerin dediklerine sessizce inanıp itaat ediyorlardır? Oysa hayatı bir sorgulasalar, neyin ne olduğunu öğrenseler, hayata bakış açıları değişecektir.
Okumayan insan, çözüm üretemez. Kaderci olur, gökyüzünden medet umar, iktidardakilerden medet umar, ve şükreder hep. Ülke sınırının dibindeki insanların bile nasıl insanca yaşadığını gördüğü halde, onlara çamur atar, kendisinin bir kuru ekmeğe muhtaç olma durumuna şükreder. Çünkü daha başkasını bilmiyor ki?
Yıllık 50-100 bin dolar geliri olup da hayatını sorunsuz, sağlık içinde yaşamış, dünyayı gezip görmüş insanlar değillerdir ki. Gerçekten kötü koşullara alışmış insanlar kötü durumlarını normal zannetmeye başlıyorlar. İşin en kötü tarafı, bu insanların bilgili insanları cahil olarak görmeleri. Yani o kadar cahiller anlayacağınız.
Eğer içinde yaşadığınız sistemi kötü buluyorsanız, etrafınızdaki insnalara bakın. Ben milyonluk Denizli'de, hastanelerde, orda burda, kuryuklarda beklerken, hiç kendimden başka elinde kitap okuyarak zamanı değerlendiren insan göremiyorum. Türkiye geneli de böyle. Günümüzde bile insanlar hala, sadece sosyal medya-özelikle facebook aracılığıyla kim ne paylaşmış diye bakıyor, kiminle fingirdeşsem diye arkadaşlık gönderiyor. Yani teknolojiyi bile bilgi amaçlı kullanmıyorlar.
Eğer insanlar körü körüne aynı kişilere oy veriyorsa, bu da onlaırn cahillikleriyle alakalıdır. Cahil toplumlar ne bilgili yönetici çıkartabilirler, ne de bilgili bir yönetici seçerler.
Not: Okumuş insan derken üniversite mezunu olmasından bahsetmiyorum; gerçekten bilgiye inanan ve bilgiyi edinen insandan bahsediyorum ama günümüz koşullarında üniversite mezunlarına bile razıyım!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder