Herkesin yaşam biçimi ve hayata bakış açısı farklı olduğu için hayat biraz tuhaf. Hükümet açıklama yapıyor: "Dolar düştü, zamları geri çekmeyenler hakkında işlem yapılacak.". Hiç samimi gelmiyor. Daha dün zamlar yüzünden sokağa dökülenlere devlet müdahale etmiyor muydu? Vatandaşın tepkisi haksızsa, işletmeler de zamları geri çekin açıklamasına uymayacaktır elbet.
Dün arkadaşın talebi üzerine dışarısı soğuk olduğu için kahvehaneye girdik. Korona kimin umrunda ayol? Ve herkes okeyi dörtlemiş, şakur şukur taş oynuyor. Ortalama hepsi benim yaşımda ama şablona uygun görüntüler. Emekli olmuşlar, kahvehanelerde okey, çay ve sigara ile zaman öldürüyorlar. Zaten insanlar şu hayatta en değerli şeyin zaman olduğunu bir türlü öğrenemediler. Aslında sosyal hayatlarını mahveden, zaman katili olmaları. Bir insan iş hayatından emekli olabilir ama sosyal yaşamdan, aktiviteden, öğrenmekten, hobilerden, toplumsal faydacılıktan, vesaireden emekli olabilir mi? Ben neden dizlerim ağrımasına rağmen spor yapmaktan, tenis oynamaktan vazgeçemiyorum bu karda kışta bile? Haa bi de şu var; öteki olmak için illa ki eşcinsel olman falan şart değil; düzenin dışında bir yaşamın varsa, ötekisindir. Hala daha yaşam boyu öğrenmenin, eğitimin önemini zerre kadar idrak edemiyor insanlar. Bana diyorlar ki, "Bu yaşta hala okuman sana ne kazandıracak, bir şey mi olacaksın?". Sanki siz bir şey yapmayıp, okeye dörtlür olunca bi mok yiyiyorsunuz? Beynin, zihnin çalışmasından daha önemli bir şey olabilir mi? Alzheimer'e gark olun o zaman. Okey de mi beyni çalıştırıyor? O YÜZDEN Mİ 20 SENEDİR GERÇEKLERİ GÖREMİYORSUNUZ?
Sonra kahvenin karşısında "Et ve Balık" kurumunu görüyorum. İçinde ve dışında kuyruk oluşmuş. Tabi ucuz et için ama et ne kadar ucuz olabilir ki; bu koşullarda? Dedim ya, herkesin hayata bakış açısı farklı. Hayat pahalı diye vejeteryan iken vegan da oldum ama hayat pahalılığı bazı insanlarımızı aksine alışverişe kışkırtıyor. Gerçekten marketlerde bazı rafların bomboş kaldığına ben de şahit oldum. Bu önlem mi, görgüsülük mü? Sanki elleirndeki stok tükenmeyecek. Merak etmeyin, bu sömürgeci sistem sizin sırtınızdan para kazandığı sürece (Buna siz izin veriyorsunuz zaten ama göremiyorsunuz!) üretir ve sizi kendine bağlamaktan asla vazgeçmez; Tüketim maddeleri kalmaz diye korkmanıza gerek yok anlayacağınız. Fiyatı da önemli değil; Ucuz da olsa, pahalı da olsa bir şekilde aldırırlar size. Dolar yükselmesi, zamlar, hepsi sistemin birer tuzağı olduğunu görebilseydiniz; şu yaşadığınız sıkıntıların hiçbirini yaşamazdınız. Şuna inanıyorum ki, dolar 5 liraya çekilsin, zamlar bir önceki rakamlara çekilsin, herkes şükredecektir ve aynı siyasi anlayışa oy vermeye devam edecektir insnalar. Kazığı 50 cm. sokup, 5 santim geri çekince bunun adı ne refahdır, ne de vatandaşın düşünülmesidir. Görün artık bunları.
Korona döneminde de "genelev"lerin hepsi kapatılmış. Mmmmm; demek sosyal medyadaki cinsel trafik bu yüzdenmiş!
Şu yaşanılanların hiçbiri omrumda değil; sokak hayvanları zor durumda kalmasa. Çünkü mama fiyatları sürekli artıyor. Aldığım markanın fiyatı 20 günde 100 liradan fazla arttı. Yani 150 liralık 15 kiloluk çuval 305 lira olmuş.
Ama şu bir gerçek; insanlar eğitime önem vermedikçe; ne doğru kararlar alabilirler, ne doğru seçim yapabilirler, ne de görgüsüzlükten vazgeçebilirler. Minimalizm desem, insnalara ne ifade eder acaba? Hayatım boyunca ihtiyacımı ve de birilerine bağımlı olmayı en aza düşürmek için çabaladım. Ve buna muvaffak olmak çok zor bir şey değil. Mesela ben berber nedir, terzi nedir, tamirci nedir hiç bilmem; her şeyimi kendim hallederim. Hiç dışarıda yemek yemem, aldığım kıyafetleir ise ömür boyu giyerim. İnsanın ihtiyacı dışında laf olsun diye alış veriş yapması kadar aptalca bir şe olabilir mi? Terapi olsun diye alış veriş yapanlar var. Bu aptallıktıur, vicdansızlıktır. Sokakta hayvanlar açlıktan ölüyor, gidin onlara mama alın!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder