18
Bugün çok tenis oynadım ve soğuma hareketleri yapmadığım için eve gelirken sağ ayağıma kramp girdi ve sağ ayak parmaklarımın 3. ve 4.sü sanki iple bacağımın içinden çekiliyormuş gibi aşağıya doğru eğrildi, birbirinin üstüne bindi ve hissisleşti. Hemen kaldırıma oturdum, ayakkabımı ve çorabımı çıkardım ve elimle düzeltmeye çalıştım. 10-15 dakika oturdum bacağım uzatarak ve bacağıma gerdirme hareketi, ayak parmaklarıma da masaj yaptım. Ama yoldan geçenler "ne oldu, geçmiş olsun" bile demedi. Sadece mal gibi bakarak geçip gidiyorlardı. Size bir şey söyleyeyim mi; insanlarda vicdan diye bir şey kalmamış. Ben zaten kimseden yardım falan beklemiyordum ki. Eğer ayağım ve bacağım düzelmeseydi, acil servisi arardım telefonla. Bu ülkede insanlara ne inancım kaldı ne de güvencim. Korona'dan gebersinler, dolar da 100 lira olsun isterse.
Eğer işini ciddiyetle yapıyorsan, cıvımayıp magazine prim vermiyorsan, kimse dönüp bakmaz sana. Tuğba Özerk de bunlardan biri...
Linet İsrail'i şoka sokmaya devam ediyor. Biz Lİnet'in dünyanın en güçlü sesleirndne biri olduğunu zaten biliyorduk. Umarım Eurovision'a gider de, bütün dünyaya bunu gösterir.
Çok üzücü. Buna sadece bir sanatçının hazin sonu diyemeyiz; bu, yaşadığımız ülkenin insana bakış açısı, ülkeyi insanlarını düşünere yönetecek yöneticilerin olmaması demektir. Bu ülkede gençken çalışıp geleceğini garanti altına almazsan, sonu kötüdür. Evinin olup emekli maaşının olması bile bu ülkede bir gelcek garamtisi değildir. Aldığın maaş, temel ihtiyaçlarını karşılamıyorsa, nasıl geleceğin garanti altında olabilir ki. Rahat bir yaşam yaşamak için, bu ülkede vicdanlı ve dürüst olmaman gerekir. Kaypak, yalaka ve yandaş olacaksın, rüzgar nereen eserse arkana alaaksın, bencil olacaksın, acımasız olacaksın...
Venezuela'da eskiden iyi kötü bir demokrasimiz vardı. Çok zengin değil ama mutlu ve huzurluyduk. Halk Cumhurbaşkanını seviyordu. Bize istikrar sözü vermişti. Ona güvendik. Yollar, köprüler, hastaneler yapıyordu. Dünyadaki en bütük petrol rezervi bizdeydi. Her şey iyi gidiyordu. Güçkü bir ülke istiyorduk. Sonra referandumla sistemi değiştirdik. Ülkedeki bütün güç başkanda toplanmıştı. Yolsuzluk rekor kırdı. Devletin bütün mallarını varlık fonuna devrettiler. İşler bir anda kötüye gitmeye başladı. Gazetecileri ve karşı çıkanları hapse tıktılar. Başkan hastalanınca yerine halefini seçti. Adam eski bir otobüs şoförüydü. Ülkeyi kafasına göre yönetmeye başladı. Başkanlık sitemi yüüznden kimsenin elinden bir şey gelmedi. Şu anda enflasyon % 700. Hırsızlık aldı başını yürüdü. Çok kötü bir durumdayız. Keşke burada halen parlamenter demokrasi olsaydı. Sevgili Türkler! Büyük bir hata yapıyorsunuz. Bütün gücü bir insamım eline vermeyin. Gelecekte işin ehli olmayanbir insan başa gelip ülkenizi mahvedecek. Referandumda HAYIR diyin.
Haa unutmadan... Gelişmiş demokrasilerde böyle bir özgürlük var. Yoldan geçenlere ilişki teklif edip bunu videoya çekip porno olarak yayınlıyorlar ve böyle tekliflere hiç tepki gösterilmediği gibi çok kabul eden var. Tabi ülkemizde böyle bir şey ahlaksızlık olarak görülür ama işin ehlini bilmeyenlere ülke ekonomisinin teslim edilmesi ahlaksızlık olarak görülmüyor. Yani insanların aç bırakılması ahlaksızlık sayılmıyor. Oysa aç bırakılanlar, bir süre sonra ahlaksızlık olarak görülen para karşılığı ilişkiye mahkum kalabiliyor. Neymiş, asıl ahlaksızlık insanları aç bırakmak! Ama açlıkla halledilmek çok daha ahlaksızca bence.
Ülkemiz coğrafyasına cuk diye oturan bir laf ama insanlar ne okumayı sever, ne de Voltair'den haberi vardır. Başkanlık sitemi iyi dediler, onlar da evet dediler. Şimdi açlıktan bağırıyorlar ama yarın gene benzer seçim yapacaklarındna hiç şüphem yok. Bu ülkenin sorunu dolar, ekonomik başarısızlık değil; Cahillik! CA-HİL-LİK! Ok!? Do you understand?
Dün gece başımı yastığa koyduğum zaman içim acıdı, uyuyamadım. İnsanların vicdansızlığı, akılsız-vicdansız insanların yönetemeyip acımasızca mahvettiği bir ülke ve buna seyirci bir kalabalık ve insanca yaşayamadan bitmek üzere olan bir hayat ve bu kafayla sürüp gidecek bir yaşam silsilesi!
Eskiden soğuktan nefret ederdim ve kış mevsimini hiç ama hiç sevmezdim. Çünkü yaşam koşulları kötüydü ve hayallerim vardı ve baharı beklerdim, bir şeylerin gerçekleşmesi sıcak havalarda daha mümkün sanırdım. Şimdilerde ise soğuk çok iyi geliyor, belki daha az acı hissetmemi sağlıyor ve kış mevsimini ilk defa bu sene çok seviyorum. Üşüyorum ama üşümüyormuşum gibi sanki: çünkü hayalleirm bitti ve soğuk dikkatimi acılardan uzaklaştırıyor galiba.
Hani bu muhafazakarlar şeriatı falan istiyor ya, ilk kimin elleri kesilir sizce?
Geri zekalı yobazın biri diyor ki, "yapılan propagandalar yüzünden kendini eşcinsel olarak tanımlayanların oranı % 20". Ulan geri zekalı, ben köyde doğdum, büyüdüm ve bizim köyde bırak propagandasını, çocukluğumda 70'lerde eşcinsellik nedir onu bile bilmiyorlardı . Ama ben kendimi bildim bileli hem cinsimden hoşlanıyorum.
20
İnsanların insanlara yaptıklarını düşünüyorum da, masum insan yok gibi sanki. En iyi bildiğin insanlar bile bir çok kötülük yapmış veya kötülüğe sebep olmuş. Artık kimseyi övmeyeceğim. Çünkü arka planlarını bilmiyoruz ki. Özellikle insanların yücelttiği güvenmemiz gereken kavramlar çok zalim! İnsanlar kendi başlarına olumsuzluk gelinceye kadar, başkalarının başına gelenlerle de hiç ilgilenmiyor zaten. Güç kavramı sahipleri ne derse, herkes hemen ona inanabiliyor, mağdur insanları hiç düşünmeden hemen karalayabiliyor.
Geri zekalı yobazın biri diyor ki, "yapılan propagandalar yüzünden kendini eşcinsel olarak tanımlayanların oranı % 20". Ulan geri zekalı, ben köyde doğdum, büyüdüm ve bizim köyde bırak propagandasını, çocukluğumda 70'lerde eşcinsellik nedir onu bile bilmiyorlardı . Ama ben kendimi bildim bileli hem cinsimden hoşlanıyorum.
Voleybolun yeni kraliçesi. Adı Arina. Rus ve Fenerbahçe'de oynuyor. Daha 17 yaşında bir lise öğrencisi ama dünyanın en iyi servisçisi, en iyi smaçörü. Bir de o kadar mütevazi ve mahçup ki... Yüzüne bak, yüreğini gör demişler. Arina'ya açık çek verilip, Fenerbahçe'de kendisi ne kadar kalmak isterse, o kadar kalsın. Ama seneye bu kıza eşilk edecek oyuncular alınsın ve şampiyonluklar tatsın ki, Fenerbahçe'de kalmak istesin.
21
İnsanlarla dalga geçiyorlar. Dolar yükselmesi ekonomik bir istikrarsızlıksa, bir gecede 7 lira düşer mi? Sanki zam yapmak için bir bahane. Dolar düştüyse, zamlar da geri çekilsin o zaman. Dolar'ın yükselmesi ucuz tabir edilen Şok, A.101, BİM gibi yandaş market zincirlerinin zam yapmaları için bir oyun muydu?
Dolar'ın yükselmesi ucuz tabir edilen Şok, A.101, BİM gibi yandaş market zincirlerinin zam yapmaları için bir oyun muydu?
Dolar'ın yükselmesi ucuz tabir edilen Şok, A.101, BİM gibi yandaş market zincirlerinin zam yapmaları için bir oyun muydu? Bu filmi daha önce de görmüştük. Son dolar artışı ve zamlardan sonra alış verişi kestim. Kime satacaklarsa satsınlar. Sadece ekmek, kuru fasulye, tarhana, bulgur, yumurta ve yoğurt yiyiyorum, bir de çay içiyorum. Çok sevdiğim peynirden bile vazgeçtim. Tabi bizim milletimizde protesto kafası yok ki. Marketler batmasın diye daha alış veriş bile yaparlar. Gerçek protesto sokağa çıkıp bağırmak değil, birilerine uygulamalı haddini bildirmektir.
Herkes ekonomik bağımsızlığını ilan etsin, kendi üretsin keni yesin. Eskiden market mi vardı; yazın hazırlar, kışın yerdik!
Tüp gaz 225 lira olmuş!
#BuUtançYeterBize
Neden dolar'ın yükselişine ve hayat pahalılığına dur diyemiyoruz; referandumda "evet" diyenler yüzünden! Çünkü her şeye bir kişi karar veriyor artık!
Bütün olumsuzlukların sorumlusu, referandumda tek elden yönetime "evet" diyenler. Yatacak yeriniz yok sizin!
Vejeteryandım, bu gidişle vegan da olacağım; sütü, peyniri, yoğurdu ve yumurtayı da kime satacaklarsa satsınlar!
Dolar düştü diye horon tepenler var ama 128 Milyar Dolar'ı 6.30'dan alıp, 18 TL'den sattıkları söyleniyor!
Dünyada insanlar sanattan-kültürden, spordan bahsediyor, eğleniyor, tatil yapıyor, biz 50 senedir açlık derdindeyiz! Çünkü cahiliz.
22
İktidarın, vatandaşla, kedinin fareyle oynadığı gibi oynadığını hala göremeyen kafalar, nasıl kafalardır acaba, merak ediyorum!
İktidarları acımasız yapan, yönetilen toplulukların cahilliğidir! Nokta. Bunun başka açıklaması yok! YOK!
Bakınız, IQ'unuz yüksek, sayısal zekanız zehir gibi olabilir, üniveriste de bitirmiş olabilirsiniz ama aklı kullanamayıp cahil olmak başka bir şeydir! Anlatabiliyor muyum; doğruyu yanlışı ayırt edememek, kararları uzun vadeli düşünerek alamamak, zaaflarına yenilmek vesaire ve de bunlarda aptalca ısrar etmekten bahsediyorum. İşte bunlar cahilliğe girer, aptallığa girer.
IQ'nuz 200 olacağına, doğru kullanabileceğiniz bi' gıdım aklınız olsun daha iyi!
Zekasını ve yeteneklerini aklıyla birleştiremeyenler veya akıllıca kullanamayanlar çok tehlikeli hale gelebilir.
Eğer hassas bir yapınız varsa, insanların üstüne fazla düşmeyin; çünkü hala evrimini tamamlayamamış bir dünyada yaşıyoruz!
***
Denizli'ye İstanbul'dan PTT ile gönderilen bir kargo paketinin güzergahları... Nevşehir, Kayseri... Daha önceki kargom Afyon'a falan uğramıştı... Bakalım bana gelinceye kadar daha hangi şehirlere uğrayacak..? Lanet olsun böyle bir anlayışa... PTT Kargo Gönderim Süresi Hesaplama Sayfası da çalışmıyor ayrıca. Çünkü tahmini sürede gönderileri teslim edemiyorlar büyük ihtimal. Oysa MNG Kargo siparişleri 24 ssat içersinde teslim ediyor. O yüzden herkese MNG Kargo'yu tavsiye ediyorum. Üstelik PTT ile özel kargolar arasında çok büyük bir fiyat farkı yok ki. Ama sipariş verdiğimiz bazı yerler bize kargo seçeneği sunmadığı için, elimiz mahkum kalıyor istemediğimiz Kargo şirketlerine...
Kargo Değerlendirmelerim...
İnternet üzerinden alışverişlerim genellikle müzik CD'si, kitap ve kedi maması üzerine oluyor. Dolayısıyla kargoların çalışma disiplini çok önem arzediyor. Gerçekten Trendyol, n11, Hepsi Burada veya Gitti Gidiyor gibi aracı inter alış veriş noktaları veya satıcı mağazalarla hiçbir problem yaşanmıyor. Siparişi veriyorsun, akabinde ürünü kargoya hemen aynı gün içersinde veriyorlar. Ne oluyorsa, ondan sonra oluyor. Bazı kargolar 1 gün içersinde teslimat yaparlarken, bazılarınınki 1 haftayı bulabiliyor.
Kargoların değerlendirmesini yapacak olursam...
MNG: Siparişten sonra bir gün içersinde teslimat yapıyor.
Aras Kargo: En azından irtibata geçebiliyorsun, telefona çıkıyorlar, taşıma anında bile kargona ulaşabiliyorsun, müşteriye saygıları var.
Sürat Kargo: Bu kargo da müşteriye saygılı ve teslimatı nasıl istersen öyle yapıyorlar. Yani şubeden alabiliyorsun. Bu çok önemli. Çünkü günlerce evde kargo beklemektense, kendin gidip 10 dakika içinde alabiliyorsun. gerçekten bir kargonun telefına cevap vermesi çok önemli.
Yurtiçi Kargo: En azından PTT'den daha iyi. O da hiç tercih etmeyeceklerimden aslında. Yok yaa, PTT'den daha iyi değil Yurtiçi; onun kadar ciddiyetsiz, ihmalkar, ihlalkar bir kargo şirketi olamaz.
PTT: Evren kimsenin başına vermesin. Paketin bütün Türkiyey'yi turlayıp, sana öyle geliyor. Gelmediği zamanlar da olmuyor değil. En az 3 kargom bana ulaşmadan geri gitmiş ve ben bunu haftalar sonra bana gönderi yapanlardan öğreniyorum.
***
Yılbaşı'na Hristiyan geleneği diye karşı çıkan yobazlara diyeceğim o ki... Eğer bir din seçecek olsaydım, o Hristiyanlık olurdu. Yılbaşı'nı yapay çam ağacı süsleyerek kutlayacağım, bir erkek olarak bereket ve bolluk olsun diye kırmızı kadın külodu giyeceğim ve Yılbaşı'na nasıl girersen, tüm yılın öyle geçermiş ya hani, saat tam 24'te bütün ahlakçılara, yobazlara ve de heteroseksistlere inat, Yılbaşı'na eşcinsel ilişki yaşayarak gireceğim! Ve de hiç alkol almamama rağmen, rakılarla, şaraplarla sarhoş olacağım. "Siz" erkenden saat 10'da yatın emi!
Bazı yobazlar o kadar geri kafalı ki, ataları bir ihtimal Türk olabilir diye, Kızılderili ırkındaki eşcinselliğe bile karşı çıkıyor. Biz orjinal Türküz ve milyonlarca Türk eşcinsel var. Senin beyin kapasiten dar olduğu için bazı gerçekleri almıyorsa, ben ne yapabilirim ki?
Bugün Yurtiçi Kargo Horozlı şubesine gittim, kargomun akşam üzeri şubeye geleceğini öğrendim, kargomu şubeden alma şeklinde onay verdim, çünkü dağıtım hepten problemli, dağıtım merkezini de aradılar ve akşam üzeri kargomun şubeye teslim edileceğini söylediler ama akşam üzeri şubeye gittiğimde, dağıtım merkezinden kargomun gönderilmediğini öğrendim. Bahaneleri hazır; yoğunluk. Yıllardır böyle. Bana ne kardeşim senin yoğunluğundan. İşini aksatmayacak şekilde bir düzenek kur. Ben paramı veriyor muyum sana; o zaman bahane kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü sen bir kişinin veya bir kere aksatmıyorsun ki işini, doğru düzgün bir tane bile iş yapmıyorsun zamanında.
Erkeklerden de hoşlandığını-eşcinsel olduğunu söyledi, karısı da kabul etti ve boşanmadılar! Bunun gibi milyonlarca örnek var. Siz, bütün eşcinsel ilişkiye giren erkeklerin bekar olduğunu mu sanıyorsunuz? Kadınlarla toplumsal baskı sonucu evlenmiş milyonlarca eşcinsel erkek var. Biraz gözünüzü açın ve gerçekleri görün artık!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder