21 Mart 2021 Pazar

20 Mart 2021 facebook notlarım

 Candan Erçetin, müziğimizde bambaşka bir boyuttur. Onun mülemmel kişiliği, saygınlığı, duyarlılığı karşısında çok heyecanlanırım...

Kadın haklarını iptal edebilirler ama hiç merak etmeyin, eşcinsel hakları ve eşcinsel evliliğiyle geri döneceğiz; SABREDİN!

PARKTA SEVİŞEMEZSEK, RÜYALARDA GENE SEVİŞİRİZ!

Doğaya kural dayatmak boşuna. Çünkü herkesin bir yapısı var ve içinden geldiği gibi kendini gerçekleştirmek en doğal hakkı. Sen şöyle olacaksın, ben böyle haklara sahibim demenin kimseye faydası olmaz. Ne bileyim işte son yıllarda muhafazakar iktidarla birlikte, onlar tam tersini aksi iddia etse de, kadınlara ve eşcinsellere baskılar arttı, varolan haklar elleirnden alınmaya devam ediyor. Mesela Onur Yürüyüşleri ve eşcinsel ativiteleri gökkuşağının renklerine kadar yasaklandı, kadını korumak için imzalanan İstanbul Sözleşmesi falan iptal edildi. Herkes iktidarı ele geçirince kendi ideolojisini dayatmaya çalışıyor. Bu akılsızlıktan başka bir şey değil. Ben sen değilim ki, senin gibi istesem de olamam ki; herkes istediği gibi yaşasa, daha faydalı olur. Ne ben senin istediğin gibi olablirim, ne de bunun sana bir faydası olabilir. Bu böyle olmalıdır, şu şöyle olmalıdır diye kültürel bazı dayanaklar gösteriyorlar din gibi, ahlak gibi. Bunlar bağlayıcı unsurlar olamaz. Çünkü insan hakları bir gerçektir, birilerinin ideolojileriyle şekillendirilemez, geri tepecektir. İnsanlar yapılarına uygun yaşamaktan vazgeçemezler; bünye, doğa buna izin vermez; Baskıyı, nefreti, hiddeti, şiddeti ve kavgayı doğurur. Kavgaların sebebinin bu olduğunu unutmayın. Benim haklarımı elimden almaya ben ne kadar sessiz kalabilirim ki? Tınlamam ki sizin dayatmalarınızı. Öyle veya böyle yaşarım kendimi, gerçekleştiririm. Son dönemlerde parklardaki eşcinsellerin falan çok takipçisi olmaya başladı güvenlik güçleri. Eşcinsellere baskıyla ne geçiyor elinize; daha ahlaklı mı olduğunuzu sanıyorsunuz? İletişim veya ilişki kuran eşcinelelri karakola götürünce ne daha ahlaklı olunuyor, ne de demokrasi hanenize puan yazıyorlar. Bu insanlar homofobik bir toplumda, kendilerini özgürce gerçekleştirmeyince elbette alternatif yoıllar arayacaklardır. İletişim çağında sizin baskılarınız bir noktaya kadar olabilir. Aç fare ambar deler derler. Canlı da temel ihjtiyaçlarını gerçekleştirecek bir yol bulur mutlaka. Haa, zarar görmez mi, görür; bu da sizin ayıbınız; mağdur olanların değil. Muhafazakar etmenlere rağmen eşcinselliğimi öyle güzel yaşadım ki; ağzınız açık kalır. Siz sadece kötü insan olduğunuzla kaldınız ama ben kendimi dolu dolu gönlümce yaşadım. Ve benden çok demokrasi adına siz kaybettiniz.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN İPTAL EDİLMESİNİN NEDENİ KADINLARDIR!

Kadınlar İstanbul Sözleşmesi iptal edildi diye üzülmek yerine, kadın hakları ve eşitliğini uygulamada hayata geçirsinler. Erkeğin soyadını almasınlar, istemeyince çocuk doğurmasınlar, çalışma hayatlarına devam etsinler, evde çamaşır bulaşık yıkamasınlar, özgürce yaşamaya devam edip erkeklere müdahale ettirmesinler, ne bileyim nikah falan kıydırmasınlar, beraber olacakları kişilerin sabıka raporunu istesinler, çevresine sorup da öyle birlikte olsunlar, bakireliği ve namus kavramını tamamen yok saysınlar, vesaire. İstanbul Sözleşmesi iptal ediliyorsa, bunun sorumlusu erkekler gibi düşünen kadınların çokluğudur. Mesela dövüş sporlarını öğrenin, dayak yiyeceğinize kendinizi savunun... Bir kere kötü muamelesini gördüğünüz erkeği hyatınızdan çıkarın. Eğer çıkmıyorsa, defalarca şans verdiğinizdendir. Erkeklere ikinci bir şansı vermeye bile gelmez. Çevremdeki elenmeyen ve erkeklerin kölesi olmayan kadınlara bakıyorum da, o kadar mutlular ki; erkeklerin kölesi olmuyorlar...

Bugün İstanbul Sözleşmesinin iptaliyle, siyasi anlamda Türkiye'nin Avrupa ile bağlarını kopardığı gündür. Bu tarihi bir kenara not edin. Eğer iktidar değişmez ise, özgürlüklerin tam anlamıyla bittiği günün bşlangıç tarihi olarak kabul edersiniz... Bugünden itibaren korkabilirsiniz artık... Çünkü kadınları şiddetten ve cinayetten koruyacak olan bir sözleşmeyi iptal etmek insanlık tarihinde alınabilecek en kötü kararlardan birdir. Avrupalılar geri zekalı mı da bu sözleşmeyi kabul ediyorlar? Avrupa neden medeni ve ileri, biz neden ilkel ve geriyiz diye soruyorsanız, bunun cevapı insan haklarıdır. Evet Türkiye'de insan hakları yoktur, varolanlar da bir bir kaldırılıyor.

Bu gidişle gün gelecek kadınlar siyaset ve iş dünyasında yer alamayacak, nasıl dansözler yasaklandıysa, kadınların şarkı söylemesi bile yasaklanacak. Hatta kadınların tecavüze uğradıklarını ispat etmeleri için, erkek şahit zorunluluğu getirilecek!!! Hiçbir erkek de buna şahit olmayacağı için, artık tamamen savunmasız hale gelecekler.

İstanbul Sözleşmesi'nin geri kazanmanın tek yolu var; Seçim zamanındaki oy, oy, oy!

Eşcinsellerden, EYT'lerden, kadınlardan ve öğrencilerden AKP'ye oy yok. AKP kaybedecek!

AKP döneminde en çok zarar görenler eşcinseller, kadınlar, EYT'ler ve öğrenciler... Kaybetme zamanı AKP'de!

İstanbul Sözleşmesi'nden çekilinme sebebi, eşcinselliği olumladığı içinmiş. Eşcinsel kadar çığ düşsün başınıza!

İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkılmasının sebebinin eşicinsellik olduğunun bahane olduğunu elbette biliyorum. Eşcinsellik kelimesi geçince söz hakkı doğuyor ve ben de fırsattan istifade dile geliyorum. Onların derdi, halkı din ve ahlak gibi, aile gibi hassas noktalarından vurarak iktidarda kalmak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder