Bazı erkeklere yaş almak ne kadar yakışıyor. Turgay Başyayla'yı bir yemek programının sunucusu olarak görünce tanıyamadım. Kim bu karizmatik adam oldum. Turgay Başyayla imiş. Gerçekten belli bir yaştan sonra insanın saçı başı, kemiği dokusu, rengi vesaire rayına oturup daha hoş oluyor...
İkizler burcunun en büyük sorunu güven sorunudur. Birine güvenmiyorsa, zaaflarına bile yenilmez. Güvenmediği insanlarla asla muhatap bile olmaz İkizler burcu. Kendisi çok güvenilir olduğu için, karşısında güvenle ilgili en küçük bir pürüz görürse, uzaklaşır o kişiden; sonra da kendini korumak adına yaptığı bu hareketten dolayı adı güvensize çıkar. İkizler'de etkiye bir tepki vardır ama bunu açıklama ihtiyacı bile hissetmez; uzaklaşarak verir tepkisini. Çünkü İkizler için zaman değerlidir. Vakit harcayamaz, moral bozamaz. Haa, eğer canınız kavga istiyorsa, olay karakolda biter! Okey? Hani yüzleşme olayı falan vardır yaa; İkizler için bu çok aptalcadır. İkizler haklıysa haklıdır, haksızsa da zeytinyağı gibi üste çıkmaz. Çünkü İkizler'de ego yoktur. O yüzden İkizler ile uğraşmayın! Onun pozitif dünyasında, sizin negatif elektiriğinizin akımına izin yoktur.Okkey?!
İyi düşünün... Biz Mabel Matiz, Gaye Su Akyol, Melike Şahin gibi birbirine yakın etnik tarzda müzik yapan şarkıcıları niye çok seivyoruz? Çünkü arabesk diyebileceğimiz, bizi sarmalayan orient melodileri var şarkılarının. Bunu modern bir şekilde bas gitarlarla falan aranje edince, tabii daha kaliteli oluyor. Yoksa aslında yeni beste falan yok diyebilirim; genelde şarkılar aynı ölçüler içersinde dönüyor; sadece sözler değişiyor, biraz da düzenlemelerle farklılaştırılıyor... Ama bir Kalben'i bunlardan farklı tutuyorum.
Bu şarkıyı duyduğum zaman, olamaz böyle bir şey dedim. Yani dünya standartlarında bir şarkı ve yorumdu... ÖZELLİKLE NAKARAT BÖLÜMÜ BENİ MAHVEDER!
Teoman'a bakınca sert yapısının arkasında bir pamuk tarlası veya bulut kütlesi, erkeksi görüntüsünün aksine bir kadın görürüm! Teoman'ın yansıması, bu zıtlıkların çatışmasıdır hep! Ama bu sanata dönüşür!
TÜRİYE'DEKİ MÜZİK ANLAYIŞI...
Murat Boz ilk bir Nil Karaibrahimgil şarkısıyla çıkınca umutlanmıştım. Ondan sonra uzaklaştım ondan. Çünkü hiçbir şarkısını sevmedim artık. Zerre kadar bile dinlemiyorum. Beni çeken tarafı, homoerotik oluşuydu; o da eskiden. O da doğallığını yitirdi. Takipçi sayısına baktım, 11 milyon. Teoman'ın ise 250 bin. Müziğimiz çok ilerlemiş değil mi?
Müslüm Gürses'in popçuların söyldiği şarkıları yorumladığı albüme bir şey diyemem ama sadece bu albüm üzerinden değerlendirmek doğru olmaz. Bir de bir sanatçıyı sevip sevmemek göreceli bir kavram. Ama Müslüm Grses'e kadar o kadar çok iyi ses ve yorumlar var ki; belki de bu kültüre çok uyduğu için bu kadar sevildi ama Müslüm Gürses'in olmaması, benim için müzikten bir şey eksiltmez. Hatta Bülent Ortaçgil de bir şey ifade etmiyor bana yorumculuk konusunda. Ben konuşur gibi şarkıcılığı sevmiyorum. Öyle olsaydı, herkesi şarkıcı sayardık. Ben nağme yapan gırtlak şarkıcılığını seviyorum. batının düz gırtlağını da çok sevmiyorum. Konuşur gibi -resitatif şarkıcılık bana göre şarkıcılık değildir. Raperlık da şarkıcılık değildir. Bu tür şarkıcılığı sevenler dinlemeye devam etsinler. Ben Neşe Karaböcek varken, niye Mülüm Gürses dinleyeyim ki, veya Nükhet Duru varken, veya Edip Akbayram varken, Barış Manço varken... Ben Özdemir Erdoğan'ı da şarkıcı olarak görmüyorum. Zorlama bir sesi var; şelale gibi akmıyor... Hele Alpay'ın sesinden çok itilirim. Niye şarkıcı olmuş ki?
BACAĞI KIRILAN BİR KEDİYE BİN LİRA MASRAF EDER MİSİNİZ?
Ben iyi insan falan sayılmam. Tamam, ihtiyacı olanlar için elimden geleni yapıyorum ama özellikle kediler için imkanlarını çok çok aşan yardımlar yapan insanlar var. Nice varsıl insan var hayvanlar için kılını bile kıpırdatmayan ama nice yoksul insan da var varını yoğunu hayvanlar için harcayan. Size bir şey soracağım. Sokakta topallayan ve tedaviye ihtiyacı olan bir kedi görseniz ne yaparsınız? 1000 lira masraf edip iyileştirme çabasına girer misiniz? Elinizi vicdanınıza koyarak söyleyin. Veya kendinizi test edin; hadi sokak kedilerine mama dağıtan hayvanseverlere bin liralık yardım edin. Eder misiniz? Ben etmeyeceğinizden çok eminim. Sen ediyor musun diye sorabilirsiniz; evet ben varımı yoğumu ortaya koyuyorum; kendim yemiyorum, onlara yediyorum; bunu övünmek için söylemiyorum; ibret olsun siye söylüyorum. Bir öğretmen ablamız var. Bence o bir Melek. Özellikle şeytan insnaların bolca yaşadığı bir dünyada melek. Kendi mahallesi dışında eski mahallesindeki kedilere de bakan bir melek. Üşenmeden her akşam eski mahallesine gelip kedileriyle ilgilenen bir melek. Kendi mahallesindeki sokak kedilerinden birinin kırılan bacağına 750 lira masraf ederek alçıya aldırmış. Ve borçları hep kediler yüzünden veterinerlere. Nerde bu vicdanlılar? İlk başta yanıbaşındaki gerçekten fiizksel olarak ihtiyacı olanlara yardım edeceksin. Bence bu daha kutsal, maneviyatı daha tatmin edici. Her zaman diyorum; insanlarda vicdan falan yok; alkolünü, sigarasını içerler, mıçarlar ama bir hayvana yardım et desen etmezler. İnsanlar gerçekten sözde; gerçekte yoklar benim için...
Ben dünyayılıları sevemedim bir türlü. Ayşegül öğretmen sırf sokak kedilerine baıyor diye mahalle baskısıyla evsahibi tarafından evinden çıkartıldı. Ve eski mahalleisne gelip kedilere bakmaya ediyor ama mahalleden bazı kişiler, kedilere bakmasın diye, hala kedilerin mamalarını ve sularını çöpe atmaya devam ediyorlar. Lütfen bana dünyalıların insanlığından falan bahsetmeyin. Gerçekleri sadece benim bilmem bile yeterli. Tabi, lütfen iyi insanlar üzerlerine alınmasın. Mahallemizde onlardan da bolca var. Sözüm vicdansızlara... Çocuklarının rızkından ayırıp, sokak hayvanları için bütün varını yoğunu ortya koyan bu melek kadına locaman bir alkış... Umarım birilerine örmnek olur. Burdan söz veriyorum. Bir gün param olursa, ona ev alıp hediye edeceğim...
Bir gün çok param olursa, kediler için kocaman bir çifftlik kuracağım... Ama vicdan ve para ters orantılı!
BRAVO TUĞÇE!
Tuğçe Tayfur'un hayata balış açısını takdirediyorum. Gazetecinin "beraber olduğunuzun kişinin evli olduğunu biliyor muydunuz, sizin yüzünüzden ayrıldığı söyleniyor..." sorusuna, "ben kimseyi zorla kolundan tutup getirmedim, zorla da turmuyorum. Gitmek istiyorsa gidebilir."şeklinde. Ahlakçı Seren Serengil tabi burada hemen devreye giriyor...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder