Ölmeden önce görmek istediğim dünya; ülke sınırlarının olmadığı, insanların kendilerini milliyet veya cinsiyet olarak tanımlamadığı, dinin miyadını doldurmuş olduğu, sadece bilimsel bilgiye ve doğanın gerçeklerine inanıldığı, hak-hukuk ve insan haklarının hiçbir şey ile kıyaslanamayacak şekilde üstün olduğu, herkesin eşit ve özgür olduğu, kimsenin ötekileştirilmediği, bir baş tarafındna yönetilmeden herkesin kurallara uyduğu, vicdan-insnalık seviyesinin en üst noktaya ulaştığı bir dünya...
"İyilikten maraz doğar" sözü bilinç düzeyi düşük toplumlar için çok geçerli bir sözdür. Siz, topluluk için bir şeyler yapmaya çalışırsınız, ama sizin iyi niyetiniz ve nezaketiniz haklarınız elinizden alınacak şekilde size zarar verebilir. Siz yapmaya çalışırsınız, onlar bozmaya çalışır. Siz nezaketen paylaşımcı olmaya çaşırsınız ama onlar sizin paylaştığınız hakkınızı sahiplenmeye çalışırlar. Sonra bir de sizi yalancı çıkartıp altetmeye çalışırlar, ardından da düşman olurlar. Neden; çünkü onların beyinleri paylaşımcı güzelliğe değil, yıkıcı nefrete programlanmış. Geri kalmış toplumlarda gerçek anlamda samimiyet yoktur; sadece göstermelik bir samimiyet vardır. Çok kısa bir süre sonra maskeler düşer, gerçek yüzler görünür. Peki ne yapacağız; biz de mi bu dar kapasitelelerin sistemine uyacağız; hayır. Sadece gerçekleri çatır çatır söyleyerek uyarıda bulunacağız, hadlerini bildireceğiz. Hadlerini bildirmek siiz saygısız yapmaz çünkü. Siz gerçekseniz eğer, onların kendinilerini haklı gösterme çabaları, kişiliklerini ortaya koyacağı için, bu tür kişilikler ne kadar toplumun alıştığı bir şey olsa da, kötü olmaktan kendini kurtaramayacaktır. Tabi sizin iyiniyetiniz sizi salak yerine koydurabilir ama bu sizi salak yapmaz, korkmayın. Çıkarlara ters düştüğü için iyi niyetli ve faydacı çabalarınız belki takdir edilmeyecektir ama burada önemli olan iyi niyetli bir şekilde bir şey yapmak, bunu hayata geçirme çabasıdır.
Geri kalmışlığının sebebi iktidarlar değildir; toplumun ta kendisidir. Çünkü iktidarları oraya koyan da, yaşatan da toplumdur!
YANLIŞLARA SESSİZ KALMAK, YANLIŞ YAPMAKTAN DAHA TEHLİKELİDİR.
İktidarları başa getiren siz olmayabilirsiniz ama hiç muhalif oldunuz mu, itiraz ettiniz mi yanlışlara?; yoksa yanlış seçim yapanlardan bir farkınız olmaz ki. Yanlışları istemeyen % 49 kesimin, eğer muhalif olmazlarsa, % 51'lik iktidar tarafından bir farkı yoktur. Hatta renklerini belli etmedikleri için, yanlışlara daha bir cesaret verdikleri-%51'lik kesimden zannedilebilecekleri için, çok daha kötü bir şeydir. O yüzden ben bir şey yapmadım diyip, işin içinden sıyrılamazsınız; hiçbir şey yapmamak, bazen kötü bir şey yapanlardan bile daha başa beladır.
"6 Mart Dünya Dua Günü"ymüş ve Pandemi-virüs salgını için dua etmişler. "Doğa" kendini gerçekleştirirken "sizin Tanrılarınız"ı devre dışı bırakacağı için dua falan dinlemez. En güzel dua, bilimsel gerçeklere göre yaşayıp, önlemini almaktır. Artık 21. yüzyılda kaderci anlayışlardan kurtulalım.
Arkadaşlık teklif edenler, sizin hayata balış açınıza ters ise, hemen engeli basın. Çünkü facebook engelleri bunlar yüzünden! Çünkü sizi şikayet ediyorlar. Bende ekli kaç tane homofobik ve şeriatçı virüs var bilmiyorum!
Bende ekli olan eşcinsel bir erkek psikolog ve onun iyileştirdiğini söyleyen eşcinseller vardı, sonra eşcinselliğe karşı çıkan ve eşcinselliği hastalıkmış gibi tedavi edilmesi için mücadele edeceğini, kendisinin eşcinsel olduğunu ama tedavi ettirerek düzeldiğini söyleyen ve siyasete atılmaya çalışan birisi vardı. Sürekli bana yazıyorlardı, eşcinselliğin düzeltilecek bir hastalık olduğunu falan. Bıktırdılar, yıldırdılar. Bunları ne kadar engellemeye çalıştıysam, hep sayfama sızmaya çalıştılar, hala da sızmaya çalışıyorlar. Eşcinsellik hastalık değil ama homofobi bir hastalıktır. En güzel örneği de eşcinselliğiyle barışamamış eşcinseller. Bunların tedavisi de eşcinsellikten kurtulmak şeklinde değil, eşcinsellikleriyle barışmak şeklinde olacaktır elbet. Çünkü tıbbi anlamda eşcinselliğin bir tedavisi olamaz; çünkü eşcinsellik hastalık tanımına uymamaktadır. Ama görüyorum ki bir çok eşcisnel dua ile, din yoluyla kendi kendine baskı uygulayarak eşcinselliğinden kurtulmaya çalışıyor. Çünkü günah ve Tanrı kavramları üzerinden cinsel yönelimiyle barışamamış eşcinsellerin, tedavi edeceğiz diye cebinden para çekmeye çalışan şarlatanlar var.
Pop Müziğimizde hak ettiği yere gelemediği için üzüldüğüm bir numaralı kız, Gülçün Ergül'dür. Çünkü bu ülkeden çıkan en güçlü seslerden birdir. Bu ülkede şarkılarını kendisi yazıp besteleyen ve bu kadar güzel dans edebilen, bu kadar esnek ve estetik fiziği olan başka bir sanatçı da yoktur. Shakira'dan bile kat be kat daha iyidir bence, hatta Shakira kimdir onun yanında? Ama o kadar mütevazi ki Gülçin... Şimdi Gülçin Ergül, Aleyna Tilki'den falan çok mu eksik bir sanatçı; Hayır 50 kat daha iyi... Gülçin Ergül'ün soul gırtlağı ve İngilizce telaffuzu uluslararası niteliktedir. Yabancı şarkıcıların şarkılarını, orjinallerinden daha iyi seslendirebilmektedir.
Bu şarkı ile Camilo Cabella dünya listelerinde bir numara oldu; oysa Gülçin Ergül şarkıyı ondan daha güzel söyledi...
Gülçin Ergül, dünyanın bütün sanatçılarıyla aşık atabilecek bir kapasitededir...
Caz'ın en önemli isimlerinden Etta James şarkısı söyleyebilmek çok büyük cesaret işidir...
Arabesk mi dediniz; Gülçin için bir çocuk oyuncağıdır bu tarzı söylemek. Hem de modernleştirerek... Bu ülkede yapılmış en modern Arabesk albümü Gülçin Ergül'ün yaptığıdır...
Aşağıda Gülçin Ergül ile yaptığım paylaşımların amacı, çıkaracağı İngilizce albümünün mutluluğu içindi...
Kedisi Dudi ile...
Azerbaycan şarkıları Türkiye'de çok dinleniyor. Şebnem Tovuzlu özellikle Türkiye'de çok seviliyor. "Hastayım" şarkısı 42 milyon tıklanmış...
Karahan Çantay da eşcinselmiş ya... Tahmin ettiklerimin hepsi eşcinsel büyük ihtimal. Aşık olduğum erkek oyuncu da... E...
Heteroseksist bir toplumda erkeklerin heteroseksüel ilişki yaşaması, onların eşcinsel olmadığını göstermez!
Belki de Küçük İskender'in savı doğrudur; aslolan eşcinsellik, heteroseksüel ilişki çocuk yapmak içindir!
Erkek egemen ve homofobik toplumda yaşamasaydık, belki homoseksist bir toplumda yaşıyor olabilirdik!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder