28 Kasım 2020 Cumartesi

27 Kasım 2020 facebook notlarım

27 Kasım 2020  Bu albüm CD olarak da basılacaktı ama zaman değişiyor, müzik platformları değişiyor, müzik anlayışı değişiyor ve dolayısıyla bu durum kalitenin, iyi müziğin, gerçek sanatçının, gerçek sanatseverlerin, arşivin-arşivciliğin, vesairenin öncelik hakkını gaspediyor. Buna da şükür. En azından temiz bir ses kaydıyla bu şarkılara tekrar ulaşabilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Hakan Eren'e sonsuz teşekkürlerimizle... Bazı mecralarda bu albüm eleştirilir falan ama oysa her bir şarkısı bana göre çok değerli. Nükhet Duru adaptasyon şarkıları bile Nükhet Duru'laştırıyor... İspanyol Meyhanesi, Beni Kör Kuyularda ve Güneşten Bir Parça, özellikle Ne Yazık, hatta Yalan Sözlerle Nükhet Duru'nun altın klasiklerindendir. En az 5 tane klasik çıkaran bir albüm nasıl olumsuz eleştirilir, o da ayrı bir kafa..

Bugün çok mutluyuz. Neden? Nükhet Duru'nun her daim yeni kalacak ve sonsuzluğa miras bıraktığı çalışmalarından "Her Şey Yeni" albümü tertemiz ses kaydıyla, dijital platformlarda da olsa piyasaya sürüldü. Dinleyin dinleyin, kendinize sanat adına, müzik adına bir şeyler katın.

Burnumu çok seviyorum. O kemer var ya o kemer, beni ben yapan fiziksel bir karakteristik! Şimdi ben burun ameliyatı olsam, ben, ben olmaktan çıkmayacak mıyım? Her türlü bedensel müdahaleye karşıyım, yaptıranlardan da bana ne?

ACRON'UN PSİKOLOJİK BOZUKLUĞUNUN SEVİYESİ NE ACABA?

TRUMP, NE OLUR MACRON'U DA GÖTÜR GİDERKEN!

Fransa, ne acayip bir ülkesin sen... Karabağ'ın Azerbaycan toprağı olduğunu Birleşmiş Milletler dahil bütün dünya kabul etmişken, sen hangi zeka ile Karabağ'ı bağımsız ülke ilan ediyorsun? Ermenistan'ın işgal ettiği toprakları, Azerbaycan savaşarak geri kazanmadı mı? Erdoğan'a ilk defa hak veriyorum. Gerçekten Fransa Cumhurbaşkanı sıradan bir hasta değil, ağır bir vaka. Sen eğer demokratik bir Avrupa ülkesiysen, gerçekleri bilmek ve ona göre davranmak zorundasın. Bu çağda aynı dindeniz veya diasporadan oy gelecek diye tutarsız olmak da neyin nesi?

1.5 yaşındaki çocuğunun vücudunu jiletleyerek, ölmesi için çamaşır suyu enjekte etmiş. Böyle insanlara ömür boyu hapis yeterli midir sizce? Zaten ömür boyu hapis falan verilmemiş. 14-20 yıl arası ceza tartışılıyor. Bana sorarsanız idam edilmeli, çünkü bunlar ne hapisle, ne de tedaviyle iflah olur. Kadının çocuğuna böyle davranmasının sebebi, çocuğuna ısınamamaış olmasıymış. Nasıl bir kafa bu? İnsan kendi dötünden çıkan çocuğa ısınamıyorsa, yaşamaya da hakkı olamaz. Çocuk doğurmasaydın, kendini kısırlaştırsaydın o zaman. Haa, bu arada cezai ehiyeti falan yokmuş bu kadının, akıl sağlığı yerinde anlayacağınız...

Gebersin hız yapanlar! Ama kimseye çarpmadan, başka ölümlere sebep olmadan...

Bugün bir otomobil viraj alarak hızla ana caddeye çıktı. Camlar açık, müzik son ses, yanındaki kız elinde cep telefonu, saçlarını savurarak "heyyaaaa" modunda. O anda bin tonluk balyozu indirevereceksin tepelerinden, cırk diye eziliverecekler.

Hiç kimsenin hız yapmaya hakkı olamaz. Hız yapanların ehliyetini ömür boyu ellerinden alacaksın. Çünkü KEDİerin yaşama hakkı her şeyden değerlidir. İnsanların trafik kazasına kurban gitmeleri umrumda bile değil. Ehliyet alacak kadar akılları varsa, hız yapınca kaza yapıp birilerini öldürebileceklerini veya kendilerinin ölebileceğini düşünmeleri geekmez mi? Demek ki hasta bu insanlar ki tutarsız davranıyorlar; hasta insnaların da ehlieytlerinin süresiz ellerinden alınması gerekir.

SİZİ BİR TESTE SOKMAK İSTİYORUM!

Hızlı araç kullanmak, kazaya sebep olur ve KEDİler ölür. Bunu anlamak zor mu? O yüzden hız yapmaya özendirebileceği ve otomobil yarışları spor olmadığı için yasaklanmalıdır. Dizilerde veya filmlerde bırakın şiddeti, bir tokat sahnesinin bile olmaması gerekir. Çünkü şiddet de özendirebilir insanları. Biliyorum ki tv ve sinemalarda şiddetle beslenen geniiiiiiş bir kitle var. Dizi ve filmlerde bol bol eşcinsel sahneler yer almalıdır. Çünkü eşcinsellik düşünüldüğü gibi özenilerek olunan bir şey değil, doğuştandır. Ayrıca sevişmek güzel bir şeydir ve insnalar sevişmeye özendirilmelidir ama dövüşmek güzel bir şey değildir! Bu anlattıklarım % 100 mantıklı ve anaokul çocuklarının bile anlayabileceği düzeydedir. Anlayamayan var mı?

NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

NİYE?

Son yıllarda sigara içme yaşı iyice düştü sanırım. Erkek veya kız farketmeksizin 15 yaş altı o kadar çok çocuk varki sigara içen, hemde sokakta savura savura. Tabi haklısınız, çocuğunuz ibne-top olacağına, sigara içsin daha iyi değil mi? Bir aile vardı, çocuklarının eşcinselliği bırakması için, her türlü kötü alışkanlığına razı geliyorlardı; Sigara içsin, alkol alsın, kavga etsin, karakolluk olsun...

1. Sigara içerek erkek olunmaz.

2. Sigara içerek bağımsızlık kazanılmaz, birey olunmaz.

3. Sigara içerek büyünülmez, yetişkin olunmaz.

4. Sigara içerek sosyal olunmaz

5. Sigara içerek özgüvenli olunmaz.

6. Sigara içerek dertlerden kurtulunmaz.

7. Sigara içerek kafa tutulmaz, asi olunmaz.,

8. Sigara içerek kişilik tamamlanmaz.

9. Sigara içerek ortama uyulmaz.

10. Sigara içerek KEYİFli olunmaz.

11. Sigara içerek havalı olunmaz.

12. Sigara bir akseuar değildir.

Daha sayayım mı?

Peki niye sigara içiyorsunuz? Aynı şekide niye alkol alıyorsunuz, niye uyuşturucu kullanıyorsunuz? Haa, niye? NİYE DİYORUM, NİYE?!!! NİYE!

Sana ne diyorsanız, ben de geberin o zaman diyorum!

Ben hiç sigara içmedim, çünkü acı bir dumanı niye içime çekeyim ki; geri zekalı mıyım ben? Yukarıdaki saydıklarıma deva olmayacağını bilecek kadar da aklım var!

Babası ateist olan Öykü Gürman, ateist birinin vicdanlı ve merhametli olamayacağını söylemiş. Oysa bana göre tam tersi. İnançlı insanlar, bir bilinmezle yargılanmayacaklarını bilip, daha adaletsiz oluyorlar, oysa inançsız insanların en büyük sulh oldukları yer vicdanları olduğu için, daha adaletli oluyorlar, adaleti yukarıya havale etmek yerine, reel olarak yargılanmayı tercih ediyorlar. Ayrıca inançlı insanlar, daha doğal ve samimi olmasına rağmen inançsızlara daha çok atfedilem mantıklı olmaktan rahatsız oluyorlar; istiyorlar ki, toplumsal kültür ve yaşam biçimi, gösteriş üzerine kurulsa da, o şekilde davranılsın. Ben inançsız insnaları her zaman daha içten ve asil bulmuşumdur. O yüzden sevmiyorum abartılı ve göstermelik davranışları; Mesela bir yakınları ölür, kendilerini yerden yere atarlar. İnsan isteklerini, beklentilerini evrene, inanç sistemi dışında dini fiiliyatlar olmadan daha gerçekçi bir şekilde mesajlandırabilir.

Mustafa Sandal'ın eski karısı, iki oğlunun bakımı için, 18 ayda 30 dadı değiştirdiklerini söylemiş. Dadıyı acaba çocuklara mı tutmuşlar, kendilerine mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder