Şarkıcılar da bu müzik eleştirmenlerine inanıp gerçekten kendilerini ozan zannediyorlar ki, ısrarla marifetmiş gibi aynı söylemde (şarkı söylemek manasında diyorum) bulunmaya devam ediyorlar. Gerçekten ben bunlara şarkı diyemiyorum. Bence şarkıcı şarkıcılığını bilmeli ve iyi bir ses ve yorumu varsa sadece şarkıcılık yapmalı. Arada bir attırırsa söz ve müzik olarak ne ala. Eskiden o kadar besteci ve söz yazarı varmış, onlar bilmiyor muymuş şarkılarını söylemesini? Niye yorumculara teslim etmişler eserlerini? Daha doğru ifade edilsin diye. Ama günümüzde sesi olmayan besteciler şarkıcı oldu, şarkıcı sayılanlar da şarkı yazarlığıyla idare ediyor. Hal böyle olunca ortada müzik diye bir şey de olmuyor.
Benim bildiğim önce beste yapılır, söz yazarı da melodinin duygusuna uygun söz yazar ve bu şarkıyı en doğru yorumlayabilecek yorumcuya teslim edilir. Hatta eskiden star sayılanlar hit olabilecek bir şarkıyı, kendisine uymayacaksa kabul etmezmiş ve o şarkıyı en iyi yorumlayabilecek olana kalırmış şarkı. Bence sanatın en önemli yapı taşlarından müzik, biraz haddini bilerek yapılmalı. Aklına gelen sözü, konuşma tarzının biraz dışına çıkacak şekilde mırıldanıp, kayıt cihazlarına kaydetmekle bestecilik olmaz. Olsa-olsa günümüz deyimiyle şarkı yazarlığı olur. Nota bilmiyorlar ama besteci oluyorlar! Şarkının mesajı olabilir sözel olarak ama önce bestesiyle duygusunu vermeli.
Söz üzerine beste yapılamaz mı? Alası bile yapılır, yapılmış da ama beste, beste olmalı tabi.
Not: Yalnız bu söylediklerime Sezen Aksu, Nazan Öncel, Yıldız Tilbe gibi sanatçılar dahil değil.
Söz üzerine beste yapılamaz mı? Alası bile yapılır, yapılmış da ama beste, beste olmalı tabi.
Not: Yalnız bu söylediklerime Sezen Aksu, Nazan Öncel, Yıldız Tilbe gibi sanatçılar dahil değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder