13 Mayıs 2013 Pazartesi

Şampiyonluğu bin defa geri versen bile giden bir can geri gelir mi?


Ben sporda hırsa taraftarı değilim. Spor benim için bedenimi rahatlatan bir oyun. Öyle de olmalı. Fanatizm yaratarak milletin sırtından para kazanmak uğruna, insanlara faşizm gibi nefret duygusu aşılanmamalı. Ne oluyor yani oyunda bir taraf yenilince? Dünyanın sonu mu geliyor? Ama öyle büyük anlamlar yükleniyor ki spor müsabakalarına, maçların sonucu ölüm kalım meselesine dönüşüyor.

Sırf para mı acaba bu fanatizmin sebebi? İşin başındakilerin amacı bu olabilir ama kullandıkları milletin parayla-marayla hiç alakası yok. Ancak futbolcu olmak isteyen vatandaş para gözüyle bakabilir spora. Aynı ırkçılık gibi, çocukların hangi takımı tutacağı daha doğduğu günden itibaren belli oluyor. Bir aile nerenin taraftarıysa, çocuk da oranın taraftarı oluyor. Yeğenimin oğluna diyorum ki, "Sen Galatasaylı değilsin, baban Galatasaraylı olduğun için sen de Galatasaylı oldun", bunu kabul etmiyor çocuk. İnandırılmış yani Galatasaraylı olduğuna.

İnsanlık bu kadar mı ezik, bu kadar mı aidiyetsiz de fanatik çoğunluk oluşturmaya çalışılıyor. Egolar güzellikle tatmin edilemez mi? İnsanlara kin, nefret, şiddet yerine güzellik aşılanamaz mı?

Galatasaray şampiyon olmuş. Peki neyin üzerine şampiyon olmuş? Akan 20 yaşındaki bir gencin kanının üzerine. Galatasaray bin defa şampiyon olsa ne yazar? Bir candan, bir yaşamdan daha mı önemli kimin kimi yendiği? Ben inanıyorum ki, Galatasaraylılar'a, ölen Fenerbahçeli'nin tekrar yaşama dönmesi için "Şampiyonluktan vazgeçer misiniz?" dense, "Hayır" derler. Bir çok taraftar bunun suçunu üzerine almayabilir ama fanatizmi besleyen de, bu koyu, ölümüne taraftarlık değil mi? Çoğunluktan almıyor mu cesaretini?
Mesela Fenerbahçeli genci öldüren Galatasaylı taraftarı sadece o iki kişiden oluşsaydı, bu kadar fanatik olurlar mıydı? Veya iki kişilik başka bir taraftarı öldürme ihtiyacı hissederler miydi? Demek ki koyu taraftarlık fanatizmi besleyen bir şey ve sporu sadece spor değil de, milliyetçilik gibi takip etmenin kaçınılmaz sonucu ölüm olabiliyor.

Bana kalsa şampiyonluklar, ödüller, paralar hep yenilen taraf verilmeli. Ne olur yani birini yenme hırsımız olmasa? Enerji başka bir şekilde harcanamaz mı? İnsan faydalı olacak şekilde enerjisini boşaltamaz mı? Hem ayrıca enerji nefret şekliyle boşaltılabiliyor mu, yoksa fanatizm gibi nefreti daha da şiddet boyutuna mı taşıyor? Sonuçlar ortada.

Ben bir kişi öldükten sonra samimiyetsiz pişmalık ve özürleri fuzuli ve de daha yaralayıcı buluyorum. Yarın Fenerbahçe - Galatsaray maçı olsa değişen ne olacak? Spor, fanatizm sonlandırılacak şekilde yapılandırılmadıktan ve gerçek anlamına kavuşturulmadıktan sonra, spor adına akan kanlar durmayacaktır.

Bu yıl bazı sporları yapmaya başladım masa tenisi, badminton, diğer tenis gibi. Normal oynarkenki oyun şekliyle maç yaparkenki tavırları o kadar değişik oluyor ki insanların. O sakin insanlar ve güzel lezzetli oyunlar gidiyor, yerine gözlerinin çapı büyümüş hırs ve öfkeyle ter atan insanların sayıya dayalı oyunları geliyor. Ve ben sert toplarda ister istemez korkuyorum şiddete maruz kaldığım için şiddet karşıtı biri olarak. Çünkü o hırsla gelen topların benim için şiddetten hiçbir farkı yok. Spor olmasa o hırs zaten şiddete dönüşecek. Spor olduğu halde bile şiddete, hatta ölüme dönüştüğüne göre. Oysa ben sporu insanların öfkesini azaltan, onları yumuşatan bir şey olarak biliyordum.

Diyebilirsiniz ki, sporcuyla taraftarı aynı kefeye koyma? Ceza almayacaklarını bilseler, sporcuların da taraftarlardan bir farkı var mı? Sporu takip etmesem beni, günümüzde sporun nefrete dayalı olmadığı konusunda ikna edebilirsiniz ama takipçisiyim ne yazık ki şiddetine rağmen.

Önerim mi? Spor buz pateni gibi estetizmle buluşturularak, daha da yumuşatılabilir. Diğer bir önerim; Sadece futbolu suçlamak istemiyorum fanatizmde. Futbol olmasaydı başka bir spor dalı ön plana çıkartılırdı. Neden diğer spor dallarına da gereken önem verilmiyor? Fanatizm parçalanacağı için. O yüzden kulüpler bütün spor dallarına eşit ağırlık vererek, kitlelere bunu benimsetmeliler. Ama bunu yapmazlar para gözüyle baktıkları taraftarlarını kaybetmemek için.

Mesela Fenerbahçe kadın voleyboluna yatırım yaptı ve ülkemizdeki voleybola ilgi birden arttı. Bu neden bütün spor dallarına yapılmasın ki? Neden ülkemizden buz patenci çıkmıyor, neden yüzücü çıkmıyor? Ülkemize kar mı yağmıyor, deniz mi yok? Spora etki eden çevresel faktörlerin bulunmadığı ülkeler coğrafyalarına ve kültürlerine yabancı olan sporları başarılı bir şekilde yapabiliyorlar ama. Neden tenise gereken önem verilmez ki? Spor aslında atletizm demek değil midir? Ama bizde vatandaşından medyasına spor demek futbol demek. Eğer medya da gerçek sporu görmezlikten geliyorsa, spor denilince öncelikli olarak onların aklına da futbol geliyorsa spor anlayışımız nasıl değişecek? Herkes fanatizmden mi ekmek yiyiyor? Afiyet olsun öyleyse.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder