6 Temmuz 2026 Pazartesi

Temmuz 2026 facebook - Instagram notlarım

 Bir ülke düşünün, bakalım tahmin edebilkecek misiniz; ben bir şey söylemeyeyim adı konusunda; direkt hakaret olarak algılanabilir çünkü. İşte o ülkede hiçbir iş tam zamanında yapılmaz, verilen sözler zamanında yerine getirilmez ve o ülkede hiçbir şeyin standardı yoktur, herkes kendi kafasına göre takılır. Dolayısıyla bir iş yaptırmaya başladığın zaman; acaba ne zaman yapılır, acaba doğru dürüst yapılır mı, kandırılır mıyım, dolandırılır mıyım, hatta hakarete ve saldırıya maruz kalır mıyım diye paronaya başlar siparişten hemen sonra. Beklemeye başlarsın, beklersin, beklersin, beklersin... Çünkü o ülkede iş yapmak, karşı tarafının parasını cebine indirmekten ibarettir. Asla müşterinin memnuniyeti, psikolojisi, zamanının çalınıp çalınmaması, vesairesi göz önünde bulundurulmaz. Hep kazıklama vardır; pazarlık ne demektir biliyor musunuz; kazıklamadır. Kampanya ne demektir biliyor musunuz; güvensizliktir. Çünkü kampanya ürün ya çürüktür, ya tarihi geçmiştir, ya defoludur; mutlaka bir bit yeniği vardır. İşte böyle bir ülkede güvenli bir şekilde gözü kapalı alış veriş yapmak çok büyük risktir. Bunun adı nedir biliyor musunuz; hırsızlık! 

Herkesin ritüelleri vardır kendilerini tatmin eden, kendilerine huzur veren, gerçekleştiridiği zaman mutlu olduğu. Bu dünya herkesindir. Açıkça dogmatik heteroseksüellerin değildir bu dünya. Açıkça söyleyeyim; sizin kitabınıza uymayan eşcinsellerin de dünyasıdır bu dünya. Eşcinseller de insandır. Hatta stadardın üzerinde duyarlılığa sahip insanlardır. Onların da herkes gibi temel ihtiyaçları vardır. Yeme içme, uyku, barınma, eğitim, iş, sevgi, saygı, cinsellik, sosyallik, toplumsal varoluş vesaire gibi. Ve herkes kadar eşit yaşama haklarına sahiptir. Senin karşı cinsi sevmen, seni eşcinsellerden zerre kadar üstün kılmaz. Oysa gücü elinde bulunduran bir kesim, bilimsel ve doğal gerçekliği olmayan dayanaklar üzerinden bir yaşam biçimi dayatmaktadır herkese. Ne dayattıkları yaşam biçiminin bir gerçekliği vardır, ne de çoğunun yaşam biçimini karşılayabilmektedir. Zaten amaçları, sadece çıkarları üzerine kurulan  yaşam biçimlerini kaybetmemek adına, bunu-diğerlerine layık gördükleri yaşam biçimini insanlara dikte etmektir; insanları mutlu etmek gibi dertleri yoktur asla. İnsan hakları, eşitlik, özgürlük, demokresi gibi dertleri yoktur asla. Boş şeyler kuts@l olabilyorken onlar için, insanların insanca yaşam hakları suçmuş gibi ellerindne alınabiliyor... Kutsalın da bir açıklamasını yapalım isterseniz; kutsal denilen şey bazıları için bilimsel gerçekliği olmayan dogmatik şeylerdir, genellikle öyledir, hatta reel şeylere kutsal denilince suç işlemiş muamelesi bile görebilrsin, çünkü onlara göre kutsal olan şey bilinmez olan şeylerdir, bilinmez şeyler de asla tartışması bile yapılamayacak kutsal şeylerdir. Niye, niye tartışmayayaım; ben aptal mıyım? İşte bazıları için de kutsal denilen şey, daha gerçekçi şeylerdi; insan yaşamına dokunan, insan yaşamını iyileştiren şeyler daha kutsaldır.... 

Summer boy'dan yaz kombini... Tişört, kot şort, çanta ve ayakkabı çöpten, öyle ama gerçekten, şapka hediye Melike'den, her şey sokak kedileri için cepten!

Yapay zeka beni öldürmüş ne yazık ki...

Ben gemileri çoktan yaktım ve gittim. Sizler sadece silüetimi görüyorsunuz ben zannettiğiniz.

İnancım sadece doğaya, ibadetim de doğaya faydalı olmak... 

Alakasız şarkılar alakasız yemekler serimizde bugün puro böreği var. Ezine peynirle sardığımız hazır yufkaların üstüne çırptığımız bir yumurtayı döküp kızarttık. Biber, zeytin ve domatesle sunum yaptık. Afiyet olsun. İlk defa yapıyorum böyle bir böreği...

Not: Fotoğrafını çekip paylaşım yapmadan önce yaptığım böeği tatmamıştım. Tattıktan sonra kendi kendime "Sen manyak mısın, şaka mısın Halil?" dedim. "Nasıl başarabiliyorsun bunu her seferinde? Senin hamurun neyle karıldı? Sen aşk çocuğu musun, lezzetin son noktası mı?"

Ezine peynirli, üzeri yumurtalı hazır yufkadan börek...

#börek 

Alakasız şarkılar alakasız yemekler... 





Herkesin inanç biçimi kendini bağlar. Ama her cümlenin başına tanrı ve kitabı koymak bana samimi ve sağlıklı gelmiyor. Sen tek bir tanrıya inanırsın, tanrıyı ağzından düşürmezsin ve bununla manevi bir tatmin sağlarsın ama bunu sürekli gözümüzün içine sokmanın bir manası yok. Ben de inanıyorum ama dogmatizme değil; oksijen almamı sağlayan doğaya inanıyorum, evrene inanıyorum, simülasyon veya değil orası farketmez ama benim yaşamaya dair hislerimin oluşmasını sağlıyor ama benimki kuru kuru bir inanç değil; varoluşumu sağlayan doğaya karşı sevgi, saygı, dürstlük, vicdan, merhamet, empati, anlayış, çevreye faydalı olmak gibi erdemli ilkelerle icraat içersinde bunu hayata geçirerek manevi olarak tatmin olmaya çalışıyorum. Sen istediğin kadar har lafının başında tanrıyı ağzına al ama sokaktaki kediye bile bir kap su vermiyorsan, bunun ne önemi olabilir ki maneviyat dünyasında... Adamların milyonlarca liralık serveti var ve ölüm döşeğinde bile hala hesabını kabartmayı düşünüyor; bunu bilim, sanat, çevre, faydacılık gibi alanlarda hiç kullanmıyor. Ama ben açlık sınırının altında bir emekli maaşı alıyorum ve bunun Üçte İkisini sokak hayvanlarına harcıyorum; sizce kimin inancı makbule geçer. Hayata, topluma, bu dünyaya faydası olmayanın sadece sözlü ibadetini ben yetersiz buluyorum. Tamam, kişiler kendi inançları çevresinde mutlu olabilirler, kimsenin inanç biçimine de lafım yok ama eğer aklı olan ve de konuşan bir canlı olarak insnsak, bencil olmak yerine elimizi taşın altına koymalı, sorumluluk almalı ve bir şeylere, bir yerlere faydalı olmalıyız... Bu yazımdan, gerçekten herkesin inanç biçimine bir gönderme mesajı çıkartılmasın; sevgi ve saygı ilkesi içersinde, herkesin maneviyatı kendisini ilgilendirir. Ama herkesin maneviyatı benim maneviyatıma zarar veriyorsa, orada dur derim...

12 yaşındaki Windows 8 sürümlü masa üstü bilgisayarıma artık çalışmadığı ve de yeni sürümleri artık kaldıramadığı için veda ettim. Teşekkürler ve hoşçakal aşkım... Tabi yeni masa üstü bilgisayarımdan çalışmalara devam... #computer #masaüstübilgisayar 


6
Kararlıyım 5 kilo verip 73'e düşmeye. Bu bir yemekndeğil, irade paylaşımı. Bugünkü ilk, tek ve son öğünüm. Ezine peynirli, üstü yumurtalı Yörük böreği...


Pamukgiller ailesini parka atmışlar. Bir arkadaşımız geçici olarak bakıyor. Sahiplenilmeyi ve yardımlarınızı bekliyorlar... #catfamilly

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder