1 EKİM'İN BENİM İÇİN ÖNEMİ!
Bu gün Ekim'in 1'i. İki yıl önce bugün bir EYT'li olarak emekliliğim için SSK'ya dilekçemi vermiş, öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, acaba bir pürüz çıkmadan 1 ay sonra maaşımı alabilir miyim acaba endişesi yaşamıştım. Biraz rahata erebilirim derken, 3-5 liradan 7-8 liraya, oradan 11 liraya, oradan 20 liraya fırlayan dolar bahanesiyle, alım gücümüz 5-10 kat düşmüştü. Örneğin 2 yıl önce 2019 yılında 1 kilo ayçiçek yağını 30-35 liraya alabiliyorken, şimdi en ucuz Ayçiçek yağının kilosu 175 lira. Benzer şekilde peynir, yoğurt, süt, salça, şeker gibi temel gıda maddeleri de aynı oranda uçtu. Örneğin kilosu 5 lira olan şeker şu anda 30 lira, vesaire... En büyük sıkıntıyı kedi mamalarında yaşıyorum. En ucuz mamanın 15 kiloluk çuvalı 150 liradan 465 lira oldu. En ucuz 15 liralık peynir şimdi 70 lira. Sabah bir kalıp peynir, 15 tane yumurta aldım, 90 lira. Maaşım ne kadar; en ucuz peynirden 60 kilo alabiliyormuşum. Tabiki de ülke dışına çıkamadan öleceğimi biliyorum, tatil falan hayal yani. Daha şehrimin dışına bile çıkabilmiş değilim ki. Yıllarca çalış çalış, sonra da karın tokluğuna yaşa. En büyük hava alanı bizde ama bırakın tatili taze ekmek yiyemiyoruz; fırından bayat ekmeğe talim. Ben ülkeyi bu hale getirsem, o koltukta 1 dakika bile oturmam! Hala da bu sistemi destekleyen ve şükür diyenler var ya; yazıklar olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder