Biraz kendimden ve bakış açımdan bahsedeceğim. Son günlerde tutucu kesimin kendilerine benzemeyenleri hedef göstermek gibi bir politikası var. Espriyi hakaret sayıp insanları, hapse atıyorlar, şarkı sözlerini hakaret olarak algılıyorlar, özlü söz söyleyenleri kendi yaptıkları yanlışları hatırlattığı için hapse atıyorlar, vesaire. Son olarak da bir medya figürünün, çocukları sigaraya özendiriyor diye tutuklanmasını istemişler. Bu tutucu kesimin yaptıkları her şey suç içeriyor neredeyse ama kendilerine bakmadan, özgürlükçüleri hedef alıyorlar. Çünkü özgürlük, onların cahil dünyasını tedirgin ediyor. Çünkü cahillik üzerinden varoluyorlar. Çünkü cahillikten başka daha güzel yaşamasını bilmiyorlar. Kanımca böyle ama bir de ikiyüzlü olma durumları var; tutucu gözüküp, arka bahçeleriyle ters düşmeleri, çelişkili olma durumları. Diyanetin açıklamalarına bakın ama ne toplum ne de yetkili mercilerden hiçbir ses çıkmıyor ama bunlar, dinle ilgili her söyleneni hakaret sayıyorlar. Özgürlük ve kişisellik adına yaşanan her yaşam biçimini ahlaksızlık ve tehdit olarak görüyorlar, özenti oluyorlar diye karşı çıkıyorlar. O kadar da mı aklınız ve iradeniz yok da eşcinselliğin özenilerek olunduğunu iddia ediyorsunuz, o kadar mı vicdansızsınız da kendinize benzemeyenleri linç etmeye kalkıyorsunuz? Biraz gerçekçi olun diyeceğim ama dogmatik toplumlar gerçekçi olabilselerdi, dogmatik olmazlardı zaten. Gelelim kendime. Ben eşcinselim. Ben Tanrı'ya veya hiçbir dine inanmıyorum. Çünkü birazcık aklınız varsa, okursunuz, tarihi okursunuz, bilimi okursunuz ve dinlerin kültürel bir durum olduğunu; çok Tanrılı dinlerden tek Tanrılı dinlere kadar gelindiğini ve gelişmiş toplumlarda dinsizliğin % 70-80'lere dönüştüğünü, kalanların da yaşam biçimlerini ve hayata bakış açılarını etkilemeyecek şekilde sadece kültürel bir durumdan ibaret olduğunu görürsünüz. Eşcinselliğimin nedenini niçinini tartışmayı bile geri zekalıca buluyorum. Kime ne benim cinsel yönelimimden, bedenimi nasıl kullandığımdan; defolun olun gidin! NOKTA! Gelelim alkol meselesine, dövme meselesine, insanların nasıl giyindiğine, nasıl yaşadığına, tek eşli veya çok eşli olmalarına, vesaire... Bundan da kime ne? Burada dayanak gösterilmesi gereken insan hakları ve bireyselliktir. Kim ne yaparsa yapsın, size zararı yoksa size ne? Dün sosyal medyada bir paylaşım gördüm. İran ahlak polisi bir kadını başını tam örtmedi diye döve döve halkın gözü önünde öldürmüş. Bunu mu istiyorsunuz? Çünkü bugün sigara içilmesine karşı çıkan, yarın başka şeylere de karşı çıkar. (Ramazanlarda sigara içenlere dayak atıldığına şahit olmadık mı?) Çıkılıyor da artık. Bazıları din toplumu isteyebilir. Ben de diyorum ki, din nedir; din bana göre asla ve asla kutsal bir şey değil; sadece kültürel bir inançtır. O kadar. Nokta. Siz inanın ama bunu bana dayatamazsınız. Siz eşcinselliğe günah diyebilirsiniz ama böyle bir düşünce bana göre aptalca. Çünkü ben eşcinselim. Nokta. Bunu tartışamazsınız, bunun üzerinden insanlara baskı yapmak zulümdür, diktatörlüktür, aptalca bir şeydir bu. Defolun olun gidin derim ben böyle insanlara. Günahı da benim zararın da benim demem bile; uğraşamam aptallıklarla; direkt defolup gidin derim. Pazar günü eşcinsel karşıtı yürüyüş yapılacak ve RTÜK bu etkinliği kamu spotu olarak medyadan duyurulmasını onaylamış. Şu anda gelinen nokta, Ortaçağ'dır. Eşcinsel diye bazı kesime karşı çıkmak ve bir devlet kurumunun bunu kamu spotu olarak vermesi kadar tehlikeli bir durum olamaz. Resmen eşcinselleri açık açık nefrete, dolayısıyla saldırılmasına, hatta öldürülmesine hedef göstermektir bu ve devlet sessiz bu konuda. Bu sessizliği ben destek olarak okurum. Çünkü Muhafazakar iktidardan bağımsız hiçbir kurum kalmadı günümüzde. Eğer RTÜK bağımsızsa, hükümetin buna dur demesi gerekmez mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder