18 Eylül 2022 Pazar

13-15 Eylül 2022 facebook notlarım

 13 Eylül

Algı probleminiz varsa, ufkunuzu genişletip aşabilrsiniz! Algılamak için denemeniz şart değil, empati yetiniz varsa yeterli olabilir!

‘’Eşcinsellere karşı işlenen homofobi ve transfobi nefret suçlarının yaklaşık üçte ikisinin faili iki veya daha fazla kişiden oluşuyor. Bu suçların işlendiği mekânlar, okullar, hastaneler, polis merkezleri. Yani kısaca kamusal alanlar. İşin vahim yanı da bu suçlar başkalarının gözü önünde gerçekleşiyor. Polis pek çok vakıada kayıtsız ve küçümseyici davranıyor. Çoğu vakıada polis suçu işleyenleri mazur, mağdurlarıysa hak etmiş kişiler olarak görüyor. LGBTİ+’lar görünür oldukça şiddetin boyutları da artıyor. Bu şiddetin üçte biri neredeyse fiziksel şiddet ve ya cinayet girişimiyle sonuçlanıyor. Tüm bu ölümlerin arkasında aileler var, toplum var, devlet var."

HAYATA DAİR FARKLILIKLARI ALGILAYAMIYORSANIZ, ALGILARINIZIN AYARLARINI Bİ' DÜZELTİN!

Ne cinsiyet kimliği evrensel bir kavramdır, ne de tek doğru cinsel yönelim heteroseksüelliktir, ne de toplumsal cinsiyet rolleri, davranışları ve varoluş biçimleri doğal ve içgüdüseldir; hepsi de kültüreldir ve doğru olduğuna inanmak çocukluktan itibaren koşullanma ve içselleştirmedir. Tek doğru gerçek biyolojik cinsiyettir ve de eşcinsellik de heteroseksüellik kadar doğaldır, normaldir.

14

Eğer birazcık insanlığınız varsa, eşcinsellere karşı biraz anlayışlı olursunuz; sizin şu derdiniz var, bu derdiniz var, hayalleriniz var vesaire ama biz eşcinseller nefrete, ayrımcılığa, şiddete ve öldürülmeye karşı yaşam mücadelesi veriyoruz. Dışarıdan bakıp da "Aaa ne kadar eğlenceliler" falan demeyin. Siz bizim yaşadıklarımızı ve iç dünyamızdaki hasarın ölçüsünü ne kadar biliyorsunuz? Siz sırf erkek veya kadın olduğunuz için aşağılandınız, dışlandınız, ayrımcılığa ve şiddete maruz kaldınız, öldürüldünüz mü? Kadınlar da mağdur ama mağduriyetlerine sebep olan hep bir olay var ama eşcinseller hiç sebepsiz, sırf eşcinsel oldukları için mağdur ediliyorlar. Ailede, toplum içersinde hep ötekileştiriliyorlar, kabul edilmiyorlar, yok sayılıyorlar. Siz aşkınızı ve cinselliğiniz davulla zurnayla kutsarken, biz eşcinseller lanetleniyoruz. Eşcinsellere çok büyük haksızlık yaptığınızın farkında mısınız?

15

Ayrımcılığa, nefrete, şiddete, nefret cinayetlerine karşı insanca yaşamak için mücadele etmek isteyen eşcinsellere engel çıkartanlar, acaba eşcinsel karşıtlığı yürüyüşü yapmak isteyen cahillere-yobazlara izin verecekler mi? Eşcinseller, insan hakları için değil de, heteroseksüelliğe karşı çıkmak için yürüyüş yapsalardı ne düşünürdünüz? Eğer bir insan, kendine benzemeyen farklılıkları yanlış buluyorsa, cahildir, yobazdır.

Heteroseksüeller çoğunluk, eşcinsellik hastalıktır diye bir şey olamaz. Birazcık aklınız varsa, homofobik bir dünyada nefrete kurban giden eşcinsellerin gerçek oranda görünür olmasını bekleyemezsiniz. Kaldı ki eşcinsellik ne hastalık tanımına uymaktadır, ne de hastalık nefret etmek ve ötekileştirilmek için bir sebeptir. Olayı günaha bağlarsanız, bunun insan haklarıyla hiç alakası yok zaten. Ayrıca dünyada tek bir eşcinsel olsa bile, saygı duymak zorundasınız!

NE YAMAN ÇELİŞKİ!

"Kendi evlatlarını Paris’e, Londra’ya, Brüksel’e Washington’a gönderip en iyi eğitim kurumlarında okutup lüks ve şatafat içinde yaşattılar; Anadolu ve Trakya’nın pırlanta gibi çocuklarını ise fakirliğe, cahilliğe, yokluğa, yoksulluğa, hatta göz göre göre ölüme mahkum ettiler. Biz bu oyunu bozduk." diyen Erdoğan, kendi çocuklarını da yurtdışında okuttuğunu unuttu mu acaba? ŞAKA GİBİ!

Cinsel yönelimin, mesela eşcinselliğin bedenle alakası yoktur; beyinle alakası vardır. Çünkü beyin karar verir. Beyinde biter her şey. Yoksa eşcinsel erkek de heteroseksüel erkek gibi aynı beden ve işlevselliğe sahiptir. Yani eşcinsellik erkekLİK, kadınLIK meselesi değildir. Söylediklerimde anlaşılmayacak bir şey yok. Şartlanmışlıklarınızdan kurtulun artık. Sizin normaliniz sadece size göre; bu, başkalarını bağlamaz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder