31 Ağustos 2022 Çarşamba

GÜLŞEN TUTUKLU, BÜLENT HANIMA ALTIN KEMER TAKMIŞLAR!

Tamam, Zeki Müren de, siz Bülent Ersoy da cinsel kimlik olarak bir çok eşcinsele cesaret verdiniz, kendilerini tanımalarını sağladınız ama, Zeki Müren'i ve açık bir aktivist olmayışını şu anda yaşamadığı ve ne yapacağını bilemeyeceğim için, aslında biliyordum da, değişme ihtimalini de gözardı edemeyeceğim için bir tarafa bırakıyorum, özellikle siz Bülent Ersoy, eşcinsel haklarına bence bir tuğla koymadınız. Bazı programlarda ve ortamlarda ayrımcılık yapılamayacağına ve yapılmaması gerektiğine dair açıklamalarınızı elbette takdir ediyorum; çünkü sizin ağızınızdan çıkacak konuya dair tek bir kelime bile mutlaka bir etki yaratacaktır. Ama net bir duruş sergileyemiyorsunuz. Çelişkilisiniz. Hem dine inanıp, hem eşcinselliği savunamazsınız. Çünkü din, erkek egemen yapının anayasası gibidir ve eşcinsellik de erkekliğin bam telidir. Yani eşcinselliği hak görürken, muhafazakar iktidara da boncuk dağıtamazsınız. Çünkü, eşcinselliğe karşı çıkmalarını bir tarafa bırakın, ellerinden gelse, toplum veya dünya ayağa kalkmasa, linç etmeseler bile, linç yolunda, muhafazakarlar eşcinselliği suç sayabilirler, şu anda yazılı olmasa da uygulamada zaten eşcinsellik bir suç işlevine maruz durumda. Yandaş medya her gün eşcinselliği lanetliyor ve sapık diye eşcinselleri nefrete hedef gösteriyor. Ve muhafazakarlar eşcinselliği cezalandırmak için sürekli fırsat kolluyor. İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkılmasının sebebinin eşcinsellerin de haklarına kavuşacak olması olduğunu açıkça beyan etmiyorlar mı? Gülşen niye tutuklandı; sözleri veya transparanlığı bahane; asıl sebep eşcinsellere desteği. Peki siz Bülent Ersoy, eşcinsel olduğunuz için 7 yıl sahne yasağı yemenize rağmen, üstelik bir de Gülşen'in size verdiği beste ile, bu şarkı cenaze marşım olmalı diyerek övgüler yağdırırken, çıkıp da sistemin Gülşen'i elaşağı etmesi karşısında neden tek bir kelime etmediniz. Ettiniz de biz mi duymadık? Duyulmadıysa zaten, etkisi olmayan tepkinin ruhuna Fatiha! Üstelik daha yakın zamanda şemsiye açtırma mevzusu yüzünden siz de aynı güruhun hedefi haline gelmiştiniz. Aslında burada bütün sanatçıları kınamak gerekiyor. Bir taraftan sahne yasakları yüzünden açlıktan bahsederlerken, bir taraftan da sistemin konuyla ilgili yaptırımlarına sessiz kalıyorlar. Sanata şeytan işi gözüyle bakan muhafazakarlığın, siz sessiz kalınca, sanat konusunda insafa-vicdana mı geleceğini zannediyorsunuz? Gülşen'in tutuklanmasına, ancak çıktıkları ilk günden beri bir duruşu olan sanatçılar tepki gösterdiler. Daha birkaç ay önce aynı muameleye maruz kalan Sezen Aksu'dan bile ses çıkmadı. Murat Boz diyor ki, "özür diledi ya!". Özür mü dilemesi gerekiyordu Murat Boz? Suç nerede ki? Ya sen Hande Yener; hani sen gay ikon'dun? Eşcinselleri PiaR unsuru olarak kullanmışsın demek ki! Hele Ajda Pekkan falan, günümüzde eşcinsel haklarını desteklemeyen sanatçılar gay ikon falan olmuyor Ajda Pekkan? Estetikle yenilenirken, eşcinsel haklarına bakış açınızı da güncelleyin derim. Yaa bu saydığım isimleri bir taraf bırakın, Gülşen'in tutuklanması karşısında eşcinsel sanatçılardan bile ses çıkmadı. Alooo, korkunca sizi es geçmeyecekler, geçmiyorlar da zaten, elinizi ayağınızı çektirdiler televizyonlardan ve sahnelerden; sesinizi çıkarınca da daha ötesi olmayacak. Bari haklılığınızı göstermiş olursunuz da, bir işe yarar. Söyleyeceklerim bu kadar ama bu ülkede insan haklarına inanan pek kimse yok gibime geliyor. Ancak çıkar için inanılıyormuş gibi yapılıyor. Bir ülkenin % 90'ı homofobikse, o ülkede insan haklarından bahsedemeyiz. Unutmuşum; Tarkan'ın da bu konuda eleştirilecek çok tarafı var ama sağolsun bir çok konuda olduğu gibi Gülşen konusunda da duyarlılığını esirgemedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder