4 Ağustos 2022 Perşembe

Bir zamanlar Radikal ve ben

Bir zamanlar Radikal ve ben... Arada bir Radikal günleri yad etmeden edemiyorum. Çünkü Radikal gazetesi beni vareden etmenlerden biriydi. Benim için kısaca bir okuldu Radikal gazetesi. Çünkü bu gazeteyle bilgilendim, donanımlandım, aydınlandım ve kendimi ifade etme kabiliyeti kazandım. Perihan Mağden, Mine Kırıkkanat, Türker Alkan, Hasan Bülent Kahramnan, İsmet Berkan, Mehmet Ali Yılmaz, İsmail Saymaz, Pınar Öğünç, Ezgi Başaran, Aslı Barış ve diğerleri... hepsinin bana kattığı çok şey oldu. Ayça Şen bile vardı Radikal'de. Sadece düzgün politka -siyasetten ibaret değildi Radikal, gerçek bir kültür sanat merkeziydi de. Radikal İKİ, Pazar günlerinin fenomen ekiydi. Sinemayı Cumartesi eki ile bilinçli bir şekilde takip ediyorduk. Türkiye'nin alternatif yüzüydü Radikal. Ve bir gün Radikal Blog'un açılacağı ve benim de orada kendimi ifade edebileceğim, hatta yazılarımın milyonlarca okunacağı ve de Radikal Gazetesinde, manşetlerde yer alacağım hiç aklıma gelmezdi. Türkiye'nin demokrasi anlamında 1996'dan 2016'ya kadar süren 20 yıllık bir süreciydi Radikal. Muhafazakar iktidar tarafından susturuldu. Çünkü mahkeme yoluyla yazarlarını susturamıyorlardı. Bütün medyayı tek tek ele geçirdiler, Radikal Gazetesi'nin de kapısına kilit vurdular. Radikal Gazetesi kapandığı gün, Türkiye'de demokrasi tam anlamıyla bitti demiştim. Ve gerçekten de bitti.

Son olarak şunu diyebilrim ki, blogger olarak da olsa, hatta okucusu olarak bile Radikal'in bir parçası olabilme günlerini yaşadığım için kendimi şanslı ve mutlu hissediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder