6 Temmuz 2022 Çarşamba

5 Temmuz 2022 facebook notlarım

Çok pardon da, bilimsel gerçekliği hiç olmayan sadece kültürel bir durum olan dine göre günah gerekçesiyle eşcinselleri susturmaya çalışamazsınız ve tutuklayamazsınız. Dün gene Ankara'da 45 eşcinsel tutuklandı. Siz hangi demokrasiden bahsediyorsunuz? Demokrasilerde, insanlar sırf eşcinsel oldukları için tutuklanamaz. Yobazların salyalarını akıtarak eşcinselleri tehdit edip üzerlerine yürümelerine polis sessiz kalırken, eşcinselleri kelepçeleyip tutukluyor. Nedir bu; bunun bir açıklaması olabilir mi? Eşcinsel Onur Yürüyüşleri ve etkinliklerinin yasaklanmasının gerekçesi ne? Cahillik mi, yobazlık mı, din mi? Bunları geçeceksiniz artık. İnsan haklarından ve insanların yapıların uygun şekilde veya hatta kendilerini ifade ettikleri şekilde yaşama hakkından, o hak verilmiyorsa o hak için mücadele etme hakkından, bunun için de herkes gibi yürüyüş veya gösteri yapma hakkından daha üstün hiçbir şey olamaz. Herkesin inancı kendini bağlar, nokta!  . Eşcinsellik topluma, dine aykırı diye bir savunu olamaz. Demokrasilerde, din belirleyici bir unsur olamaz. Zaten sorun din değil, din erkek egemen ve homofobik sistemin sadece bahanesi. Günahsa günah, kime ne bundan? Ahlaksızlık diyorsanız, o sizin cahilliğinizden başka bir şey değil. Bana göre, asıl ahlaksızlık eşcinsellere yapılandır. Kimseye zararı olmayan insanları tutuklamaktan daha büyük ahlaksızlık olabilir mi? Tutturmuşlar bir, eşcinsellik neslimizi tüketecek, aileye zarar veriyor... Milyonlarca yıldır canlı nesli tükenmemiş de, yobazların söylemesiyle şimdi mi tükenecek? Ayrıca eşcinseller de aile ve toplum kavramına dairdir; onlar Merkür'den fırlatılmadılar dünyaya. Batı, muhafazakar toplumların geçtiği yollardan geçtiler, onlar da eşcinselliğe karşıymışlar zamanında ama değiştiler. Artık eşcinselliği ne hastalık, ne ahlaksızlık, ne sapıklık olarak görüyorlar; heteroseksüellikle eşit olarak görüyorlar. Gelişmiş Batı yanılmış olamaz, milyonlarca eşcinsel yanılıyor olamaz. Yanlış olan, eşcinselleri tutuklamak, hak mücadelesi veren eşcinselleri engellemektir. Eğer birilerini susturacak ve engelleyecekseniz; sırf cinsel yönelimlerinden dolayı insanlara zarar veren yobazları susturup ve engelleyin. Şunu bilin ki tutuklayınca eşcinsellik bitmez, eşcinseller de 22. yüzyılda  susmazlar artık, hakları için mücadele etmeye sonuna kadar devam edecekler. Muhafazakar yönetimler bir gün tarih olacaklar ama eşcinsellik baki kalacak! Eşcinsellere yapılan bu baskılar, gelecekte utançla anılacak, eşcinsellerin mücadelesi de saygıyla anılacak.

Ben LGBTİ+ değilim; Türkçesiyle eşcinsel, İngilizcesiyle gay'im. Ben cinsel yönelimi; yeri, zamanı ve kişisine göre değişen bir biseküsel değilim, biseksüelliğin de heteroseksüel tarafı beni ilgilendirmiyor. Ben transseksüel değilim; çünkü ben cinsiyet kimliğine inanmıyorum ve cinsiyet kimliğiyle cinsiyetçiliği dolaylı da olsa destekleyemem. Çünkü cinsiyet kimliği dediğimiz şey kişinin kendini hangi cinsiyette hissettiği değil, toplumsal cinsiyet rollerine göre nasıl toplumsal varoluş gerçekleştirdiği temeline dayanıyor. Öyle olmasaydı, transseksüel ifadeliler ne bedenleriyle oynarlardı, ne de toplumsal cinsiyet kimliği ve rollerine bürünürlerdi. Ben lezbiyen değilim; çünkü erkek egemen yapı sadece erkek eşcinselliğini tehdit olarak algılıyor. Ben interseks değilim. Çünkü benim eşcinselliğim bedensel bir şey değil. Ben plus(+) veya queer de değilim; çünkü ben ne bir şemsiyede toplanma ihtiyacı hissedecek bir azınlığım, ne doğanın ötekisiyim; eşcinsel olarak varolabilme gücüne sahip doğanın bir parçasıyım. Eşcinselliğin ne toplumsal ne de politik olarak kendini ifade etme ihtiyacı vardır, yani yoktur. Çünkü eşcinsellik doğanın asıl unsurlarından birdir. Eşcinsel hakları için sadece eşcinsel olarak yaşamak yeterlidir. Çünkü eşcinselliğin kendini kanıtlama ihtiyacı ve gereği yoktur. En güzel eşcinsel hak mücadelesi, açık ve net olarak eşcinselce yaşamaktır. Kimliğimize güvenip açık eşcinsel olarak yaşayarak arkasında durursak, kimse tek bir kelime bile edemez. Neden kimse bana bir şey diyemiyor. Bütün eşcinseller de konuyla ilgili bilgilensinler, bilinçlensinler, özgüven kazansınlar, kimliklerinin arkasında dursunlar; bu kadar basit.

Ben Türkiye'deki hiçbir eşcinsel derneği tasvip etmiyorum, Kapansalar zerre kadar bile üzülmem. Çünkü Türkiye'deki bu dernekler birincisi sanki transseksüel dernekleriymiş gibi. İkincisi seks işçiliğini ve etnik faşizmi savunuyorlar. Çünkü ben ne bedeniyle barışaMamayı onaylıyorum, ne bedenin para karşı satılmasını, ne de cinsel yönelimimin bilmem ne İSTAN ile yan yana anılmasını istiyorum. Bu dernekler bana göre eşcinselliğe zarar vermişlerdir. Ahlakçı ve milliyetçi bir toplumda eşcinsellik denilince seks işçisi veya terörist olarak algılanmak istemiyorum ben. Türkiye'deki dernekler ayrıca çok dayatmacı ve de fon amaçlı olduğu için özgün bir şekilde veya onlar istemedikleri sürece içlerinde hiçbir şekilde varolamıyorsun.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder