23 Temmuz 2022 Cumartesi

22 - 23 -24 - 25 Temmuz 2022 facebook notlarım

 Eşcinsel düşmanı olmayın, yarın bir gün bu nefret elinizde patlar, boynunuza dolanır. Eşcinsellik canlı tarihinden beri var ki, doğanın bir gerçeği; sizin genlerinizde var ki, çocuklar da eşcinsel doğuyor. Yarın çocuğunuzun, torununuzun, eşinizin veya bir yakınınızın falan eşcinsel olduğunu öğrenince veya kendi eşcinselliğinizi keşfettiğinizde ne yapacaksınız; öldürecek misiniz, intihar mı edeceksiniz! Nefretin arkasında, vardır bastırılan bir gerçek!

Homofobikler-eşcinsellik karşıtları ruhsal hastadır; çünkü konuyu bilimle değil, dinle açıklamaya çalışıyorlar!

Nereden buldun yasası niye iktidarlara işlemiyor; kısa sürede nasıl bu kadar zengin olabiliyorlar? Elbette yargılanmalılar!

Bir ülkenin en büyük sorunu "hayır"dan anlamamak ve beyinlerinin belden aşağıda olmasıdır! Nokta!

Bir iktidar ve tabanının kadın haklarına karşı çıkmasının gerekçesi, eşcinsellere de haklarının verilecek olması. Ulan eşcinsellerden vergi almasını biliyorsunuz da haklarını vermek mi zor geliyor? Siz nasıl bir insansınız ki? Sizin gerekçeniz din gerçek dışı bir inanç ama benim eşcinselliğim kütür kütür gerçek! Eğer hak dediğiniz eşcinsel evlilik falansa, ben rospuluğu tercih ediyorum; evlilik de sizin olsun, aile de, ahlakınız da!

Elbette İsrail'i, Amerika'yı, Avrupa'yı Müslüman ülkelerden daha çok seviyorum. Çünkü oralarda eşcinsel hakları var. Ayrıca ben Müslüman falan değilim. Ailem öyle yazdırmış.

Evet, eşcinsellik normaldir, doğaldır ama homofobi geri zekalılık ve aptallık, cahilliktir. İspatlayabilirim. IQ'larımızı ölçelim!

Bazıları günah gibi dogmatizm-din üzerinden kendilerini haklı göstermeye çalışırlar. Çünkü gerçekleri kavrayabilecek ne kapasiteleri, ne de gerçeklerle yüzleşebilecek cesaretleri vardır.

23 Temmuz

@AliRizaDemircan Ben inanmıyorum da, sizin inandığınız dininiz bile mağdur olup da sabredenlere sonsuz mükafat ve cennet diyor. Hangi akıl mantık, vicdan ve insanlıkla yaratılanı lanetliyor, kafir ilan ediyorsunuz. Cehennemliksiniz, bunu biliyorsunuz değil mi?

Muhafazakar rüzgarları arkasına alan ve çıkarlarınız doğrultusunda bir şarlatansınız. Eşcinselleri nefrete hedef göstererek kazanılan paranın helal mi olduğunu sanıyorsunuz? Sevgiyle yaklaşın insanlara, nefretle değil!

Nefret söylemlerinizle kaç eşcinseli üzdüğünüzü, kaç eşcinseli nefrete hedef gösterdiğinizi ve kaç eşcinselin bu yüzden zarar gördüğünü biliyor musunuz? Vicdanınızı bir kontrol edin, güncelleyin derim size..

Konuşurken kendinize baktınız mı hiç; öfke ve nefret ile ne kadar çirkin görünüyorsunuz; sevgi, sevgi, sevgi...

@ErbakanFatih

 Eşcinselleri nefrete hedef gösterince oy kazanacağınızı mı sanıyorsunuz? Biraz gerçekçi olun ve poltikalarınıza eşcinselleri alet etmeyin. % 5'lik barajı bile aşamazsınız bu antidemokratlıkla. Yazın bir kenara. Din popülizmini bırakın. Ortaçağ'da değiliz!

@yeniakit biz starbucks desteklediği için obne olmadık, bizi destekliyor diye starbucks da içmiyoruz, garibim sizler takmışsınız kafayı eşcinselliğe, döneleyip duruyorsunuz. Kolay gelsin! Eşcinsellik baki, nefret bir gün bitecek!

Yobaz bazın eşcinsel derneklerine fon yardımı yapıyor diye Starbucks'tan kahve içilmemesini istemiş. Pardon da Starbucks ne? Yolu nerede? Daha Starbucks kurulmadan önce biz eşcinseldik. Birileri fon veriyor diye özenip de eşcinsel olmadık. Ayrıca o fonlar nereye gidiyorsa da, o derneklerle eşcinsellerin genelinin ne alakası var? O dernekler eşcinsellik adına ne yapmışlar ki zaten? Ya seks işçiliğini desteklemişler, ya da eşcinsellikten nasıl transseksüel olunur, onun brifingini vermişler. Birileri veya bir şeyler üzerinden eşcinsellere nefretinizi kusmayın. Ankara veya İstanbul'daki derneklerle Türkiye'deki eşcinsellerin veya eşcinselliğin hiçbir alakası yok. Eşcinsel dernekler ve Starbucks'ın benim cinsel yönelimimle ne alakası var ayol? Geri zekalı mısınız siz?

Gülşen 90'lı yıllardan daha fazla açılmamıştır. Türkiye o yıllardan beri geriye gittiği için Gülşen'i açık bulmaktadır. Gülşen bu ülkenin geriye gittiğinin bir göstergesi, sembolü, turnusol kağıdıdır. Yatın kalkın, dua edin Gülşen'e. Demokrasi yolunda rotanız olsun Gülşen. Çünkü ahlak beden veya cinsellikte değildir; ahlak demek; hak-hukuk, dürüstlük, çalmamak, insan hakları, eşitlik, özgürlük ve demokrasidir.

24

20 yılda 200 yıl geriye gidildiği bir gerçektir. Hala bana bu kitapları ne yapıyorsun diye soran var. Kitap okumanın gerekli bir şey olduğunu bilmemek nasıl bir akıl, kapasite ve seviyedir benim aklım almıyor. İnsan bilgi ile beslenmeyince nasıl nefes alabiliyor acaba? Bazen insanlardan çok mu beklenti içine giriyorum acaba diyorum. Fotosentez! Bitki! Sadece nefes alan bir organizma. Terliksiler falan! Dünya dönüyor, çorba kaynıyor işte! Yetmez mi değil mi?

Sabah kahvaltısı için marketten kilosu en ucuzundan peynire 70, zeytine 36, domatese 10 lira, toplamda 116 lira ödedim çıktım.

İstanbul Sözleşmesi'nin iptaline karşı açılan davayı, Danıştay, Cumhurbaşkanı'nın kararı reddetme yetkisi var diyerek reddetmiş. Eee, referandumda tek elden yönetilmeye evet demiştiniz! Yani adaletin aldığı kararlar hükümsüz! İstanbul Sözleşmesi ne; kadın hakları. İptal kararı ne; eşcinselleri de koruyor olmasıyMIŞ! Bahaneye bakın hele! Eşcinseller insan değil mi; koruması gerekmez mi zaten devletin eşcinselleri; eşcinseller oy da veremez diyin o zaman. Eşcinseller insan değilse, vergi de almayın o zaman. Eşcinsellik günah mı dediniz? Bunun demokrasiyle ne alakası var? demokrasi bunun neresinde?

25

Yalnızlığımla terapi yapan biri olarak en büyük mutluluğum, toplumla taş duvarlarım arasında set çekmemi sağlayan bağımsızlığım! Bana ters gelen bir topluma karşı, benim çok zengin yaşamamı sağlayan bu durum benim için çok lüks bir şey. Taş duvar yalnızlığımın zenginliğinin içinde, internet sayesinde sanat, müzik, bilgi, okumak, beni besleyen hayata dair çok büyük bir dünya var. Kurduğum bu dünyada, kedilerimin huzuru ve güveni de beni yükselten bir enerji olarak geri dönüyor. Kafam da karışmadığı için, kendimi de çok rahat ifade edebiliyorum.

24 Temmuz

Diğer sosyal medya paylaşımlarımdan...

Ben Müslüman falan değilim. Hatta dinlere zerre inanmıyorum. Ailem benden habersiz kimliğime öyle yazdırmış. Kaale almıyorum bunu. Ama vicdanıma, sevgime, saygıma, insanlığıma, vesaireme, tabi hadsizlere haddini bildirecek şekilde çok güveniyorum. Rengim de belli zaten bildiğiniz üzere. İşinize gelirse.

Ben piknik yapmayı sevmem. Çünkü bu kültürde piknik demek, mangal demek!

20 yılda 200 yıl geriye gidildiği bir gerçektir. Hala bana bu kitapları ne yapıyorsun diye soran var. Kitap okumanın gerekli bir şey olduğunu bilmemek nasıl bir akıl, kapasite ve seviyedir benim aklım almıyor. İnsan bilgi ile beslenmeyince nasıl nefes alabiliyor acaba? Bazen insanlardan çok mu beklenti içine giriyorum acaba diyorum. Fotosentez! Bitki! Sadece nefes alan bir organizma. Terliksiler falan! Dünya dönüyor, çorba kaynıyor işte! Yetmez mi değil mi?

Evrenim bu çamur dünyadan kurtar beni; evet dediğim yaşta, babamın öldüğü yaşta öleceğim..! Az kaldı merak etmeyin, hiç de laf olsun diye de söylemiyorum. Direnemediğimden değil, sizinle uğraşmak istemiyorum artık. Bana yetti de arttı bile. Siz normalsiniz dünyalılar, ben anormal. Hep siz haklısınız, ben haksız! Sizin öyle olmanız kabul edilsin, benim böyle olmam kabul edilmesin! Ama şunu da unutmayın; siz benden daha mutlu değilsiniz ve ben buna hiç ama hiç üzülmüyorum. Çünkü hak ettiğinizi yaşıyorsunuz!

Gerçekten insanların derdinden bana ne ya? Bi' miktirin gidin ya! Niye hep ben anlayışlı olayım? Alemin enayisi ben miyim? Hep beni, bizi bulmuyorlar; o kadar çoklar ki; adım başı!

Dünyanın hangi ülkesinde tenis kortunda futbol oynanır, köpek gezdirilir, çocukların oyun bahçesi olarak kullanılır, ipini koparanın mekanıdır; İncilipınar! Bu kafanızla grur duyun emi! Anlayışsızların anlayışsızlığına, anlayış gösterirseniz, anlayışsızlar kendilerini haklı görür, hatta sizi suçlu ilan eder. Yoruldum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder