31 Aralık 2021 Cuma

20 YILDA HAYALLERİMİZİ ELİMİZDEN ALIP, HAYATIMIZI CEHENNEME ÇEVİRDİLER!

 20 YILDA HAYALLERİMİZİ ELİMİZDEN ALIP, HAYATIMIZI CEHENNEME ÇEVİRDİLER!

Arkadaş diyor ki, "Sosyal medyada çok sitem ediyorsun, sitemin kime?". Sitem mi; isyan ediyorum resmen!

Bir yıl daha bitiyor. 29 yaşım aklıma geldi. Daha 30'a yeni merhaba diyordum. O yaşlarda çok yıllar geçmiş gibi hissederdim. Oysa şimdi o yılların üzerinden 20 sene geçmiş, daha dün gibi, yaş ilerledikçe zaman yıldırım hızıyla geçiyor, gençlikte ise zaman duruyormuş sanki.

Hayallerimiz vardı. Öyle yükseklerde başarı hedefleri falan değil. Küçücük, mini minnacık, hayvanların yaşadığı mutluluk gibi, kendi kendine yetebilme, kimseye muhtaç olmama, emekli olunca işe gitmeden kendini geçindirebilmek gibi...

Yıl 2022 oluyor, olacak saatler sonra... 20 senedir cehennem azabı yaşıyoruz. Artık ekmek derdine düştük. 1 kilo bir şeye verdiğimiz parayla artık adet olarak bile alamıyoruz. Portakalın, elmanın, patatesin tanesi kaç lira biliyor musunuz? Yağ, şeker, çay lüks oldu artık. Sabun bile lüks oldu. Yakında çamaşır için deterjan alamayacağız. Elektrik faturası falan bütçemizin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Hayat o kadar pahalı ki, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir pahalılık, maddi durumu iyi olanları bile düşündürüyor. Herkes sosyal olarak ne yapacağını konuşmuyor da, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını konuşuyor. En ucuz makarna 5 lira olmuş. 1 kilo süt 15 lira, hatta süt yok market reyonlarında.

Bu akşam yılbaşı kutlayamayacağız elbet. Elma, portakal bile alamayacağım. Çerezlerin, kolanın fiyatı ne kadar ki? O yüzden kimseyi de davet edemeyeceğim. Normal rutin yemeklerimi yapacağım. Aylardır sadece kuru fasülye, patates, bulgur ve tarhana yiyiyorum. Normal bir gün gibi geçireceğim yılbaşını. Sonunda yasaklarla değil de, milleti aç bırakarak mahrum ettiler "Yılbaşı"ndan. Ben mesela Yılbaşı eğlence malzemesine vereceğim parayla sokak kedilerine mama alacağım. Dün gündüz sokaktaki kedilere mama vermemiştim, yavrularım akşam üzeri mama noktasına toplanmış beni bekliyorlardı. 20 yıllık süreç sadece insanları değil, hayvanları da vurdu.

Evet hayallerimiz vardı eskiden yeni yıla girerken, çıkmayacak biletler alırdık "ya çıkarsa" diye. Şimdi biliyoruz ki, şans oyunlarını ele geçiren yandaş Demirören grubunun cebine girecek bizim umut paralarımız. İsabet eden numaraları da kesin önceden belirleyip, kendilerine çıkartıyorlardır.

Evlerdeki televizyon eğlencemiz bile yandaş Acun'un dar bakış açısına sıkıştı kaldı. Artık kusuyoruz "Sörvayvır, Mastırşef ve O Ses..." den!

Daha hala olanları Korona'ya, dış güçlere bağlayanlar, iktidara toz kondurmayanlar var. Hala daha dolar altın yükseldi, ekonomi kötüye gidiyor diye düşünmeyip de, düşüşü ani olduğu için dolar alım satımından kar fırsatını kaçırdığı için isyan edenler var. 

Herkes aklı kadar kutluyor işte yeni yıla girişi.

Lanet olsun hayatı cehenneme çevirenlere ve de çevirmelerine onları destekleyerek fırsat verenlere. Benim dini inancım falan olmadığı için bedduam falan olamaz ama bana 52 yaşımda cehennem hayatı yaşatanlar daha beter olsunlar!

31 Aralık facebook notlarımdan

Eşcinselleri, transseksüeleri katledenlere diyeceğim o ki, cinayetin haklı gerekçesi olamaz ki bu insanlar size hiçbir şey yapmıyor.

Çok isterdim insan öldüren idamla cezalandırılsın. O zaman eşcinselleri kimse keyfi olarak öldüremezdi!

Ben sadece sevgi bilirim. Bir insanın içinde nefret olmayınca olmaz. Ben, bana zarar verenlerden nefret etmek yerine onlarla irtibatımı kesip, onlara karşı nötr olurum. Kirli insanlarla beynimi meşgul edip de niye kirleteyim ki? Yani öyle kinle, nefretle beslenen bir bünyeye sahip değilim.

2021'im nasıl geçti? Polis şiddeti, telefonum çalındı, kedilerimden ölenler oldu ve hayat pahalılığından sokak kedilerine mama almakta zorlanarak geçti. Onun dışında, dünya yansa yorganım yok içinde!

Sami'nin hiç beklenmedik şekilde hasta olup bizimle vedalaşacağı aklıma gelmezdi. Kendimi çok suçlu hissediyorum onu eve aldığım için. Belki dışarıda kalsaydı, hala yaşıyor olabilirdi. Bilmiyorum. Belki de dışarıda hastalanmış olup, hastalığı bizde belirginlişmiş olabilir. Artık hayvanları sevmeye bile korkar oldum. Siyah Sami'm benim, kara bücürüm. Sana ömrümden ömür vermeyi o kadar çok istedim ki... Belki bir gün buluşuruz başka bir gezegende ve acısını çıkartırız birlikte geçiremediğimiz yılların... Bu videoyu yaparken, sonunun ayrılık olacağını nereden bilebilirdim ki? Gelebilseydim, hiç gelmez miydim seninle?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder