20 Ekim 2021 Çarşamba

15-19 Ekim arası facebook notlarım

 15

Geçen gün doğurmak için yer arayan anne kedi karşı apartın girişine doğurmuş, iki tane pamuk gibi yavrusu var.

İnsanlar mahalledeki kedilerle ilgili bir şey olunca kapımı çalıyorlar. Belki onlarınki sorumluluğu bana yıkmak ama kedilerin umut kapısı olabildiysem ne mutlu bana! Ve benim gibi vicdanlı, duyarlı o kadar çok insan var ki, bu içimi rahatlatan en büyük şey, çünkü tek başıma hepsine yetemem ve kedilerin güvenebileceği başka insanların olması çok mutluluk verici... Ayşegül, Leyla, Vesile Nikbay ve adını umuttuğum ve bilmediğim bu hayvan dostlarına çok teşekkür ediyorum...

Ajda Pekkan, keşke yapmasaydı dediğim mini bir albümle geri döndü. Bir kere dışında dinlemek için hiçbir sebep yok. Ajda Pekkan ismini gündemde tutmak için "Bi' Tık" single'ını sanki albüme dönüştürmüşler gibi...  Eski ve en çok sevdiğim şarkılarından olan ve albümdeki şarkı sayısını çoğaltmak için son albüme eklenen "Düşünme Hiç" şarkısını da yeni düzenlemeyle mahvetmişler. Ajda Pekkan benim için 1983 yılında bitmiştir. "Düşünme Hiç" şarkısının eski vesiyonunu dinleyerek Ajda Pekkan'ın bittiğine şahit olablirsiniz... Çocukluğumun şarkıcısıdır Ajda Pekkan benim için sadece... Günümüzde hala göklere çıkartılması çok traji komik bir durum!

Trans birey yazar Ümit Dağcı ile Dördünçü Denizli Kitap Fuarı'nda buluştum. Ümit Dağcı'nın imzalı kitaplarına kavuşmak için son iki gün. Çünkü fuar 2 gün sonra Pazar günü bitiyor... Vaveyla kitap standındaki Ümit Dağcı fuar alanının giriş kapısının sol tarafından 10 metre ilerleyince...

16

Keşke hayatta en önemli şeyin içinizde çogaltabildiğiniz sevgi ve ayrımcılık yapmadan gösterebileceğiniz hoşgörü olduğunu anlayabilseydiniz. Çünkü bir gün hepimiz toprağa karışıp humus olacağız.

A VAKIFIM, SEN DE YENİLMEZ DEĞİLMİŞSİN!

Hiç kimse kadrosunda dümyanın en iyi oyuncularını(MVP, skorer pasör çaprazı ve smaçör) barındıran Vakıfbank'ı, Fenerbahçe'nin 3-1 yeneceğini beklemiyormuştur. Ne kadar başabaş bir maç gibi gözükse de ilk seti bile Fenerbahçe alabilirmiş aslında. Bu galibiyetin en önemli sebebi Fener'in yeni transferleri elbette. Popoviç, yıllardır orta oyuncu almayan Fener'e adeta can suyu vermiş. Fenerbahçelilerin bile keşke gelmeseydi dediği Lazaroviç gerçekten Vargas'tan bile daha istikrarlı bir oyuncu ve pasör çaprazlığını layığıyla yapıyor; güven veriyor insana. Arina Fedorovtseva'yı ise anlatmaya kelimeler yetmez. İnanın Koreli Kim'den bile daha etkili bence; Dünyanın en çok ace yapan oyuncusu. Smaçları füze gibi. Blok, savunma, her şey var... Fenerbahçe'nin bugünki kazanma sebebi de bloklar ve iyi savunmaydı elbet. Daha Brezilyalı smaçörümüz Anna Cristina devreye girmedi. Çin Ligi bittikten sonra Vargas da dönecek. Önümüzdeki yıl Egonu da gelecekmiş. Fenerbahçe meydan okumaya geliyor tekrar yıllar önceki gibi. Kimse  Fener'in Gamova'yı transfer ettiğine inanamamıştı. Aslında daha 17 yaşındaki Arina Fedorovtseva olduktan sonra Fener'in sırtı yere gelmez asla. Bu kızla ömürlük anlaşma yapılmalı bence. İyi ki dediklerim ise; iyi ki Fener, Naz'ı kadrosuna tekrar dahil etmiş. İyi ki Vakıf'ın serbest bıraktığı Gizem Örge'yi kadrsona dahil etmiş. İyi ki de Meliha tekrar Fener'e geri dönmüş.

Fenerbahçe bugün rağmenlere rağmen maçı kazanmış. Maç Vakıfbank'ın sahasında ounandığı için, Vakıf çalışanları Fenerbahçeli oyunculardan top saklamış ve topu oyunculara geç vermiş oyuncuları soğutmak için. Sahada Fenerbahçe'yi demoralize etmek için Galatasaray maçı çalmışlar. Biz Fenerliler GS ile düşman değiliz ki; hatta Vakıf ve Eczacı'ya karşu GS'yi destekliyoruz. Hakemin Fener'in sayısını vermemesi... TRT spikerinin Vakıf'ı destekler nitelikteki sunumu... TRT Spor'un hala maçı Youtube'a yüklememesi. Oysa, Eczacı - Vakıf maçını hemen yüklemişti. Vakıflı oyuncuların Fenerli oyunculara hareket çekmesi. Çok şımarmıştı Vakıf. Artık devri bitiyor... Zaten bu yıl Şampiyonlar Ligi'nde de çaresiz kalmıştı. Bütün bunların sorumlusu mu? Guidetti..!

17

Tüylerimizi diken diken eden, bizi sesiyle yorumuyla gözyaşlarına boğan Zeynep Avcı...

18

Sabahleyin mahallemizdeki sokak kedilerine mamalarını verdikten sonra tam içeriye girerken karşı caddede bir anne kedinin çöpten kuru bir kemik götürdüğünü gördüm. Takip ettim. Üç tane yavrusu vardı. Dağıttıktan sonra kalan mamaları onlara verdim. Bir mama noktası daha oldu.

Vakıfbank destekçileri kimlerdir; Fenerbahçe karşıtları mı, banka çalışanları mı, yoksa parayla kiralanmış kişiler mi?

Vakıfbank destekçisi, Fenerbahçe seyircisini sahaya sokmamak için Vakıfbank'ın sokaktan geçenlere bedava bilet dağıttığı kişilermiş!

E bunlar o zaman başka mecraları da satın alabilirler!!!

TRT maçı Youtube'a geç yüklediğine göre, Vakıf ile TRT arasında ir ilişki mi var?

Eda Erdem'i yuhalattıranlara mı acıyalım, yuhalayan zavallılara mı acıyalım?

İnsanlar benden bir talepte bulundukları zaman, "neden ben, yeter artık" demem asla. Aksine çok mutlu olurum. Çünkü o insana imkanıp yetmeyip yardım edememek beni daha çok üzer.

Dolar 10 lira, faturalar çok kabarık, hayat çok pahalı diye niye kızıyorsunuz ki; iktidara ve referandumda evet diye kimdi?

Herkes hakettiğini yaşamış. Ne AKP'ye oy verdim, ne referandumda evet dedim, ne de AKP'yi dinleyip evlenip 3-5 çocuk yaptım. Her zaman diyorum; bi' başınayım, dünya yansa yorganım yok içinde!

Dolar 100 lira olsa, iktidara oy verenlerin aklı başına gelir mi; Gelmeeeez!

İnanıyorum ki insanlar zorlandıkları için değil, sorumluluk almak istemedikleei için bakmak istemiyorlar sokak kedilerine veya hatta evdeki kedileirne bile. İnsanlarda şöyle bir düşünce var. Nasıl olsa bakan insanlar var, onlar baksınlar. Oysa bakan insnalar bütün koşullarını sferber ediyorlar ve sorumluluk aldıkları hayvan sayısı çok olduğu için yetemiyorlar. Mesela mahallemizde emekli bir adam var, üstelik bir de hala çalışıyor ama iş yerindeki tek bir kediye bile bakamıyor ve benden mama bekliyor. Bir kere verdim ama ben sürekli herkese yetemem ki. Üstelik aynı beklenti içersinde olan bir çok kişi var ve mahallede her gün yeni bakıma muhtaç kediler ve yavruları çıkıyor. Bir hafta içersinde bakıma muhtaç yavruları olan iki kedi ile karşılaştım ve onlara da mama bırakıyorum sürekli. Ve zaten 7 noktaya da bırakıyordum. Karşı apartın giriş kapısının arkasına doğuran kediyi ben mama verirken farkeden apart sahibi, orada kedi olduğunu anlayınca çiş kokuyor burada dedi. Kedi olduğunu anlamasa çiş kouyor demeyecekti, çünkü kokmuyor. Kediye yardım olsun diye ne teklif etti biliyor musunuz? Evde su varmış, istiyorsam kediye su verebilirmiş. Mama değil de su verecekmiş! Başka bir komşumuz baktığı 4 kediye artık ekonomik olarak zorlanıyorum diye bakamayacağını söyledi. Ama ben bütün kedilere yetemiyorum ki. Ayda 4 çuval, 50-60 kilo mama alıyorum. Bütçemi aşarsam, o zaman kendime bakamayacağım ve dolayısıyla kendime bakamayınca kedilere de bakamayacağım. Lütfen biraz vicdanlı olalım. Sorumluluğumuz sadece insan türüne karşı olmasın, bizi vareden doğayı da düşünelim ve kediler de bu doğanın bir parçası. Restoranda yemek yemek veya sigara içmek çok mu lüzüımlu da keidlere haftada bir kilo mama parasını çok görüyorsunuz. Ve lütfen bana vicdandan, duyarlılıktan bahsetmeyin ki, samimiyetsizliğiniz göze batmasın! Vicdan ve duyarlılık kim, siz kim? Gülünç oluyorsunuz! Biz sokak hayvanlaırna bakıyorsak, bu geri zekalı olduğumuzdan değil!

19

İktidarı eleştirince yandaşların dediği tek şey, "aynı şeyi sen olsan yapmyacak mısın?". Demek ki herkes aynı kafadan ki, iktidarın taptığı yanlış şeyleri yapmak için fırsat kolluyorlar. Yanlışlar o kadar doğru olarak içselleştirilmiş ki, yapmak normal, yapamamak acizlik!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder