KADINI ŞİDDETE KARŞI KORUMA SÖZLEŞMESİ(İst. Sözlş.), EŞCİNSELLİK BAHANESİYLE DİN GRUPLARINA OY İÇİN BEDEL OLARAK FEDA EDİLMİŞTİR.
Olayı özetleyelim... İstanbul Sözlşmesi bütün Meclisi'in oy birliğiyle kabul edilmiştir. Ama hukuka aykırı şekilde tek bir kişinin, Cumhurbaşkanı'nın imzasıyla iptal edilmiştir. Bu sözleşmeye eşcinselliğe özendirecek, eşcinselliği yaygınlaştıracak, eşcinselliği kabul ettirecek denmesi sadece bir ifitradır. Kaldı ki eşcinseller de insandır ve onların da yazılı olarak tanınıp, korunması şarttır. Onlar insan değil mi? Senin dini inancına uymuyor diye, milyonlarca kişiden oluşan eşcinselleri anayasa dışında bırakmak kadar hukuk dışı bir şey olabilir mi? Eşcinselliğe günah diyorlar; günah ile, din ile ne alakası var ki? Günah senin bakış açın ve bu eşcinsel haklarını zerre kadar bile bağlamaz. Bana ne yaa sizin günah anlayışınızdan? Ben laik Türkiye Cumhuriyeti'nin günah anlayışıyla yönetilmesinden gerçekten üzüntü duyuyorum, yakıştıramıyorum bunu Atatürk Türkiyesi'ne. Ben dine inanmıyorum ve eşcinselim diye beni nasıl kapsama alanı dışına tutabilirsiniz ki? Böyle bir yönetim şekli olmaz; dogmatik zihniyetlerin asla yönetime geçmemesi gerekir. Biz Ortaçağ'da mı yaşıyoruz?
Ve sözleşmenin sapıklık denilerek eşcinsellik yüzünden iptal edildiğinin söylenmesine rağmen asıl sebebinin asla bu değil. Çünkü eşcinsellik halkın ahlakçılığının en hassas noktası olduğu için, eşcinsellik bahane edilerek halkı ikna etmek çok daha kolaydı. İktidarın oy çıkarı için masum kesim eşcinselleri kurban etmesiyse bir taş ile iki kuş vurmak gibi vicdanının bile sızlamadığı bir linç kampanyasıydı. Ve ne zaman başı sıkışsa hep eşcinselliği öne sürdü iktidar. Korona'yı eşcinselliğe bağladılar, sel felaketlerini eşcinselliğe bağladılar, depremleri eşcinselliğe bağladılar, bununla ilgili fetvalar verdiler, hutbeler okudular, ellerindeki medyayı kullandılar, Boğaziçi olaylarında eşcinsellere terör örgütü muamelesi yaptılar, en son da İstanbul Sözleşmesi'nin iptal gerekçesi olarak gösterdiler. Vay bee... Biz eşcinseller neymişiz ya.. Pardon unuttum. Daha birkaç gün önce de eşcinselliği Doların yükselme sebebi olarak gösterdi yandaş basın. Muhazakarların başları sıkışınca ahlakçılıklarına alet ettikleri gökkuşağı renkli bir şemsiye-kamuflaj eşcinsellik.
Sözleşmenin asıl amacı, okuduğumuz öğrendiğimiz kadarıyla (İsmail Saymaz, Fikri Sağlar...) kadın erkek eşitliğinden rahatsız olan ve aile içi şiddete hukuğun-devletin karışmasını istemeyen cemaat ve din gruplarının isteklerini yerine getirerek onlardan gelecek oyları döndürebilmek. Yani cemaatler istedi, muhafazakar parti de ecinselleri de koruyacak bahanesiyle sözleşmeyi iptal etti. Şimdi eşcinseller korunmayacak mı artık? Evet, yasalarda cinsel yönelime dair yapılan ayrımcılık, saldırı, cinayet, nefrete karşı bir madde yok. Her şey hakimlerin insiyatifine kalmış. Saldırgan, bu eşcinsel bana asıldı, beni tahrik etti, kadın sanmıştım erkek çıktı gibi savunularla kendini her zaman olduğu gibi aklamaya devam edecektir. Haa, bir insan olarak eşcinsel öldükten sonra katile falan bir miktar ceza verilecktir ama o da hafifletici sebeplerle, vesaire ile kısa sürede hapisten çıkacaktır, öldürülen eşcisneller de kimsenin umrunda olmayacaktır.
Kısaca İstanbul Sözleşmesi, kadının eşitliğini, özgrülüğünü ve erkek şiddetinden korunmasını istemeyen din gruplarından gelecek oylara feda edilmiştir. Sözleşmede bir tane dahi topluma zararlı bir madde yoktur. Eşcinselliği onaylasa ve de eşcinselleri korusa da, bu bile insan hakları adına bir gelişmedir. Eşcinsellik günah, eşcinsellik bizim geleneklerimize ters diye, milyonlarca eşcinselin insanca yaşama haklarını görmezden gelemezsiniz. O yüzden bana muhafazakar iktidarın ne demokrasisinden bahsedin, ne de ahlak anlayışından. Asıl ahlaksızlık, bir insanı cinsel yöneliminden dolayı yok saymaktır. Muhafazakarların yaptıkları, çıkarları için ahlakçılıktan başka bir şey değldir.
İstanbul Sözleşmesi'ni onaylamak, eşcinselliği legalleştirmekmiş. E ben legalim zaten. Açık bir eşcinselim ve eşcinsel olarak yaşıyorum. İkili oynamıyorum yani. Dürüstüm. Ama siz cahilsiniz, siz yobazsınız, siz acımasızsınız, vicdansızsınız, akıl ve matıktan, bilimsel gerçeklerden yoksunsunuz, homofobiksiniz, eşcinsel düşmanısınız! Daha sayayım mı; eşcinsellik konusunda demokrasiyle, insan haklarıyla zerre kadar alakanız yok. Kalkmış bir de GÜNAH diye konuşuyorsunuz; GÜNAH NE BEE! Bana ne sizin günah anlayışınızdan. Bana insan haklarıyla gelin, demokrasiyle gelin...
İçinde eşcinselliğe karşı en küçük nefreti, şüphesi, nefreti olanlar; Size selam veriyorsam, nezaketimdendir!
İktidar, eşcinsellik sapıklık günah diyince muhafazakarlar coşuyor ama dünyada itibarlarından eser kalmıyor. Onu bile görEmiyorlar
Türkiye'de 20 kadar cemaat dedikleri din grubu varmış ve muhafazakar iktidarın üzerinde etkileri varmış. Yani ülkeyi gizliden gizliye yönetiyorlarmış. İstanbul Sözleşmesi'ni iptal ettirdikleri gibi. Gerçeten mi? E peki niye o zaman gerçek demokrasiye oy vermiyorsunuz..? Pardon, yanlış anlaşılmasın. Ben kimseye siz de mi cemaat üyesisiniz demiyorum. Benim bu gruplarla zerre kadar alakam olamaz da, onun için. Keşke Türkiye'de felsefe grupları, sosyoloji grupları, matematik grupları, sanat grupları olsaydı da, ben de onların müridleri, kulu kölesi olsaydım!
İtalyan Busto Arsizio'ya Türkiye'de kendi evinde 3-2 yenilen Vakıf, deplasmanda 3-0 kazanarak adını 9. lez finale yazdırdı. Vakıf'ın deplasmanda 3-0 kazanacağından hiç şüphem yoktu. Çünkü sen 2-0 önyken, kalk tie-break'te ilk maçı ver. Bir de kağıt üzerinde kıyaslanamayacak derece de üstün iken... Sanırım savsakladılar, rakibi hafife aldılar... Vakıfbank'ta tüm oyncular, mevkilerinin dünyada en iyisi. Yani yedek medek yok Vakıf'ta; herkes ülkesinin milli takımının mevki olarak en iyisi... E Vakıf'ta para var, en iyisini alıyor. Bırakın da şampiyon olsun yani... Vakıf, Egonu'lu Novara'yı 3-0 yenerek şampiyon olacak. Göreceksiniz. Fener bile yenecekti aslında Novara'yı. Hakemin pisliğine maruz kaldık. Vakıf maçında da gene bir sayıda top dötlemesine rağmen, sayıyı gene İtalyan takıma verecekti ama Vakıf itiraz edince hatadan dönüldü. Tabi antrenörümüzün İtalyan oluşu da etkili olmuş olabilir. Düşünün video uygulamasında bile haemler topun dörtlediğini görmek istemiyorlar. Yani sporda bile adaletsizlik diz boyu. Feber'e yapılan haksızlıktan dolayı, Vakıf şampiyon olarak İtalyan takımlarını hayal kırıklığına uğratmasını istiyorum. Hele Novara'nın İtalyan hakemine o kadar gıcık oluyorum ki... Olimpiyat elemelerinde antrenörlüğünü yaptığı Hırvatları yenince içim biraz soğumuştu. Çok dingil bir adam vesselam... Gıcık olduğum Terzic gibi, bir gün o da Fenerin başına gelirsem şaşırmam...
Etrafıma bakıyorum da, bir çok aile babası olmuş eşcinsel görüyorum. Durum Fifty-fifty. Yani dünya yarı eşcinsel, yarı heteroseksüel gibi. Heteroseksist bir toplumda özenerek eşcinsel olunmaz, heteroseksüel olunur ancak.
Bu cemaatler niye var? Ne veriyor topluma? Okuma yazma bilen herkes dinini öğrenebilir, onlarsız da ibadetlerini yapabilir. Amaç ne? Nasıl varoluyorlar? Devletten milyonlarca liralık yardım akıtılıdığı doğru mu? Eğer doğruysa, benim açlık sınırının altında yaşarken verdiğim vergiler niye bu manasız topluluklara akıtılır? Amacı söyleyeyim; ülkenin karanlıktan çıkması istenmiyor. Benim bu manasız topluluklara ihtiyacım yok, kimsenin de yok...
Adam soruyor: "İstanbul Sözleşmesi imzalanmadan eşcinsellik yok muydu? Bunu imzalayınca mı gelecek?"
Peki, sormak gerekmez mi? "Kadına şiddet İstanbul Sözleşmesi imzalandıktan sonra bitti mi?"
ŞU İKTİDAR GERÇEKTEN TRAJİ KOMİK BİR VAKA!
Bakınız, kargo denilen şey ülkemizde bu kadar ciddiyetsiz. Plak Pazarı paylaşmış bunu. Orjinal bir plak daha hayata veda etti. Katili ise dikkatsz bir kargo. Ben plak almıyorum ama CD'lerim kargo siparişlerinde bu şekilde olmasa da, benzer şekilde zarar gördü ve ne kargo üstlendi suçu, ne de satış firması. Lanet olsun hepinize... Kargo'nun malları araçtan yere fırlatarak indirdiğine defalarca şahit olmuşluğum var. Alış veriş yaptığım yer D & R, kargı ise Yurtiçi. Pazılı siz oturtun yerine..
Elif kaya'nınki en rehabilite seserden olsa gerek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder