Homofobiklere, aile yapısını çökertecek diyenlere eşcinselliğin toplumsal faydası ve aslında aileyi kurtardığına dair basit bir aritmetiğini çıkaracağım. Bunu erkek eşcinselliği üzerinden yapacağım. Rakamlar gerçekleri yansıtmayıp, sembolik manada kalabilir. Erkeklerin bilimsel ve net olarak % 20'sinin eşcinsel olduğundan bahsedilir. Tabi homofobiklere göre bu rakam abartılı gelebilir. Çünkü onlar eşcinselliği sadece özgüvenli, cesur, ötekileştirilmiş görünür eşcinsellerden ibaret sanabilir. Çünkü homofobik bir toplumda görünür eşcinsel olmanın ne kadar zor olduğunu tahmin edecek kadar da bir bilgiye sahip değildirler. Oysa o görünürdeki eşcinseller veya travestiler birbiriyle değil canım, o görünmeyen, evli barklı erkek sandığınız % 20'lik kesime dahil aile babası eşcinsellerle yatıyorlar. Eğer görünürdeki eşcinseller, travestiler olmasa;, o eşcinsellik çökertecek diye korktuğunuz aile yapısı hepten çöker biliyor musunuz? Çünkü gizli eşcinsellerin kadınlarla evliliklerini devam ettirmesini sağlayan, gizli gizli yaşadıkları eşcinsel ilişkilerle kendilerini tatmin etmeleridir. Kadınlarla beraberlikleri de bir görev mahiyetindedir sadece. Bu sayede homofobik bir toplumda erkekliklerini de muhafaza etmiş oluyorlar. Olan tabi bu arada kadınlara oluyor ayrı mesele. Kupkuru bir aşk, görev icabı cinsellik..! Eğer açık eşcinseller olmasa var ya, o gizli eşcinseller karılarını ya hepten bırakırlar, ya da hemcinslerine tecavüz ederler. İnsan cinsel olarak kendini tatmin edemeyince olacağı farklı bir şey değildir, değil mi? Bazı erkekler neden karılarını ters ilişkiye zorluyor zannediyorsunuz; bunun adı eşcinselliktir. Kısaca eşcinsellik; doğanın, hayatın, dolayısıyla toplumsal yaşamın bir gerçeğidir. Eşcinseller ne kadar özgürleşirse, içine aile de dahil sağlıklı bir toplumsal yapısıancak bu şekilde mümkün olur. Dedikleirm anlaşılır olmuştur sanırım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder