22 Temmuz 2020 Çarşamba

ERKEKLERDEN BEKLENEN SADECE BİR ANLAYIŞ!

ERKEKLERDEN BEKLENEN SADECE BİR ANLAYIŞ!

Erkek egemen toplumlarda, özellikle dinin erkeğe yetki verdiği ülkelerde, "Hayır"dan anlamayan erkekliğe ben, asla ikinci bir şans vermem. Çünkü; 1. Huylu huyundan vazgeçmez, 2. "Hayır"dan anlamayanla neyi halledeceksin ki?
Erkek egemen toplumlardaki "hayır"dan anlamayan erkeklik, "Benim çüküm var ve işe yarıyor, e yakışıklı da sayılırım, elim ayağım da tutuyor, e bir evi arabası ve işi varsa, bu kadın beni nasıl reddedebilir diye düşünüyor. Yani bu şüşünce seviyesindeki bir erkeklikten bahsediyorum. Zaten sosyoekonomik iktidarından dolayı kadınlığın kendisini reddetmesini aklının ucundan bile geçirmiyor. Çünkü nasıl bir erkekliğin mükemmel olduğuna dair koşullanmış ve koşullnmalar çerçevesinde kendini hep üstün ve haklı görüyor. Böyle bir mükemmelliğe haıyr demek de, diğer erkeklerle rekabeti çağrıştırıyor ve başka bir erkeğe tercih edilmek ona savaşta yenilmiş duygusu hissettiriyor. Ve bugüne kadar öğrendiğim kadarıyla, erkekliğin en tahammül edemediğ şey yenilgidir; bu sadece kadın erkek ilişkilerinde değil, hayatın tüm birimlerinde böyle. ben de mi erkeğim ne! Çünkü yenilmek, erkekliği değersiz hissettiriyor; iktidara kurulan bir erkeklik ise, kapasitesinin üstünde hayallerle dolaşıyor ve gerçekler ona kendisini hatırlatınca da buna tahammül edemiyor. Oysa dünyada 4 milyar erkek var ve bazı noktalarda birbirinden ayrılabilirler(aslında çok da ayrılmıyorlar birbirinden) ama başta da dediğim gibi onların kıyas yaptığı ölçüt cinsel ve sosyo ekonomik iktidar olduğu için, karşılarındakinin sadece bir anlayış beklediğini bile düşünemeyecek kadar düşüncesizler.

Ben bazı insanların art niyetli, düşmanca tavır içersinde olmalarından falan vazgeçtim; keşke bu kadar akılsız ve hasta ruhlu olmalasalardı! Çünkü düşman bile akıl ve mantık çerçevesinde vicdana gelir!

Dogmatizm, akıl ve mantık ile ters orantılıdır! Çünkü akıl bilimseldir!

BEŞİNCİ ÜNİVERSİTEM PSİKOLOJİ OLSUN MU? OLSUUUUN!
Halkla İlişkiler, İşletme, Sosyoloji ve Felsefe'den sonra son olarak Fotoğrafçılık okuyacaktım ama İstanbul Üniversitesi'nin Uzaktan Psikoloji eğitimine başlaması beni cezbetti. Zaten Psikoloji hep istediğim bir bölümdü ve bu fırsatı değerlendirmemek yanlış olur. Bugüne kadar okuduğum bölümlerdeki psikoloji dersleri bu konuda bayağı beni tecrübelendirdi ama Psikolojiyi detaylandırmak da fena olmaz diye düşünüyorum. Demek ki biraz daha umut ve biraz daha yaşamak var hayatımda.

Üniversite benim için nedir biliyor musunuz; o bilgiye ulaşmak; yoksa nice örgün öğretim mezunu bilirim, daha bitirme tezini hazırlayamayıp, parayla hazırlattıran. Nice eğitim görevlisi bilirim; bilimsel bilgiden uzak, hurafelerle öğrencilerin kafasını şişiren! Bizim ortaokuldayken bir din öğretmenimiz vardı, Cuma namazına gitmeyen öğrencileri döven. Öğretmen olmuş yani bu zihniyet!

TANRI'DAN UMUT KESİLMEZ DİYEN BİR DOKTORLUK OLUR DA, UZAKTAN PSİKOLOJİ EĞİTİMİ NEDEN OLMASIN?
Psikologlar ayaklanmış uzaktan psikoloji eğitimi mi olur diye? Aynı kitabı okumayacak mıyız? Öyle bir güzel olur ki uzaktan psikoloji eğitimi. Ben en azından bazı psikologlar gibi eşcinselliği değil, homofobikleri terapi etmeye çalışırım! Yaa, gerçekten bazı doktorlar var öyle dogmatikler ki, kendi bakış açılarıyla bilimsel bilgiyi-tıbbı birbirine karıştırıyorlar. Nasıl diploması alınmaz bu kişilerin anlayamıyorum. İlahiyat okusaydın o zaman! Şimdi doktora soruyorsun, Dr. bey umut var mı, iyileşebilir mi hastamız? Dr.nin cevabı, Tanrı'dan umut kesilmez! Sanki Tanrı reçete yazıverecek!

Savaşlar neden vardır; iktidardaki erkekler yüzünden!
Ben iktidar olsaydım, asla savaşmazdım. Çünkü konuşarak anlaşabilecek kadar aklımı kullanabilme yetim var!

Yaa, inanamıyorum; Lilly 6. hamileliğinden 7 yavru yapmış! Bıcır bıcırlar... Kendimi çok şanslı hissediyorum. Mucize gibi bir şey!

Hayvanlara yardımcı olmama bazıları deli gözüyle bakarken, bazıları insanlığından utanıyor. Oysa ben, sadece huzurluyum!

Yobazlar Netflix'in eşcinselliğe özendirdiğini söylüyor ya... Eğer bir erkek yıllarca kadınlarla sevişip, sonra eşcinsel ilişkiyi görüp eşcinsel oluyorsa, bu adam zaten eşcisnelliğini bastırmış ya da geri planda herkesten gizli eşcinselliğini yaşayan eşcinseldir. Ben niye heteroseksist bir dünyada heteroseksüelliğe özenip kadınlarla birlikte olmaya başlamıyorum. Şimdi yukarıdaki cümlelerim çok açık ve net anlaşılabilir cümleler ama eşcisnselliğin özemilerek olduğunu düşünenlere bunu anlatamazsın. Çünkü onlar beyinleri kurulmuş, gözleri kapalı, kulakları sağır birer takozdurlar!

Zavallı Rusya da kafayı yedi Putin yüzünden. Madonna'ya eşcinselleri savunuyor diye 1 milyon dolarlık para cezası kesmiş.

Pınar Gültekin'in öldürrülmesi, kadın cinayetlerinde bardağı çok taşıran bir damla oldu. Umarım bu kayıp ülkemize bir ders olur. Anıtı dikilmeli bu ölümün her şehire ve insanlar-insanlık baktıkça utanmalı.

Yok o doğal-organik değilmiş, yok GDO'luymuş, yok katkı maddesi varmış, şeker zehirmiş-çay şekerle mi içilirmiş, aaa siz hala ekmek mi yiyiorsunuzmuş, tuz su tutuyormuş, vesaire... Görgüsüzlükten başka bir şey değil. Daha düne kadar köy ürünleri yemiyordunuz sosyete kesildiğiniz için; e tabi şimdi şehir hayatından köy yaşamına kaçış moda! Peki Bodrum'da yaşam çok mu organik; tabi orada bir porsiyon dönere 400, bir top dondurmaya 50 lira ödeyerek görgüsüzlüğünüzü sergileyebiirsiniz değil mi? Tarlada çalışmaktan gözü topraktan başka bir şey görmediği gibi, yüzme de bilmediği halde ben denizsiz yapamam diyenler var bir de. Amaç yüzmekse, artık her yerde havuz var ama spor amacıyla yüzmek döt ister değil mi? Hem kapalı havuzda kime gösterecek değil mi?

Keklere, böreklere, çöreklere bayılıyorum... Hele bükme dediğimiz içi bol ıspanaklı veya kabak böreklerine. Saçtan indikten sonra bir de zeytinyağı ile yağlarsan eğer, biraz da çökelek arasına... Arkadaşlar tenis oynamaya gelirkn envai çeşit kekler yapıp getiriyorlar ev yapımı, o kadar lezzeti oluyor ki... Hele sabahları sıcacık ekmekle tereyağı veya süt kaymağı o kadar nefis olur ki... Çayım en az iki şekerli olur mutlaka...Kan yağları veya şeker değerlerim çok normal. Ölümlü dünyada bunlardan feragat etmedim, etmeyeceğim de; çünkü ben ne sosyeteyim, ne de görgüsüz; ben bir yörük köylüsüyüm!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder