2 Mayıs 2020 Cumartesi

Neden?

Ne diyeyim... Hayatımın en kötü günlerini yaşıyorum. Derdim burada paylaşmak falan değil. Beki de sadece rahatlamak için bir terapi. Çok üzülüyorum, çok acı çekiyorum, geceler gündüzler boyu düşünüyorum. Belki bazılarına göre herkesin başına gelebilecek sıradan bir olay ama ben kaldıramıyorum. Hayatın dersi diyorlar... İnsan 50 yaşından sonra yapısını değiştirebilir mi? Benimki çevresel faktörleirn etkisiyle hherkesin başına gelebilecek bir hata ama ben kaldıramıyorum işte. Biliyorum geçecek bu günler de ama bana çok koyarak ve de bende bir tahribat bırakarak. Neden diye çok soruyorum, isyan da ediyorum, gözyaşlarımı da akıtıyorum. Ben kime ne yapmıştım, hangi suçumun cezasını çekiyordum? Hiçbir ah yerde kalmaz diyorlar. Öyleyse, oh olsun bana. Tabiki de ben çok iyi biriyisim dememek gerekiyor; kimbilir kimlere ne yapıyordur insan oğlu farkında bile olmadan. Bunları yaşamam gerekiyordur belki de kaçınılmaz olarak; evrenin terbiyesi, uyarısı, cezası, artık adına her ne dersek. Belki de güzel günler için son bir darbedir o güzel günlrin kıymetini anlayabilmem için. Evet hep övünürüm çok şanslıyım diye, bir kapım kapanıp, bir kapım açılıyor diye ama benim belki de polyannacılık. Çünkü kötü şeyler de yaşıyorum ama yaşama hevesim olumsuzlukları unutumamı sağlıyordu. Bu sefer olmuyor, olamıyor... Sabırsızım ya, aslında biraz sabırlı olsam bu kadar üzmeyeceğim kendimi. Gerçi üzülsem ne değişecek ki..? Yaşanacaksa yaşanıyor işte, yaşamak istiyorsak da kaldığımız yerden devam etmeliyiz. Bakalım, göreceğiz.Üzülürken fiziksel olarak bir şey olmuyor ama sonrasında bazen parmaklarım karıncalanıyor sol elimin... Umarım felç falan olmam...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder